Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/12506 E. 2023/6853 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12506
KARAR NO : 2023/6853
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/296 E., 2018/647 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık … müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2017 tarihli ve 2016/506 Esas, 2017/145 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ikişer kez 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezalarının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.05.2018 tarihli ve 2018/296 Esas, 2018/647 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası ve 209 uncu maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla, aynı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Sanıklar Hakkında
Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; sanıklar hakkında her bir suçtan ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiği, zincirleme suç hükümlerinin uygulama şartlarının bulunmadığına, ilişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Sanık Hakkında
Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Temyizin Kapsamına Göre;
1. Katılan …’ın sanık…… ile evliyken boşandığı, tarafların aralarındaki geçimsizlik nedeniyle katılanın aynı zamanda boşanmadan önce sanık…aleyhine mal ayrılığı davası açarak evlilik birliği içerisinde edinilen 60 adet dairenin eşit paylaştırılması talebinde bulunduğu, ilerleyen zamanda 18 adet dairenin katılana verilmesi hususunda tarafların anlaştıkları, ancak bu daireleri vermek istemeyen sanık……’un diğer sanıklar …, … ve … ile anlaşarak müştekiye karşı hileli hareketler ile danışıklı olarak daireleri geri almak için plan yaptıkları, bu plan çerçevesinde daha önceden müştekiye bir şekilde imzalatılmış bir kağıda 23.10.2010 tarihli “Borç Ödeme Protokolü” başlıklı katılanın sanık …’e 710.000,00 TL borçlu olduğuna dair ibareleri içeren belgeyi düzenledikleri, belgeyi tanık sıfatıyla sanıklar … ve…ın imzaladığı, bu belgeye dayanarak sanık …’in katılan aleyhine icra takibi başlattığı ve ödeme emrinin kasıtlı olarak müştekinin oturmadığı adrese çıkartıldığı, tebligatın 10.09.2011 tarihinde katılanın oğlu sanık … tarafından adreste birlikte oturdukları beyan edilerek alındığı ve sanık …’ün annesi …’ı tebligattan haberdar etmeyerek takibin kesinleşmesini sağladığı, icra takibinin kesinleşmesi ile katılanın adına kayıtlı 18 adet dairenin üzerine haciz konulduğu, katılanın şikayeti üzerine … 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/075 Esas, 2011/1125 Karar sayılı kararı ile ödeme emrinin sanık …’e tebliğinin usulsüz olduğuna ve tebliğ tarihinin 27.10.2011 olarak düzeltilmesine karar verilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, takibin durdurulmasına karar verilmesinin ardından eylemlerinde ısrar eden sanıkların yenilenen kastla aynı metni bu kez borç miktarını 630.000,00 TL olarak değiştirerek ihtiyati haciz talebinde bulundukları, ihtiyati haciz talebinin mahkemece reddedildiği, yapılan kriminal incelemede suça konu iki adet belgenin sağ alt köşelerinde bulunan “… …” isim yazıları ve imzalarının benzer mürekkepli bir kalemle, diğer yazı, rakam ve imzaların ise farklı mürekkepte ikinci bir kalemle oluşturulduğu, “… …” isim yazıları ve imzalarının katılanın eli ürünü mahsulü olduğunun tespit edildiği, bu şekilde sanıkların özel belge niteliğindeki “Borç Ödeme Protokolü” başlıklı belgeleri içeriği itibariyle sahte ve tahrifata uğratılmış şekilde düzenleyip kullanarak özel belgede sahtecilik, bu belgeleri kullanarak kamu kurum ve kuruluşu niteliğindeki icra müdürlüğünü aracı kılarak haksız yarar sağlamaya çalıştıkları, eylemlerinin icra takibinin durdurulması ve ihtiyati haciz talebinin reddedilmesi nedeniyle teşebbüs aşamasında kaldığı iddiasıyla sanıklar hakkında yenilenen kastla atılı suçları işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. Katılan … beyanında, iddiaların doğru olduğunu, sanık …, … ve …’ı tanımadığını, ev hanımı olduğunu, olaylardan sonra sanık …’in eski eşi……’un arkadaşı olduğunu öğrendiğini, kesinlikle ne sanıklardan ne de başka birisinden ödünç olarak para almadığını, imzasının ne şekilde ele geçirildiğini bilmediğini beyan ederek sanıklar hakkındaki şikayetini devam ettirmiştir.
3. Sanık … savunmasında, suçlamayı kabul etmediğini, katılana dört yıl içerisinde peyderpey nakit para, altın ve döviz verdiğini, suça konu 710.000,00 TL tutarlı belgeyi aralarında tanzim ettiklerini, katılanın borcunu ödememesi üzerine sıkıştırdığını, diğer 630.000,00 TL tutarlı belgeyi ise teminat olarak aldığını, her iki belgeyi sanık …’nın evinin yakınında yaptıklarını, yanında sanıklar … ve…ın bulunduğunu, diğer sanıklar…ve …’ün bu olaylarla uzaktan yakından ilgisinin olmadığını, icra takibini başlattıktan sonra katılanın daireleri ucuz bir şekilde sattığını duyunca paniğe kapılarak diğer belgeyi icraya koyduğunu, katılana borç verdiğinden sanıklar…ve …’ün haberinin olmadığını, ne kadar para, ziynet ve döviz verdiğini kesin olarak hatırlamadığını, sanıklar…ve …’ün kendisini yönlendirmediğini, hatta o dönemlerde sanık…ile kavgalı olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini, ifade etmiştir.

