YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2227
KARAR NO : 2023/6070
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/419 D.İş – 2021/416
SAYISI : 2021/İHK-12603
HÜKÜM/KARAR : Kabul/ İtirazın reddi
SAYISI : K-2021/24450
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın 04.01.2020 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonrası araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107 nci maddesi gereğince 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıya başvuru tarihi olan 17.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesiyle dava değerini 82.753,97 TLye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre alınmadığını, davacı bizzat muayene edilmeden raporun düzenlendiğini, heyet teşekkülünün yönetmeliğe aykırı olduğunu, davacı tarafından sunulan raporun usulüne uygun olmaması nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurununu tespit edilmesi gerektiğini, kazanın oluşumunda yolun bakım ve onarımından sorumlu olan Karayolları Genel Müdürlüğünün asli kusurlu olduğunu, uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle ebeveynlerin sorumlu olduğunu, davacının müterafik kusuru olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davacının emniyet kemerini takmaması nedeniyle kusurlu olduğunu, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…dosyaya sunulan maluliyet raporuna göre davacının %5 oranında sürekli maluliyeti olduğu, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının zararının PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği” gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 82.753,97 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 29.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kusura ilişkin alanında uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, kazanın oluşumunda Karayolları Genel Müdürlüğünün asli kusurlu olduğunu, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlendiğini, ayrıca davacının muayene edilmediğini, bu nedenle raporun hükme esas alınamayacağını, usulüne uygun rapor ile müvekkiline başvurulmadığını, dava şartı eksikliği sebebiyle başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği, uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle ebeveynlerin sorumlu olduğunu, müterafik kusur sayılan hallerin göz önüne alınması gerektiğini, hatır taşıması söz konusu olduğundan bu nedenle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle ek kusuru olduğunu, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini belirterek … kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…kazanın oluş şekli ve davacının yolcu konumunda olması birlikte değerlendirildiğinde kusur raporu alınmasına gerek olmadığı, davacının yolcu olduğu otobüsün ticari amaçla kullanıldığı, dolayısıyla davacının araçta hatır için karşılıksız taşındığından söz edilemeyeceği, davacının kaza sırasında ebeveynlerinin gözetimi altında bulunduğu, emniyet kemeri takıp takmadığının kaza tespit tutanağında belirsiz olarak işaretlendiği, davalı tarafından başkaca somut delil de sunulmadığı, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, Yargıtayın son uygulaması gereğince hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınması gerektiği ancak bu şekilde yapılacak hesabın davalının aleyhine olacağı davalının bu yöne ilişkin itirazında hukuki yararı olmadığı, davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlendiğini, raporda bizzat muayene şartına, hakem heyetinin teşkiline ilişkin hükümlere, ikametgaha en yakın ve yetkilendirilmiş hastaneden rapor alınması şartına aykırı davranıldığını, davacı tarafından sunulan maluliyet raporu geçersiz olduğundan müvekkile yapılan başvurunun da geçersiz olduğunu, bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, yolda buzlanma olmasına rağmen Karayolları Genel Müdürülüğünün tuzlama çalışması yapmaması nedeniyle kusurlu olduğunu, uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle ebeveynlerin sorumlu olduğunu, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle ek kusuru olduğunu, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini belirterek … kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun’un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları,
3. Değerlenme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacı yolcu olduğundan kusur raporu alınmamasında isabetsizlik olmamasına, davacının emniyet kemeri takmadığının ispatlanamamasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmaması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 04.01.2020 tarihinde meydana gelmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 nci maddesinde “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.