YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/16686
KARAR NO : 2023/25942
KARAR TARİHİ : 19.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/649 E., 2015/681 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama, düzeltilerek onama
Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in vekalet ilişkisi başlıklı 6 ncı maddesi hükümleri karşısında; katılanlar adına katılma talebinde bulunan vekilin talebi reddedilmiş ise de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, Sağlık Bakanlığı vekilinin katılanlar vekili olarak davaya kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kasten yaralama suçlarından beraat, tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteminin özetle; sanık hakkında usul ve yasaya aykırı olarak beraat kararı verildiği, sanık hakkında koşulları oluşmamasına rağmen haksız tahrik hükümleri uygulandığı, katılanlar vekili olarak davaya katılma taleplerinin mevzuata aykırı olarak reddedildiği ve vekalet ücretine hükmedilmediği bu nedenlerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, olay günü evde sinir krizi geçirmesi nedeni ile hastaneye ambulansla sevki sırasında kriz geçirmeye başlaması üzerine kendisine engel olmak isteyen katılan …’ya kolu ile katılan …’ya ise iğne kutusu ve ayağıyla vurduğu, katılanlar … ve …’nın sanığın elindeki iğne kutusunu elinden almaya çalıştıkları sırada kutudaki iğnelerin bir kısmının katılan … ve …’nın ellerine batması sonucu basit tıbbi müdahale ile iyileşecek şekilde yaralayarak görevlerini yapmaya engel olduğu, katılan …’nın bu şartlar altında sanığın naklini gerçekleştiremeyeceğini olay yerine polis çağırmasını talep edince sanık …’in, …’yı “Ambulansın plakasını aldım, seni işten attıracağım, seni öldüreceğim, sen kapalısın ben alkol aldığım için mi bana taktın” şeklinde sözlerle tehdit ederek direnmeyi sürdürdüğünden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece;sanığın savunması, tanık V.Y.’nin beyanları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanığın görevi yaptırmamak için direnme ve kasten yaralama suçlarından beraatine, katılan …’ya karşı tehdit suçu yönünden ise mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (c) bendi, 265 inci maddesinin ilk fıkrası uyarınca belirlenecek cezalarının türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 02.12.2015 tarihli savunması olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın, uzlaştırma kapsamında bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde düzenlenen kasten yaralama ve aynı Kanun’un 265 nci maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçlarından beraat etmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçunun 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, aynı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Kabule göre;
a. Katılandan kaynaklanan haksız eylemlerin neler olduğu açıklanmadan yetersiz gerekçeyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanması,
b. Sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi ve katılanın kendisini Sağlık Bakanlığı vekili ile temsil ettirmesi nedeniyle, Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11 inci maddesi ile 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesi uyarınca idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleri ile karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B.Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan … vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.