Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/2037 E. 2023/6368 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2037
KARAR NO : 2023/6368
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/28 E., 2022/62 K.
SAYISI : 2021/İHK-43256
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine / İtirazın Kabulüne
SAYISI : K-2021/152105

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne karar verilmiştir.

… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.08.2020 tarihinde davacı idaresindeki araç ile davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, talebini 76.000,00 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet oranına itiraz ederek hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faize göre belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının alınan rapor ile maluliyetinin oluşmadığının belirlendiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; dosya kapsamına sunulan Üniversite Hastanesi raporu ile davacının maluliyetinin oluştuğunun belirlendiğini, raporun kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre fiziki muayene ile düzenlenip Yargıtay içtihatları ile istenen unsurları taşıdığını, dosya kapsamındaki raporun ancak uzman görüşü mahiyetinde olabileceği, davanın kabulüne aksi kanaatte ise çelişkiyi giderir yeni rapor için süre verilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça sunulan rapor ile davacının % 5 maluliyet oranının belirlendiği, söz konusu raporun yetkili sağlık kurumunca usulünce düzenlendiği hükme esas almaya elverişli olduğu, hesaplamanın usulünce yapıldığı gerekçesiyle, davacı vekilinin itirazının kabulü ile … kararınınn kaldırılmasına, talebin kısmen kabulü ile 75.261,52 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL rapor ücreti olmak üzere 75.771,52 TL tazminatın 31.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranı tespiti için ATK’dan rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının maluliyetinin oluşmadığının dosya kapsamında alınan rapor ile belirlendiğini, maluliyet raporunun şekil ve esas bakımından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu ve geçici iş göremezlik süresini de kabul etmediklerini, zararın belirlenmesinde 01.06.2015 tarihli genel şartların dikkate alınması gerektiğini, hesabın fahiş olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini, vekalet ücretinin tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5’i olarak hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

Somut olayda; dosya kapsamında alınan 06.10.2021 tarihli Adli tıp uzmanı heyet raporunda; davacıda tarif edilen skar dokusunun niteliği, anatomik lokalizasyonları, ebatları ile boy kilo esas alınarak yapılan hesaplamada vücudun yüzde birini geçmediği ve maluliyet oluşmadığı belirlenmiş, söz konusu rapor benimsenerek Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça sunulan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 26.02.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda ise, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı % 5 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak alınan her iki raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olup fahiş fark bulunup açık çelişki meydana geldiği gibi davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenerek çelişkinin giderilmesi ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

3.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.