Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/14039 E. 2023/6960 K. 12.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14039
KARAR NO : 2023/6960
KARAR TARİHİ : 12.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/118 E., 2021/207 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Gümrük İdaresi
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet, suç eşyasının müsaderesi
TEMYİZ EDENLER :Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekili, üst Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden; 03.11.2021 tarihli hükme, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen bir aylık kanunî süre geçtikten sonra 12.12.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip şikâyetçi kurumun suçtan zarar görme olasılığına göre sanıklar hakkında kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2014 tarihli ve 2013/72 Esas, 2014/161 Karar sayılı kararı ile sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca 5 … hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanıklar ve katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 10.02.2021 tarihli ve 2021/736 Esas, 2021/1875 Karar sayılı ilâmıyla; 7242 sayılı Kanun’un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan sanıklar lehine hükümleri içeren değişikliklerin yeniden değerlendirmesi zorunluluğu ve sanıklar hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası yerine 62 nci maddesinin yazılması, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, suç konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3…. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/118 Esas, 2021/207 Karar sayılı ile kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, yirmiikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 5606 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapisten çevrili 2.000,00 TL ve doğrudan verilme 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapisten çevrili adlî para cezasının taksitlendirilmesine, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Üst Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanıklarda ele geçen eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olmasına rağmen 1/3 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayininin usul ve esas yönünden kanuna aykırı olduğundan kararın bozulması talebine ilişkindir.
2.Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi, kurumlarının suçtan zarar gördüğü halde savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulduğuna ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklar … ve …”in işyerlerinde kaçak cep telefonu satışı yaptığına dair ihbarda bulunulması üzerine … Sulh Ceza Mahkemesinin 16.10.2012 tarih ve 2012/224 Değişik … sayılı arama ve elkoyma kararına istinaden 17.10.2012 tarihinde kolluk görevlileri tarafından sanık …’e ait “… İletişim” adlı işyerinde yapılan aramada 20 adet faturasız cep telefonu ile …’e ait “Eşer İletişim” adlı işyerinde yapılan arama neticesinde 7 adet faturasız cep telefonu ele geçirilmiştir.
2.Sanık … aşamalarda işyerinde ele geçen cep telefonlarının satışının yasak olduğunu bilmediğini, sanık … aşamalarda işyerinde ele geçen cep telefonlarının tamir için bırakılan telefonlardan olduğunu, satışını yapmadığını beyan etmiştir.

3.Sanıklara soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, Dairemiz bozma ilâmı sonrasında ise gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının üçte bir indirim oranıyla ihtar edildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A.Üst Cumhuriyet Savcısının Temyizinin İncelenmesinde;
03.11.2021 tarihli hükme, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 saylı Kanun 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen bir aylık kanunî süre geçtikten sonra 12.12.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizinin İncelenmesinde;
1.Aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunmayan sanıklar hakkındaki davaların birlikte görülmesi,
2.Dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibarıyla pek hafif olduğu gözetilerek cezalarında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca 1/3’üne kadar indirim yapılması yerine 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı … Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanıklar hakkında, mahkemece sanık …”in savunmasının alındığı 03.11.2021 tarihli celsede yapılan etkin pişmanlık ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı … Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının “1/2” olacağının bildirilmesi gerekirken, “1/3” oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması, ve sanık …’e etkin pişmanlık ihtaratının yapıldığı tebligat evrakında muhatabın tevziat saatinde adreste bulunmama nedeni belirtilmeden tebligatın usulsüz şekilde yapılması,
4.17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını
gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinde yer alan geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “….basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye … ise de, 5271 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olmakla birlikte, iptal kararının sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, zira 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca sanıkların eyleminin “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

5.Sanıklar hakkında doğrudan verilen adlî para cezası 2 gün karşılığı 40,00 TL olarak belirlendikten sonra netice cezanın 80,00 TL olarak yazılmak suretiyle fazla ceza tayini,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Üst Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, … Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/118 Esas, 2021/207 Karar sayılı kararına yönelik üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/118 Esas, 2021/207 Karar sayılı kararına yönelik suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12. 09.2023 tarihinde karar verildi.