4. Sanık … savunmasında, sanık …’in isteği üzerine belgeleri şahit olarak imzaladığını, katılan ile sanık …’in birlikte geldiklerini, sanık …’in de orada olduğunu, belgeleri sanık …’in yazdığını, iki belge yazıldığını ve kendisinin imzaladığını, sanık……’u tanımadığını, müteahhitlik yaptığını bildiğini, sanıklar…ile …’in birbirlerini tanıyıp tanımadığını bilmediğini ifade etmesine rağmen, soruşturma aşamasında, sanık …’i tanıdığını,…in emekli olduğunu,…ile …’in samimi arkadaş olduklarını, belge düzenlenirken sanık …’in olmadığını,…in kendisini çağırdığını, durumu anlatarak şahit olmasını istediğini, katılanın da…in yanında olduğunu,…e güvendiği için imzaladığını, katılanın borcu olup olmadığını daha önceden bilmediğini, beyan etmiştir.
5. Sanık … savunmasında, sanık …’i tanıdığını, sanık …’in talebi üzerine suça konu belgeleri kendisinin doldurduğunu ve imzaladığını, diğer kısımları da sanıklar …ve…ile … …’un imzaladığını ifade etmesine rağmen, soruşturma aşamasında, suça konu belgeyi … ve … …’un isteği üzerine düzenlediğini, belgeler düzenlenirken……’un da yanlarında olduğunu, aynı zamanda … … olarak tanıtılan bir kadının da yanlarında olduğunu, 630.000,00 TL’lik suça konu belgeyi ise yaklaşık 3 ay sonra yine sanık …’in kendisini araması üzerine düzenlediklerini, beyan etmiştir.
6. Temyiz dışı sanık…… savunmasında, suçlamaların hiçbirisini kabul etmediğini, katılanın eski eşi olduğunu, suça konu belgelerden haberinin olmadığını, icraya verildikten sonra olaylardan haberdar olduğunu ifade etmiştir. Soruşturma aşamasında ise, müşteki eşiyle 2011 yılı Haziran ayında boşandığını, evlilik birliği içerisinde edinilen mallardan 18 adet daireyi müştekiye verdiğini, suça konu belgelerden haberinin olmadığını, kimin tarafından düzenlendiğini de bilmediğini, eski eşinin uğraştığı bir ticaretinin olmadığını, …’in mahalleden arkadaşı olduğunu,…in bu kadar parayı eşine vermesinin mümkün olmadığını, ancak eşiyle 10 yıldır ayrı yaşadığını, ayrı yaşadığı dönemde para almış olabileceğini, belgenin düzenlendiği tarihte eşinin mal varlığının bulunmadığını, … Tuna’nın beyanını kabul etmediğini, beyan etmiştir.
7. Temyiz dışı sanık … … savunmasında, suçlamayı kabul etmediğini, katılanın annesi olduğunu, gelen tebligatları annesine ilettiğini, olayları sonradan öğrendiğini, taraftar arasında alacak ve borç ilişkisi olduğunu bilmediğini, belirtmiştir.
8. Tetkik konusu belgelerin sağ alt köşelerinde bulunan “… …” isim yazıları ile altında bulunan imzaların benzer mürekkepli kalem ile diğer yazı rakam ve atılı bulunan imzaların ise farklı mürekkeple ikinci bir kalem ile oluşturulduğu, belgelerin altında bulunan … … isim yazıları ve imzalarının katılanın elinden çıktığına dair BLG- 12/1421 sayılı ekspertiz raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.

9. Suça konu belgelerde yer alan “… …” isim yazısı ve imzasının adı geçenin eli ürünü olduğu, bunun dışında kalan yazıların ve imzaların katıların eli ürünü olmadığı, 23.10 2010 tarihli “Borç Ödeme Protokolü” başlıklı belgede yer alan “… …” isim yazısı ve atfen atılmış imzanın mavi mürekkepli kalem ile oluşturulmuş ıslak yazı ve imza olduğu, belgedeki diğer yazı ve imzaların farklı fiziki esasta ikinci bir kalemle yazılmış olduğuna ve söz konusu belgelerin boş kağıda yazılmış isim yazısı ve imzadan yararlanılarak oluşturulmuş olmasının mümkün ve muhtemel görüldüğüne dair Adli Tıp Kurumunca düzenlenmiş raporların dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
10. … 13. İcra Müdürlüğü’nün 2011/9595 Esas sayılı takip dosyası ile … 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/1075 Esas, 2011/1125 Karar sayılı dosyasının dosya içerisine alındığı görülmüştür.
