Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/7493 E. 2023/6569 K. 27.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7493
KARAR NO : 2023/6569
KARAR TARİHİ : 27.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :2021/526 değişik iş
KARAR : İtirazın reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Nitelikli yağma suçundan Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2008 tarihli ve 2007/150 Esas, 2008/67 Karar sayılı kararı ile 10 yıl hapis cezasına hükümlü …’ın, anılan cezasının infazı sırasında, İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2013 tarihli ve 2014/28 değişik iş sayılı kararı ile 11.12.2013 tarihinden itibaren şartla tahliye edilmesini müteakip, denetim süresi içinde 30.09.2015 tarihinde işlemiş olduğu 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2016 tarihli ve 2016/127 Esas, 2016/375 Karar sayılı kararı ile 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin
bildirilmesi üzerine, ikinci suçu işlediği 30.09.2015 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 14.04.2017 arasındaki sürenin aynen çektirilmesine dair İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2017 tarihli ve 2007/150 Esas, 2008/67 Karar sayılı ek kararını takiben, denetim süresi içinde 24.12.2014 tarihinde işlemiş olduğu 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2017 tarihli ve 2017/329 Esas, 2017/426 Karar sayılı kararı ile 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin bildirilmesi üzerine ikinci suçu işlediği 24.12.2014 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 14.04.2017 arasındaki sürenin aynen çektirilmesine, daha önce infaz edilen 06.05.2017 ile 19.11.2018 tarihleri arasındaki sürenin mahsubuna dair İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2019 tarihli ve 2007/150 Esas, 2008/67 Karar sayılı ek kararı sonrasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlünün denetim süresi içinde 11.11.2014 tarihinde işlemiş olduğu dolandırıcılık suçundan Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 03.01.2019 tarihli ve 2018/83 Esas, 2019/2 Karar sayılı kararı ile 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin bildirilmesi üzerine İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2019 tarih ve 2007/150 Esas, 2008/67 Karar sayılı kararının kaldırılması ile ikinci suçun işlendiği 11.11.2014 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 14.04.2017 tarihleri arasındaki sürenin aynen çektirilmesine ve daha önce infaz edilen sürelerin mahsubuna karar verilmesinin talep edilmesi üzerine; hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin 13.04.2012, denetim süresi sonunun 09.10.2014 olduğu ve yeni suç tarihinin bu tarihten sonra olduğu, hükümlünün hesaplanan koşullu salıverilme tarihinin önceki koşullu salıverilme tarihinin değiştirilmesi anlamını taşımayıp sadece denetim süresi sonunun hesaplanması amacını taşıdığı gerekçesi ile talebin reddine dair İstanbul İnfaz Hakimliğinin 27.04.2021 tarihli ve 2021/7381 Esas, 2021/7844 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarih ve 2021/526 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.06.2023 tarihli ve 94660652-105-34-13516-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve 2023/83524 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuryet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve 2023/83524 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30.11.2020 tarihli ve 2019/1770 Esas, 2020/3113 Karar sayılı kararında ” hükümlünün koşullu salıverilme süresinin ve buna bağlı olarak denetim süresinin hükümlü lehine düzenleme getiren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı hakkında Kanunun 6 ncı madde hükmü dikkate alınarak yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, ancak, bu belirleme yapılırken daha önceki koşullu salıverilme tarihinin değiştirilmesinin mümkün olmadığı, belirlemenin lehe yapılan değişiklik nedeniyle ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin tespiti ve bu tespite göre denetim süresinin belirlenmesi ile sınırlı olduğunun kabulü gerektiği….” şeklindeki açıklamalar da gözetilerek,
Somut olayda; hükümlü hakkında İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2008 tarih, 2007/150 Esas, 2008/67 Karar sayılı ilamı ile verilen 10 yıl hapis cezasından dolayı şartla salıverme tarihinin 11.12.2013 olduğu ve bu tarih üzerinden şartla salıverildiği gözetildiğinde; yeni yasal düzenleme ile daha önceki koşullu salıverilme tarihinin değişmesinin mümkün olmadığı cihetle itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. 14.07.2007 tarihinde işlemiş olduğu nitelikli yağma suçundan 10 yıl hapis cezasına mahkum olan hükümlü …’ın, bu cezasının infazı sırasında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümleri uyarınca 11.12.2013 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verildiği, bihakkın tahliye tarihi 14.04.2017 olan hükümlünün 11.11.2014 tarihinde işlemiş olduğu, dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve adli para cezası ile, 24.12.2014 tarihinde işlemiş olduğu 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve adli para cezası ile, 30.09.2015 tarihinde işlemiş olduğu 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve adli para cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.

