Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/19626 E. 2023/25943 K. 19.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19626
KARAR NO : 2023/25943
KARAR TARİHİ : 19.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/589 E., 2016/303 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, temyizin kapsamının sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece; sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve aynı maddenin dördüncü fıkrası,43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi gereğince 8.040,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; atılı suçu işlemediği, kamera kayıtlarının bulunması halinde suçsuzluğunun ispatlanabileceği, olayı hatırlamadığını belirten polislerin kopyala yapıştır ifadeler ile kendisini suçladıkları, hakkında verilen cezanın ikinci kez mağduriyetine yol açtığı bu nedenlerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın; olay günü başka bir suç ile ilgili işlem yapan … Timleri bölümünde görevli mağdurlara hakaret ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanığın savunması, mağdurların beyanları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanığın “İnsanlar sizden bıktı, polislerden nefret ediyorum, çekin gidin burdan, vatandaşlar görün bakın polisler suç işliyor insanlara eziyet ediyorlar gözlerinizle görün bunları.” şeklinde bağırarak konuşmaya başladığı, polis memurları tarafından ikaz edildiği, kimlik istendiğinden “Siz insanların kimliklerini soramazsınız, benim kim olduğumu biliyormusunuz sizin böyle bir yetkiniz yok daha önce bir çok polise dava açtım, bir çok polisi görevinden aldırdım sizi de görevlerinizden edeceğim ben sizlerin yetkilerini sizden çok daha iyi bilirim siz polislerin hepsi birbirinden cahildir, hiç biriniz benim gibi üniversite mezunu değilsiniz.” şeklindeki sözler söylediği, bu sözlerin küçük düşürücü mahiyette olduğu ve sanığın mağdurlara görevinden dolayı hakaret ettiği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın mağdurlara yönelik söylediği iddia ve kabul edilen, “Olay ve Olgular.” bölümünde de belirtilen sözlerin, muhatapların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabule göre; 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişikliğin suç tarihi itibarıyla yürürlükte olmaması nedeniyle, 231 inci maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanığın kasıtlı suç işleme eğilimi nedeni ile” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.