YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13253
KARAR NO : 2023/6849
KARAR TARİHİ : 05.10.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/11 E., 2017/208 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2011 tarihli ve 2009/106 Esas, 2011/273 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraat kararı verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2013/21671 Esas, 2015/32564 Karar sayılı kararı ile “… gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması için, suça konu keşide edilen çeklerde lehtar olarak gösterilen tüm şirket yetkilileri ve hamiline düzenlenen çeklerde ilk cirantaların tespiti ile tanık olarak dinlenerek sanığın düzenlediği çeklerin hangi ticari ilişki içerisinde keşide edildiğinin belirlenmesi ve bu ticari ilişkiye ait kayıt ve belgelerin dosya içerisine getirtilmesi, sonrasında, …Tur. Sey. Yat. Tic. Ltd. Şti defter, belge ve banka hesapları da temin edilerek suça konu çeklerin katılana ait şirket faaliyetleri yönünde ve katılanın bilgisi dahilinde kullanılıp kullanılmadığının, tespiti açısından yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. …1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2017 tarihli ve 2016/11 Esas, 2017/208 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının f bendi, 43, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 6 yıl 3 ay hapis ve 104.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Resmi belgede sahtecilik suçundan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşmesine karar verilmiş ve temyiz edilmemiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, suç kastı olmadığına, atılı suçun oluşmadığına, verilen cezanın ağır olduğuna, lehine hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılanın sahibi olduğu…Ltd. Şirketinde katılanın verdiği 04.01.2005 tarihli …4. Noterliğinin 0099 yevmiye numaralı vekalete istinaden bir kısım işlemleri yapmaya yetkili olduğu, bu vekalette çek hesabı açılması, çek karnesi alınması yetkilerinin bulunmamasına rağmen katılanın haberi olmaksızın Denizbank’ta çek hesabı açtırıp Ocak 2006 tarihinde 25 adet çek koçanı teslim alması, bu çekleri şirket adına düzenleyerek piyasada kullanması ve çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanığın soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan ifadesinde; söz konusu çek hesabını katılanın bilgisi olmaksızın açtırdığını, aldığı çekleri şirket için kullandığını, ayrıca bir yetkiye ihtiyacı olması gerektiğini bilmediğini, kendisine ait şirketin zarar etmesi sonrasında katılanın şirketinin zarar görmemesi adına katılanın şirketine ait defter ve kayıtları da alarak Alanya’dan ayrıldığını beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasında ve sonrasında çek hesabı ve çek karnesinden katılanın haberi olduğunu beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, katılanın tüm aşamalarda sanığın kendisinden habersiz ve yetkisi olmadan çek karnesi alarak piyasaya dağıttığını, bu işlemlerin şirketinin ticari ilişkisinden kaynaklanmadığını, haberi olduktan sonra 24.04.2006 tarihinde vekaletten azlettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
3. Bozma öncesi ve sonrasında dinlenen tanıkların büyük bir kısmının çeklerle ilgili ilişkileri hatırlamadıkları, herhangi bir kayıt sunmadıkları, tanık …’ın sanıktan aldığı çekin kişisel borç ile ilgili olduğunu, ticari bir işlemden kaynaklanmadığını, tanık …’ın daha önce şirketten aldığı Halkbank çeklerinin yerine suça konu çekleri aldığını, sanık tarafından verildiğini, bu çeklerin bir kısmının ödendiğini, ödeme tarihlerinin katılanın sanık hakkındaki şikayet tarihinden sonra olduğunu beyan ettiği, alınan bilirkişi raporunda suça konu çeklerin şirket kayıtlarında yer almadığının bildirildiği, sanığın vekalet tarihinin 04.01.2005, azil tarihinin 24.04.2006 ve katılanın şikayet tarihinin 20.07.2006 tarihi olduğu dosyadaki belgelerden anlaşılmıştır.
4. Mahkeme tarafından sanığın savunmaları, katılanın beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle …1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2017 tarihli ve 2016/11 Esas, 2017/208 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.