11. Dosyada mevcut Adli Tıp Uzmanı ve Grafolog tarafından tanzim edilen 30.01.2015 tarihli uzman görüşünde “her iki belgenin de evvelce üzerlerinde sadece “… …” isim ve imzası mevcut iken diğer metin yazıları, tarih ve “borçlu” ibaresi, alacaklı ve şahit isimleri ve imzalarının ilave edilerek nihai haline getirilmiş oldukları kanaatine varıldığı” belirtilmiştir.
12. Sanıklar …, …,…… ve … arasında özellikle icra takibinin yapıldığı 07.09.2011 tarihinde yoğun telefon görüşmelerinin yapıldığına, yine icra takibinin başlatıldığı 07.09.2011 tarihinde ve ilerleyen günlerde olaylar ile hiç bir bilgisi olmadığını beyan eden temyiz dışı sanık……’un icra takibinde alacaklı vekili sıfatıyla sanık …’i temsil eden Av. Barış Konyar ile defalarca görüşme yaptığına dair BTK tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin dosya içerisinde mevcut olduğu anlaşılmıştır.
13. Sanık…… tarafından mal paylaşımı çerçevesinde düzenlenen 29.07.2011 tarihli protokole istinaden katılan …’a verilmesi kararlaştırılan 18 adet taşınmazın 20.09.2011 tarihinde katılan adına tapuya tescil edildiği, aynı gün sanık …’in vekili aracılığı ile katılanın adına tapuya kayıtlı tescil edilen taşınmazların bilgileri verilerek haciz işlemi yapıldığına dair bilgi ve belgeler dosyada mevcuttur.
14. Mahkemece suça konu belgeler duruşmaya getirtilerek incelenmiş, özellikleri tutanağı geçirilmiştir.
15. Yapılan yargılama sonucunda, mahkemece sanıklar …, … ve … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan temyize konu mahkumiyet kararları verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, 03.05.2018 tarihli ve 2018/296 Esas, 2018/647 Karar sayılı kararı ile sanıkların eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda gerçekleştirdiklerini kabul ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası ile 209 uncu maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla, aynı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular bölümünde açıklanan hususlar ve tüm dosya kapsamından, temyiz dışı sanık……’un katılanın eski eşi olup boşandıkları, boşanmanın akabinde evlilik birliği içerisinde edinilen mallardan 18 adet daireyi 29.07.2011 tarihli protokole istinaden 20.09.2011 tarihinde tapuda katılanın adına tescil ettirdiği, bu sırada sanık …’in 23.10.2010 tarihli katılanın imzasını taşıyan 710.000,00 TL bedelli “Borç Ödeme Protokolü” başlıklı belgeye istinaden 07.09.2011 tarihinde icra takibi başlattığı, yapılan usulsüz tebligat sonucunda takibin kesinleştiği ve 20.09.2011 tarihinde 18 adet taşınmaz katılanın adına tescil edilir edilmez haciz konulduğu, bir süre sonra tesadüfen taşınmazların üzerine haciz konulduğunu öğrenen katılanın şikayeti üzerine 09.01.2012 tarihinde icra takibinin durdurulduğu, sanık …’in bu kez 23.10.2010 tarihli 630.000,00 TL bedelli aynı içerikteki belgeye istinaden ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, ancak talebin reddedildiği, suça konu belgeler üzerinde “… …” isim yazısı ve imzalarının katılanın eli ürünü olduğunun belirlendiği, katılan …’ın sanık …’den bu miktarda borç alabilecek bir tanışıklığının ve hukuki ilişkisinin bulunmadığı, katılan ile sanık …’in arasındaki tek bağlantının eski eşi sanık…… olduğu, sanıklar…ve …’in samimi arkadaş oldukları gerek sanıkların beyanları gerekse taraflar arasındaki telefon görüşmeleri ile sabit olduğu, sanık …’in katılana vermiş olduğu daireleri geri alabilmek amacıyla diğer sanıklar ile birlikte hareket ettiği, ev hanımı olup iş ve ticaret hayatına dair hiçbir bilgisi bulunmayan katılandan bir şekilde alınan açığa imzalı kağıtların sanık…tarafından arkadaşı sanık …’e verildiği ve bu şekilde katılanın aleyhine icra takibi başlatıldığı, icra takibinden sonuç elde edilemeyince suça konu ikinci belge ile ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, somut olayda Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.05.2001 tarihli ve 2001/6-70-2001/77 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, imza sahibinin tevdi ettiği kişinin kağıdın zilyetliğinden vazgeçerek bunu başka bir kişiye vermesi halinde, kağıdın yeni zilyedi olan kişi açısından “esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kağıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme” keyfiyetinin gerçekleşmiş olacağı; sanık … açısından “esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kağıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme” keyfiyetinin gerçekleşmiş olduğu, diğer sanıkların eyleminin ise “bertakrip ele geçiren failin” fiiline iştirak suçunu oluşturduğu, sanıkların eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik tarihlerde gerçekleştirdikleri anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesinin 3. Ceza Dairesi, 03.05.2018 tarihli ve 2017/296 Esas, 2018/647 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık … müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.10.2023 tarihinde karar verildi.