YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18427
KARAR NO : 2023/25960
KARAR TARİHİ : 19.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/441 E., 2016/466 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 nci ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 7.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, kararı temyiz ettiğine yönelik olup gerekçe içermemektedir.
III. OLAY VE OLGULAR
Polis memuru olarak görev yapan katılanların ekip aracı ile seyir halinde bulundukları esnada trafik kazası yaptığını gördükleri sanığa dur ikazında bulundukları, sanığın kaçmaya çalıştığı, katılan … U.’nun üzerine aracı sürdüğü, tekerleğin katılanın sol ayağının üzerinden geçtiği, trafik durumu nedeniyle durmak zorunda kalan sanığa katılan … U.’nun müdahalede bulunup aracın sağ ön kapısını açtığı ve sanığı etkisiz hale getirmeye çalıştığı esnada sanığın katılana hitaben ”Şimdi senin a**na koyacağım, a**na koyduğumun polisleri…” şeklinde söz söylediği ve katılana yumruk salladığı, sanığın polis merkezine götürüldükten sonra görevlilerin elinden kaçmaya çalıştığı esnada katılan … G.’yi de itekleyip yere düşürerek yaraladığı iddiası ile açılan davada, Mahkemece sanığın eylemleri sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın ikrar içeren savunması, katılanların beyanları, tanık anlatımı ve adli muayene raporları karşısında, sanığın katılanlara yönelik hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini silahla gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezasında artırım yapılması gerektiği gözetilmemişse de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamış.
Hakaret suçundan kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, temel cezanın adli para cezası olarak belirlenmesine karşın, hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrildiğinin belirtilmesi ve ayrıca 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı şekilde uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının gösterilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkeme kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “…hapis cezasının TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince” ibaresinin çıkarılması yerine “… 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.