YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11039
KARAR NO : 2023/13099
KARAR TARİHİ : 20.12.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/851 E., 2022/1286 K.
KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/650 E., 2022/78 K.
Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı iş yerinde 17.08.2015 – 24.10.2016 tarihleri arasında çuval kesim işçisi olarak asgari ücretle çalıştığını, 26.01.2016 tarihinde kesim yaptığı makinenin arızalı olması sonucunda kaza meydana geldiğini, sağ eli avuç içerisinden kesildiğini, Haydarpaşa Numune Hastanesi Validebağ Ek Binası’nda ameliyata alındığını, müvekkilinin artık işaret ve orta parmağı olmak üzere iki parmağını bükememekte ve eskisi gibi kullanamadığını, günlük hayatta da sürekli olarak sağ elini kullanan müvekkilinin artık günlük işlerini bile (ütü, çamaşır asma,yazı yazma vs…) çok zor şekilde yaptığını, üç çocuğu olduğunu, müvekkilinin birçok defa çalışma yaptığı makinenin arızalı olduğunu iş veren yetkililerine söylemesine rağmen yetkililerin herhangi bir iyileştirme yapmadığını, bu makinede çalışma yapması konusunda ısrar ettiklerini, çuval keserken, makinenin çuvalının bitmesinden dolayı makineyi durdurduğunu akabinde çuvalı makineye takarken kapalı olan kendi kendine otomatik olarak çalışmaya başladığını ve davaya konu kazanın meydana geldiğini, iş bu davayı 6100 Sayılı HMK madde 107 uyarınca belirsiz alacak ve tespit davası olarak açtıklarını, fazlaya ilişkin haklarının ve manevi tazminat talep haklarının saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, kaza tarihinden itiharen kanuni faiz uygulanarak müvekkili için 500.00 TL maddi tazminatın (fazlaya ilişkin hakkımızı saklı tutarak) faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından maddi tazminat alabilmek adına kurgulandığını, 26.01.2016 tarihli iş kazası olduğu iddia edilen kazanın müvekkil şirkette nasıl, neden, ne şekilde, hangi zaman diliminde, çalışma saatleri içinde mi, makinenin arızalı olmasından mı, makineden kaynaklı mı olup olmadığı belli olmadığını, davacı vekilinin iddia ettiği iş kazası olarak nitelendirdiği ve davacının yaralandığı olayın nedeninin müvekkili şirkete ait makineden kaynaklı olup olmadığı sabit olmadığını, iş yerli işin yürütümü nedeniyle gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücüt bütünlüğünü ruhen ya da bedenen özre uğratan olay olduğunu, davacı ve vekilinin iddia ettiği olayın işyerinde mi işin yürütümü nedeniyle mi olduğu soyut olduğunu, tersi durumda hayatın olağan akışı gereği müvekkil şirket yetkililerinin o an durumdan haberdar olması ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na haber vermesi gerektiğini, davacının işten çıkış nedeninin iş kazası olmadığını işe devamsızlığı olduğunu, davacı işçi iddia edilen kaza tarihi olan 26.01.2016 tarihinden sonra işe gelmediğini, en son 26.08.2016 tarihli sağlık raporu müvekkil şirkete sunduğunu, davacı işçinin SGK iş çıkışı bildiriminden de iş kazasından değil, diğer nedenlerden 22 kodu ile işten çıkarıldığını, davacının devamsızlığından sonra 14.10.2016 tarihinde işe gelmesi nedeniyle … 6. Noterliği’nin 48977 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle işe gelmesi için ihtar çekildiğini, ancak ihtar edilen süre de işe gelmeyince iş akdinin sonlandırıldığını, müvekkili şirketin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası gereği tüm tedbirleri aldığını, makineleri sürekli ve düzenli kontrol ettirdiğini, işçilerini bilgilendiren bir kurum olduğundan bahisle haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; “Davacıya ait işyeri özlük dosyası, SGK sicil dosyası, hesap raporu, dinlenen tanık beyanları, dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı tarafın maddi tazminat istemli dava açtığı, ilk Bölge Sağlık Kurul raporunda maluliyetin %17 olarak belirlendiği ancak kontrol muayenesi istendiği, kontrol muayenesi sonrasında maluliyetinin %0 (yüzde sıfır) olarak tespit edildiği, Yüksek Sağlık Kurulu’nun maluliyetinin tespitinde maluliyeti %0 (yüzde sıfır) olarak tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın maluliyet oranını %0 (yüzde sıfır) olarak tespit ettiği, her ne kadar davacı tarafından maluliyet oranları arasında çelişki olduğu beyan edilerek dosyanın ATK Üst Kurulu’na gönderilmesi talep edilmiş ise de; maluliyet oranları arasında herhangi bir çelişki olmaması nedeniyle davacının Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Üst Kurulu’ndan rapor aldırılması talebinin reddedildiği, SGK tahkikat dosyasında kusur durumunun davalının %80 , davacının ise %20 olarak belirtildiği, bunun üzerine dosyanın kusur incelemesi için bilirkişi heyetine tevdi edildiği, dosyada aldırılan bilirkişi raporunda da davalının %80 , davacının ise %20 kusurunun bulunduğunun tespit edildiği, kusur raporları arasında çelişki olmadığı ve her iki raporun da aynı oranda olduğu anlaşıldığından kusur oranının da bu şekilde kesinleştiği, davacının maluliyet oranı bulunmadığı anlaşılmakla…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; sürekli iş göremezlik oranının tespiti yönünde raporlar arasında çelişki bulunduğunu, dosyanın Adli Tıp Kurumu üst kuruluna gönderilmesi gerektiğini, vekalet ücretine hata yapıldığını, ayrıca aleyhe olan tüm hususları istinaf ettiklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” …Davacı vekilinin Adli Tıp Kurumu ikinci üst kurulundan rapor alınmasını amaçlayan istinafı yerinde görülmemiştir.
Davacı dava dilekçesinde 500 TL maddi tazminat isteminde bulunduğu, dosya içerisinde dava miktarının artırıldığına dair artırım dilekçesine rastlanılamadığı, ve tamamlama harcına da rastlanılamadığı, bu durumda Avukatlık Asgari Ücret tarifesi 13/2 maddesine göre hükmedilen vekalet ücreti reddedilen miktarı geçemeyeceğinden İlk Derece Mahkemesince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; sürekli iş göremezlik oranının tespiti yönünde raporlar arasında çelişki bulunduğunu, dosyanın Adli Tıp Kurumu üst kuruluna gönderilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili; lehe maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 13 ve 16 ncı maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 ncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz kapsamına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.