YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4586
KARAR NO : 2023/5274
KARAR TARİHİ : 17.10.2023
MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/117 E., 2023/840 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/690 E., 2022/241 K.
Taraflar arasındaki tapunun beyanlar hanesine 2/B şerhi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Hazine vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1…. ili …ilçesi … Mahallesi 28143 ada 19 parsel (Eski … ili … ilçesi … Köyü 1184 parsel) … taşınmaz 6.208,49 metrekare yüzölçümünde bahçe vasfında, “üzerindeki kargir ev … oğlu …’e aittir” şerhiyle, aynı yer 28151 ada 20 parsel (Eski … ili …ilçesi … Köyü 1695 parsel) … taşınmaz 990,92 metrekare yüzölçümünde limon bahçesi vasfında Hazine adına tapuda kayıtıdır.
2.Davacı vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların Hazinenin de taraf olduğu Kadastro Mahkemesi kararıyla hükmen tescil edildiği ve söz konusu kararda 2/B alanında kaldığının açıkça belirtildiği, bu nedenle kesin hüküm bulunduğuna dayanarak çekişmeli taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesine 6831 … Orman Kanunu (6831 … Kanun)
2/B Maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunun tespiti ile bu hususun tapuya şerh verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla çekişmeli 28143 ada 19 parsel … taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde adına muhdesat şerhi bulunan … oğlu … ile davacının kardeş oldukları ve şerh sahibinin iş bu davayı açmak üzere davacıya muvafakatname verdiği, böylelikle davacının aktif dava ehliyetinin tamamlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu … ili…ilçesi … köyü 1184 parsel (yenileme ile … Mah. 28143 ada 19 parsel) ve … köyü 1695 parsel (yenileme ile … Mah. 28151 ada 20 parsel) … taşınmazların 6831 … kanunun 2/B maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerhine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın evveliyatının … 1184 parsel ve 695 parsel … taşınmazlar olup yapılan güncelleme çalışmaları sonucu taşınmazların 28143 ada 19 parsel ile 28151 ada 20 parsel numarasını aldığını, davacının davaya dayanak ilamının dava tarihinde taşınmazın bir kısmının maki tefrik hattında bir kısmının ise orman niteliğinde olduğunu, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle 2/B şerhi oluşturulması işleminin idari bir işlem olduğunu, taşınmazın 2/B vasfında olsa dahi bu durumun bir mahkeme kararıyla tespit edilebilmesinin mümkün olmadığını, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın idari bir işlem olduğunu, mahkemelerin hukukilik denetimi yapmakla görevli olduğunu, idari işlem tesis edemeyeceklerini, davaya konu taşınmazın 2/B vasfında olmadığını, davacının dayandığı mahkeme kararının kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlara ilişkin her iki hükmen tescil kararında da dava konusu taşınmazın 1942 yılında yapılan orman tahdidi sırasında devlet ormanı kapsamında kaldığı ve bu tahdidin kesinleşip 1976 yılına kadar taşınmazın orman vasfını muhafaza ettiği, 1976 yılında yapılan 2/B maddesi uygulaması ve aplikasyon çalışmaları sonucu nizalı taşınmazın orman rejimi dışına çıkarıldığı ve rejim dışına çıkarma tarihi ile kadastro tespitinin yapıldığı tarih dikkate alındığında da davalı yararına 20 yıllık iktisabi zamanaşımının dolmadığının yazılı olduğu, her iki kesinleşmiş kararda da davalı olarak yer alan … tarafından, davacıya eldeki davanın açılmasına muvafakat verdiğine dair noter belgesi sunulduğu ve dolayısıyla davacının dava konusu taşınmazlar hakkındaki anılan kesinleşmiş kadastro mahkemesi kararlarında davalı olarak yer alan kişilerle ırsi halefiyet bağının bulunması nedeniyle eldeki davayı açmakta aktif dava ehliyetini bulunduğu; aynı durumun eldeki davada ilk derece mahkemesince yapılan keşif sonrasında sunulan orman mühendisi bilirkişi raporunda da tespit edildiği belirlendiği gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temyiz dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın 2/B ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan alanda bulunmadığı, taraflar arasında görülen taşınmazın hükmen tesciline ilişkin mahkeme kararının gerekçesinin hükme sirayet etmeyeceğini ve kesin hüküm oluşturmayacağını, Kanuni hasım olduklarından aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın 2/B ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3116 … Orman Kanunu (3116 … Kanun ), 1744 … 6831 … Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 … Kanun),
6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 2 inci maddesinin B fıkrası,
3. Değerlendirme
Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları ve aynı bölgeye ait Dairemizin temyiz incelemesinden geçen diğer dosyalardaki tahdit evraklarından çekişmeli taşınmazın 3116 … Kanun hükümlerine göre ilk kez 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırları içinde bulunduğu, Vakıflar İdaresinin … Vakfına ait tapu kaydına dayanarak 1942 tahdidine itiraz etmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanlığının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarihli ve 208 … iptal kararının sadece vakfın tapulu taşınmazlarına ilişkin olduğu, bu itibarla Vakıf tapusu kapsamı dışında kalan taşınmazlar yönünden tahdidin kesinleştiği ve geçerliliğini sürdürdüğü, 1952 yılında makiye tefrik çalışmalarına konu edildiği, makiye tefrik işleminin bir tespit niteliğinde olup orman sınırları dışına çıkarma işlemi olmadığı, bu hususa 30.04.2010 tarihli ve 2004/1 Esas, 2010/1 Karar … İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında “3116 … Kanun hükümlerine göre yapılıp orman tahdidi içinde kaldığı kesinleşen, ancak, tapuya tescil edilmeyen yerlerde 5653 … Kanun ile değişik 3116 … Kanun hükümlerine göre maki komisyonlarının yaptığı işlemlerin bir tespit niteliği taşıdığına, teknik ve hukuki anlamda orman kadastro (tahdit) sınırı dışına çıkarma işlemi olmadığına” şeklinde de işaret edildiği, 1976 yılında orman kadastro komisyonunca “Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanlığının 19.12.1947 tarihli ve 208 nolu hakem kararı gereğince eski tahdit hattı iptal edilen devlet ormanının tekrar kadastrosu yapılmak üzere” nitelendirilmesiyle 03.06.1976 tarihli işe başlama tutanağı ile orman kadastrosuna başlanıldığı, bu çalışma kapsamında 1942 yılında yapılan orman tahdidinin tamamen iptal edildiği kabul edildiğinden, önce çekişmeli taşınmazın orman olarak sınırlandırıldığı, daha sonra 14.07.1976 tarihinde II nolu parsel sahası olarak 1744 … Kanun ile değişik 6831 … Kanun’un 2. maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, tahdit ve 2. madde uygulamasının 15.07.1976 tarihinde ilan edildiği, süresi içinde itiraz edilmesi üzerine itirazları inceleme komisyonunca 09.11.1976 tarihli itirazları inceleme tutanağında belirtildiği üzere “2 nolu parselin 6831 … Kanun’un 1 inci maddesinin istisna fıkraları hükmüne giren yerlerden olduğu tespit edildiğinden, 2 nolu parsel ile içerisinde mevcut itirazlı sahanın 6831 … Kanun’un orman saymadığı yerlerden olarak orman sınırları dışında bırakılmasına ve ekip tarafından yapılan işlemin bu şekilde düzeltilmesine” karar verilmek suretiyle orman sınırları dışında orman sayılmayan yerde bırakıldığı, söz konusu komisyon tutanağının 09.12.1976 tarihinde ilan edildiği, daha sonra 1989 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışmalarına konu edilmediği anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklamalar ışığında 1942 yılında yapılan orman tahdidinin, sadece Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarihli ve 208 … kararla Vakıflar İdaresinin dayandığı … Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden iptal edildiği, vakıf tapusu kapsamı dışında kalan taşınmazlar bakımından orman tahdidinin halen geçerliliğini sürdürdüğü, taşınmazların orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun, 7 numaralı orman kadastro komisyonunca yok sayılıp, 1976 yılında yeniden yapılan orman kadastrosunda çekişmeli parselin önce orman sınırları içinde kabul edilip 2 nci madde gereği Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılması, daha sonra itirazları inceleme komisyonunca orman sınırları dışında (ziraat alanında) bırakılması işleminin hiçbir yasal dayanağı olmayıp, 1942 yılından beri orman sınırları içinde olan bir taşınmazın 6831 … Kanun’un 2 nci veya 2/B maddesi gereği orman sınırları dışına çıkarılmasının ancak idarece usulüne uygun şekilde yapılacak işlemle mümkün olduğu, idarenin yaptığı bir tasarruf olmadan mahkemelerin orman sınırı içinde kalan bir taşınmazı orman sınırı dışına çıkarmasının mümkün olmadığı, somut olayda her ne kadar 1976 yılında 7 numaralı orman kadastro komisyonu taşınmazları Hazine adına orman sınırı dışına çıkarmışsa da işleme itiraz olması üzerine aynı komisyonun( 7 numaralı orman kadastro komisyonu) bu işlemi iptal ederek taşınmazları orman sınırı dışında (ziraat alanında) bıraktığı, dolayısı ile çekişmeli taşınmazlar bakımından ayakta olan 2 nci madde çalışmasından sözedilemeyeceği, kesinleşen orman tahdidi içinde kalan bir taşınmazın orman sınırı dışında yani ziraat alanında bırakılmasının ise kanuni bir dayanağının olmadığı, çekişmeli taşınmazın halen 1942 yılında kesinleşen orman sınırları içinde olduğu anlaşılmakta olup, çekişmeli taşınmazın hükmen tesciline ilişkin mahkeme kararının hüküm fıkrasında belirtilmeyen, ancak gerekçe kısmında yer verilen taşınmazın 2. madde ya da 2/B alanında olduğu yönündeki belirlemenin kesin hüküm olarak değerlendirilmesi de hukuken mümkün bulunmamaktadır. Zira, kesin hükmün varlığı için, her iki davanın taraflarının dava sebeplerinin ve ilk davadaki hüküm fıkrası ile diğer davadaki talep sonucunun aynı olması gerektiği gibi; kesin hükümle bağlılık, kural olarak hüküm fıkrasına münhasırdır ve gerekçeye sirayet etmez.
Hal böyle olunca; dava, tapu kaydının beyanlar hanesine 2/B şerhi verilmesine yönelik olduğuna ve taşınmazın 2 nci madde kapsamında veya 2/B alanında kalmadığı anlaşıldığına göre İlk Derece Mahkemesince bu hususlar dikkate alınarak taşınmazın 2/B ile orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğuna ilişkin şerh verilmesi yönündeki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.