3. Şartla tahliye edilen hükümlü hakkında infaz işleminin özgürlüğü bağlayıcı cezanın kanun gereği yerine getirilmesi tarihine kadar kesintisiz sürdüğünün kabul edilmesinin zorunlu olduğu, 7242 sayılı Kanun’un 48 … maddesi ile yapılan değişiklik öncesi 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin altıncı fıkrasında şartla tahliyesine karar verilen hükümlünün denetim süresine tabi tutulacağı, bu denetim süresinin infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadar olacağı ve süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemeyeceği, aynı maddenin 12 nci fıkrasında şartla tahliye edilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde koşullu salıverilme kararının geri alınacağı, aynı maddenin 13 üncü fıkrasında, şartla tahliye kararının geri alınması halinde hükümlünün; sonraki suçu işlediği tarihten itibaren kalan cezasının aynen, yükümlülüklerine aykırı davranması halinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla takdir edilecek bir sürenin ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin, aynı maddenin 14 üncü fıkrasında, denetim süresi
yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı, maddenin fıkralarının ayrı ayrı değil bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, maddede hükümlü hakkında verilen şartla tahliye kararının geri alınmasının koşullarının hükümlünün denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi olarak kabul edildiği, denetim süresinin de ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı olduğu ve denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi halli geçirildiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağının öngörülmesi karşısında maddenin 13 üncü fıkrasındaki düzenlemenin hükümlünün sonraki suçu işlediği tarih ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki kalan cezasının aynen infazını öngördüğü şeklinde yorumlanmasının mümkün olmadığı, denetim süresini yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçiren hükümlünün cezası kanun gereği infaz edilmiş sayılacağından, hükümlünün şartla tahliye süresinin ve buna bağlı olarak denetim süresinin hükümlü lehine düzenleme getiren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un geçici 6 ncı madde hükmü dikkate alınarak yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, ancak bu belirleme yapılırken daha önceki koşullu salıverilme tarihinin değiştirilmesinin mümkün olmadığı, belirlemenin lehe yapılan değişiklik nedeniyle ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin tespiti ve bu tespite göre denetim süresinin belirlenmesi ile sınırlı olduğunun kabulü gerektiği, koşullu salıverilen hükümlünün hapis cezası gerektiren ikinci suçu bu belirlenen denetim süresi içinde işlemesi halinde koşullu salıverilmenin geri alınmasına karar verilmesi gerekmektedir.

4. Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde; 10 yıl hapis cezasının infazı sırasında İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2014 tarihli ve 2014/28 değişik iş sayılı kararı ile 11.12.2013 tarihinde şartla tahliyesine karar verilen hükümlünün, 5275 sayılı Kanun’un geçici 6 ncı madde hükmüne göre şartla tahliyeye hak kazanabilmesi için ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin 5 yıl olduğu, yasa gereği tabi olacağı denetim süresinin ise 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre 2 yıl 6 ay olduğu, denetim süresinin başlangıcının hükümlünün fiilen şartla tahliye edildiği 07.01.2014 tarihi esas alınarak belirlenmesi gerektiğinden, hükümlünün henüz denetim süresi dolmadan ilk ikinci suç tarihi olan 11.11.2014 tarihinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı suçtan mahkum olduğu anlaşılmakla, infaz savcılığının talebinin kabulüne karar verilerek 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi ve sonrası durum ile daha önce hükümlü hakkında şartla tahliye kararının geri alınması ve aynen infaza ilişkin verilen kararlar ve kararlar nedeniyle infaz edilen sürelerde dikkate alınarak, infaz savcılığının talebi ile ilgili bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde şartla tahliye tarihi değiştirilmek suretiyle istemin reddine dair İnfaz hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür..

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 08.06.2021 tarih ve 2021/526 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.10.2023 tarihinde karar verildi.