Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/19061 E. 2023/26098 K. 20.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19061
KARAR NO : 2023/26098
KARAR TARİHİ : 20.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/714 E., 2016/376 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 8.840,00 TL adli para cezası ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükümlerin açıklanmalarının geri bırakılmasına ve beş yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, sanığın denetim süresinde kasıtlı suç işlediğinin tespit edilmesi üzerine hükümler aynen açıklanmış, ayrıca görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, üzerine atılı suçları işlemediğine, delillerin eksik değerlendirildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve resen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Polis memuru olan şikâyetçilerin devriye görevleri sırasında, sanık ve hakkında aynı suçlardan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın babaannelerinin şikâyetçileri durdurup sanık hakkında ihbarda bulunması üzerine çıkan tartışmada; sanığın bağırarak “Hadin lan buradan gidin sizin a…. koyarım hepinizin anasını avradını sinkaf ederim.” dediği, kimlik istenmesi üzerine de “Lan siz kimsiniz, size kimlik verenin a… koyarım.” dediği, tartışmanın büyümesi akabinde sanık ve temyiz dışı diğer sanığın “Siz kimsiniz lan bizim bahçemize giriyorsunuz sizin alayınızı sinkaf ederim.” diyerek bahçede bulunan taşları şikâyetçilerin üzerine fırlattıkları, taraflar arasında arbede çıktığı, sanık ve kardeşinin evin içine kaçarak balkondan şikâyetçilere hitaben birlikte suç işleme irade ve kararı doğrultusunda “Hepinizin anasını sinkaf ederim halen burda mısınız çekin gidin yoksa sizi pompalı tüfekle vururum.” şeklinde hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemlerinde bulundukları, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Tanık polis memuru M.A.’nın 15.05.2014 tarihli duruşmada; hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen temyiz dışı sanık İ.C.’nin kendilerine yönelik direnme eylemi olmadığı şeklindeki anlatımı karşısında; bu tanığın beyanına neden itibar edilmediği ve sanığın birden fazla kişiyle birlikte direndiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanıp tartışılmadan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması,
2. Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, saldırıda kullanmaya elverişli olması nedeniyle silahtan sayılan taş ile gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında, aynı Kanun’un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmaması,
3. Sanık hakkında seçimlik ceza öngören hakaret suçundan kurulan hükümde adli para cezası tercih edilmesine rağmen, görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde yeterli gerekçe gösterilmeden hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilmeyerek çelişki oluşturulması,
4. 5237 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan düzenlemeye göre, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken yeniden değerlendirme sonucu verilen hapis cezasının ertelenmesi,
5. Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına neden olan hüküm incelendiğinde, suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan mala zarar verme suçu ile uzlaşma kapsamında olan kasten yaralama suçunun birlikte işlendiği, ancak sanık hakkında mala zarar verme suçundan beraat kararı verildiği, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kasten yaralama suçundan uzlaşma hükümlerinin uygulanma zorunluluğunun meydana geldiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 253 ve devamı maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı araştırılarak sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
Nedenleriyle kararda hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.