Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/8128 E. 2023/9253 K. 25.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8128
KARAR NO : 2023/9253
KARAR TARİHİ : 25.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/250 E., 2021/742 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 26.08.2008 (tüm sanıklar), 27.09.2008 (sanık …)
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. GEREKÇE
1.Sanıkların eylemlerinin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi kapsamında kaldığı, sanıkların bahse konu eylemlerinin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasında düzenlendiği cihetle;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9 uncu maddeleri hükmü karşısında; sanıkların 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi kapsamındaki eylemlerinin, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasında düzenlenen cezanın miktarına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile sanıklar … ve … yönüyle aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereği zamanaşımını kesen son sebep 17.02.2010 tarihli mahkûmiyet kararından, sanık … yönüyle ise aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği zamanaşımını kesen son sebep 24.12.2009 tarihli savunmadan itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin hüküm tarihi olan 23.12.2021 tarihinde gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2018/250 Esas, 2021/742 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, nakil aracı atların tasfiye edilmiş olması halinde satış bedelinin, tasfiye edilmemiş ise atların ve teminat bedelinin sahibine iadesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.10.2023 tarihinde karar verildi.