YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/923
KARAR NO : 2023/6282
KARAR TARİHİ : 18.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1655 E., 2022/1615 K.
SUÇ : Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/01/2019 tarih 2018/502 Esas ve 2019/20 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (e) bendleri, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b)Sanık … hakkında yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 98 … maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli, 2020/1655 Esas, 2022/1615 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekili, sanık … ve müdafii ile sanık … müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; sanık …’nun taksirle öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir.
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık …’nun 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi uyarınca diğer sanık ile birlikte cezalandırılması gerektiğine, aksi halde eylemin 5237 sayılı Kanun’un 83 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir.
Sanık … ve müdafiinin temyiz istemi; atılı suçu işlemediğine, ilişkindir.
Sanık … müdafinin temyiz istemi; atılı suçu işlemediğine, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
16.12.2017 tarihinde Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde bulunan 100. Yıl Atatürk Kültür Parkı içerisinde koyu renkli bir bez valiz içerisinde poşet içerisine buzla birlikte konulmuş çıplak vaziyette bir erkek bebek cesedinin bulunduğu, otopsi tutanağına göre maktul bebeğin yaklaşık 4-5 aylık olduğu, künt cisimle vurulmak suretiyle oluştuğu anlaşılan kafatasında yaygın kırıkların ve tüm vücudunda yaygın ekimoz ve hematomların bulunduğu, sağ ayak altında geniş çaplı yanığa bağlı doku kaybının bulunduğu, sanık İhlas’ın öz bebeği olan maktulün üvey babası olan sanık … tarafından 15.12.2017 tarihinde gece saatlerinden 16.12.2017 tarihinde sabah saatlerine kadar ayağının altına yanan nargile közü basılarak, elbise askısına asılıp darp edilerek ve yere atılarak da işkenceye maruz kaldığı ve suç tarihinde sabah saatlerinde bebeğin öldüğünün anlaşılması üzerine yıkanıp buz kalıbıyla birlikte bez bir çantaya konulup parka bırakıldığı, anlaşılmıştır.
Sanık… açısından yapılan değerlendirmede; ”5237 sayılı Kanun’un 83 üncü maddesinin uygulanabilmesi için bakım ve gözetim yükümlülüğü olan kişilerin kanundan doğan velayet hakkı çerçevesinde üzerilerine düşen bu yükümlülükleri kasten yerine getirmeyerek ölüm sonucunun ortaya çıkmasını sağlamak mahiyetinde eylemler gerçekleştirilmesinin zorunlu olduğu somut olayda sanık … tarafından gerçekleştirilen vurma niteliğindeki eylemlere ses çıkarılmamasının bizatihi kasten bu eylemlere katkı mahiyetinde kabul edilemeyeceği gibi söz konusu eylemler değerlendirilirken sanıkların eğitim durumu, sosyo kültürel yaşam biçimleri ailenin geçmişten gelen yaşanılan toplum içerisinde yerleşik olarak kabul edilmiş ata erkil yapısının göz önüne alınmasının zorunlu olduğu bu kapsamda eski eşinden ayrılıp yeni bir hayat kurma cabasında olan yetiştiği çevre ve toplum içerisinde eşi tarafından çocuklara yönelik vurma şeklinde gerçekleşen eylemlerin niteliğini terbiye etme kapsamında kaldığı yönündeki inanışa sahip olduğu bulunduğu toplumsal yapı içerisinde net kabul edilen sanık İhlas’ın bu çerçevede eşine yönelik tepki verememesini kasıtlı olarak ölüme sebebiyet verecek koruma ve bakım yükümlülüğünün ihlali olarak nitelendirilemeyeceği dolayısıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 83 üncü maddesinin de uygulanma ihtimalinin bulunmadığı,” denilmek suretiyle sanık İhlas’ın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 98 … maddesi kapsamında kaldığı kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık … ve müdafiinin; atılı suçu işlemediğine, sanık … müdafinin; atılı suçu işlemediğine, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, söz konusu eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık İhlas hakkında uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Katılan Bakanlık vekilinin; sanık …’nun taksirle öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine, Cumhuriyet savcısının; sanık …’nun 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi uyarınca diğer sanık ile birlikte cezalandırılması gerektiğine, aksi halde eylemin 5237 sayılı Kanun’un 83 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğine, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 83’ün maddesinin uygulanabilmesi için bakım ve gözetim yükümlülüğü olan kişilerin kanundan doğan velayet hakkı çerçevesinde üzerilerine düşen bu yükümlülükleri kasten yerine getirmeyerek ölüm sonucunun ortaya çıkmasını sağlamak mahiyetinde eylemler gerçekleştirilmesinin zorunlu olduğu, somut olayda 4 – 5 aylık olan maktulün bakımıyla görevli annesi sanığın, sanık … tarafından maktule sürekli uygulanan şiddeti görmesine rağmen bu durumdan kimseye bahsetmediği gibi engel de olmadığı, olay gecesi …’ın maktule yönelik şiddet eylemlerine tanık olmasına rağmen maktulü …’ın yanında bırakıp uyumaya gittiği, İhlas’ın yeniden kurmayı planladığı aile hayatında maktulü engel olarak gördüğü ve ondan kurtulmak istediğinin anlaşıldığı, hatta sanık …’ın teslim olmayı düşündüğünü söylemesi üzerine olaydan bir hafta önce ihbar üzerine sanık …’ın bebeğe şiddet uyguladığı gerekçesi ile başlatılan soruşturmayı bahane göstererek teslim olma fikrine karşı çıktığı, annelik iç güdüsüne aykırı olarak öldürülen evladı için üzülüp …’ı suçlamak yerine maktulün cesedini ortadan kaldırmak amacıyla sanık ile işbirliği içinde hareket ettiği, 10.07.2018 tarihli Gaziantep Adli Tıp Şube Müdürlüğünün düzenlediği otopsi sonuç raporunda maktulün vücudunda yaygın vasıfta ekimotik değişimler ve alt çenede, sol göz altı ve sol yanağında sert kenarlı bir cisim ile husulü mümkün ciddi yara lezyonları, otopsisinde kafa saçlı deri altında yaygın ekimoz, temporal kas gruplarında iki taraflı kanama, kafa kubbe kemik çatısında ayrıklı kırık hattı, beyin dokusuna saran zarda ve beyin dokusunda kanama tespit edildiği ve maktulün ölümünün genel beden ve kafa travması iştirakli kafatası kemik kırığıyla müterafik beyin kanaması sonucu meydana geldiğinin bildirildiği anlaşılmakla, sanığın öldürme fiiline doğrudan iştirak etmemekle birlikte maktulün annesi olması nedeniyle bakım ve gözetim yükümlülüğünden sorumlu olduğu çocuğuna karşı bu sorumluluklarını yerine getirmeyerek onu korumamak, …’ın süreç içindeki şiddet eylemlerine sessiz kalmak hatta onaylamak suretiyle kasten ihmal gösterdiği ve bu ihmal sonucunda …’ın maktulü öldürdüğü anlaşıldığından, sanığın maktule yönelik eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 83 üncü maddesinin üçüncü fıkrası mahiyetinde değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, aynı Kanun’un 98 … maddesinin uygulaması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Sanık … Hakkında Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli, 2020/1655 Esas, 2022/1615 Karar sayılı kararında sanık … ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2.Sanık … Hakkında Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli, 2020/1655 Esas, 2022/1615 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık …’ın tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.10.2023 tarihinde karar verildi.