YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/13109
KARAR NO : 2023/13015
KARAR TARİHİ : 18.12.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/154 E., 2023/1040 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Dörtyol 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/146 E., 2022/514 K.
Taraflar arasındaki meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; işveren aleyhine açtıkları maddi ve manevi tazminat davasında maluliyete ilişkin olarak yapılan inceleme neticesi Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu tarafından verilen raporda davacının %22.2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin belirlendiğini, bunun üzerine davacının gelirin bu oran üzerinden bağlanmasını ve oluşacak farkların ödenmesini talep ettiğini, kurumca maluliyet oranının arttırılmasının SGK’nın da taraf olduğu bir mahkeme kararı ile tespit edilmediği gerekçesiyle talebi reddettiğini belirterek, davacının sürekli iş göremezlik oranının %22,2 olarak tespitini, kuruma başvuru tarihi olan 23.12.2019 tarihinden geçerli olmak üzere sürekli iş göremezlik ödeneğinin bu oran üzerinden devamına ve bu tarihten itibaren sürekli iş göremezlik ödeneği farklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; zaman aşımı defi bulunduğunu, sigortalının güncel maluliyet oranına göre zarar hesaplaması yapılmasını talep ettiğini, davacının %17 oranındaki maluliyet oranına ilişkin bir itirazının bulunmadığı ve bu nedenle müvekkili şirket açısından kazanılmış hak oluştuğunun göz önüne alınması gerektiğini, meslek hastalığından işverenin sorumlu olması için, işverenin iş güvenliği önlemlerini alma ve özen gösterme yükümlülüğüne aykırı davranışı veya ihmal göstermesi sonucu kazanın meydana gelmiş olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; … Demir Çelik A.Ş. çalışanlarından …’in meslek hastalığına yakalanması sonucu %17 maluliyet oranından sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, Kurumun taraf olmadığı dosyadan aldırılan maluliyet oranı üzerinden gelir bağlanmasının mevcut yasal düzenlemeye göre mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sürekli iş göremezlik oranının Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulunun 20.07.2016 tarihli raporunda % 17; ATK 3.İhtisas Kurulunun 24.05.2017 tarihli, 9334 sayılı raporunda % 21 olarak belirlendiği, son olarak raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK Genel Kurulundan alınan 01.02.2018 tarihli, 204 sayılı raporda davacının sürekli iş göremezlik oranının % 22,2 olarak tespit edildiği, Dörtyol 1.İş Mahkemesinin 2022/36 Esas sayılı tazminat davası sırasında Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu raporları arasındaki çelişkinin ATK Genel Kurulundan alınan 01.02.2018 tarihli, davacının sürekli iş göremezlik oranının % 22,2 olarak tespit edildiği rapor ile giderildiği, bu şekilde davacının % 22,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğunun anlaşıldığı, bu oranın 5510 sayılı yasada sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanılması için belirlenen en az % 10 oranındaki maluliyetin üzerinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranın %22,2 olduğunun tespitine, daha öncesinde Kurum tarafından belirlenen %17 maluliyet oranına göre davacıya ödenen iş göremezlik ödeneğinin 23.12.2019 tarihinden itibaren %22,2 oranına göre devamına, 23.12.2019 tarihinden itibaren doğacak iş göremezlik ödeneği farklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili, taraf olmadıkları davadan alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, üniversitelerin ilgili anabilim dalı başkanlıklarında rapor alıması taleplerinin dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu savunmuş, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, sigortalının güncel maluliyet oranına göre zarar hesaplaması yapılması gerektiğini, meslek hastalığından doğan maddi ve manevi zararlardan işverenin sorumlu tutulabilmesi için kişinin hastalığının meslek hastalığı olarak tanımlanması yeterli olmayıp, işverenin, iş güvenliği önlemlerini alma ve özen gösterme yükümlülüğüne aykırı davranışı veya ihmal gösterdiğinin kanıtlanması gerektiğini, davacının %17 oranındaki maluliyet oranına ilişkin bir itirazının bulunmadığını ve bu nedenle müvekkil şirket açısından kazanılmış hak oluştuğunu, oluşan kazadan sorumlu olabilmesi için işverenin kusurunun kanıtlanmış olması gerektiğini, işverenin kusurlu olup olmadığı ve varsa kusur oranının uzman bilirkişiler tarafından düzenlenecek kusur raporu ile tespit edilmesi gerektiğini savunmuş, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5510 sayılı Kanun’un 95 inci maddesinde belirtilen prosedüre göre Adlî Tıp İkinci Üst Kurulu’nun 01.02.2018 tarihli raporu ile davacının meslek hastalığına ilişkin olarak % 22,20 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağına dair belirlemenin yapılmış olması ve bu davanın davalı Kurum ve işveren hasım gösterilmek suretiyle meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi istemiyle açılmış olup meslek hastalığı nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasındaki tarafların usuli kazanılmış haklara dair itirazlarının o dosya kapsamında değerlendirilebileceğinin anlaşılması karşısında Mahkemenin hukuki değerlendirmesinde usul ve esas bakımından yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … Demir ve Çelik A.Ş., davacının %17 oranındaki maluliyet oranına ilişkin bir itirazının bulunmadığı ve bu nedenle müvekkil şirket açısından kazanılmış hak oluştuğunun göz önüne alınması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
Davalı SGK Başkanlığı vekili, Kurumun taraf olmadığı dosyadan aldırılan maluliyet oranı üzerinden gelir bağlanmasının mevcut yasal düzenlemeye göre mümkün olmadığını, alınan raporları kabul etmediklerini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meslek hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücü kayıp oranının % 22,2 olarak tespiti ve sürekli iş göremezlik gelirinin 23.12.2019 tarihinden itibaren bu oran üzerinden devam etmesi, bu tarihten itibaren doğacak sürekli iş göremezlik geliri farklarının davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 19 ve 95 inci maddesidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.