YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17922
KARAR NO : 2014/3437
KARAR TARİHİ : 10.02.2014
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine
2-Davacı, davalı … ile davalı şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğunu, iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı …, davacının 02.12.2006-30.03.2012 tarihleri arasında Üniversitenin temizlik işleri ihalesini yüklenen firmalar nezdinde çalıştığını, işten ayrıldığında davalı Star Temizlik İnş.Gıda. Mob. Tar.Hay.Tur.Özel Eğt. Ve Sağ.Hizm. San Ve Tic.Ltd.Şti işçisi olduğunu, kendilerinin ihale makamı olup davacı ile iş akdinin bulunmadığı, kıdem tazminatı talep eden ihtarnamesinin kendisine 08.05.2012 günü elden verildiğini öncesinde bir bildirimde bulunulmadığını bildirerek, davalı Star Temizlik İnş.Gıda Mob.Tar.Hay.Tur.Özel Eğt. Ve Sağ.Hizm. San Ve Tic.Ltd.Şti , Akdeniz üniversitesi ile aralarında 01.01.2012- 30.03.2012 dönemini kapsayan hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, davacının emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, kıdem tazminatı talep eden ihtarnamesinin kendisine 12.5.2012 günü tebliğ edildiğini öncesinde bir bildirimde bulunulmadığını, Üniversitenin asıl işveren olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 120.maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasa’nın 14. maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş Sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.
Yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belge işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.
Somut olayda; davacı yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belgeyi işverene verdiğini ispat edememiştir. Mahkemece kıdem tazminatı faizine, davalı üniversite yönünden 08.05.2012, davalı şirket yönünden ise 12.05.2012 tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken fesih tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin tümüyle silinerek yerine;
“1-6.100,00 TL brüt kıdem tazminatının, temerrüt tarihi olan davalı üniversite yönünden 08.05.2012, davalı şirket yönünden ise 12.05.2012 tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı şirkete iadesine, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.