YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28818
KARAR NO : 2023/7837
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/39 E., 2015/249 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2015 tarihli ve 2014/39 Esas, 2015/249 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; … İng Bank şubesine yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve aynı fıkrasının son cümlesi, 35, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; … Denizbank şubesine yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve aynı fıkrasının son cümlesi, 35, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 15.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’in temyiz isteği; teşebbüs aşamasında kalan suçlar için çok ağır ceza tayin edildiğine ilişkindir.
2. Sanık …’ın temyiz isteği; suça iştirak etmediğine, ilgisinin bulunmadığına, takdir edilen cezaların da çok yüksek olduğuna ilişkindir.
3. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; sanığın bankaya ibraz edilen belgelerle ilgisinin bulunmadığına, suça iştirak ettiğine dair delil olmadığına, teşdiden ceza uygulamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
4. Sanık … müdafii; kararı usul ve yasaya aykırı bulduğundan temyiz etmek istediğine dair dilekçe vermiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların İstanbul İlinden … İlçesine birlikte geldikleri, sanık …’in sanık … tarafından temin edilen … adına sahte oluşturulmuş kimlik, sürücü belgesi ve … adına düzenlenmiş yerleşim yeri ve diğer adres belgesi ile 12.11.2013 tarihinde İng Bank ve Denizbank … şubelerinden kredi talebinde bulunduktan sonra İstanbul’a geri döndükleri, 13.11.2013 tarihinde krediyi çekmek için tekrar … İline geldikleri, diğer sanıkların bankalarda işlem yapmayı beklerken sanık …’i zaman zaman kontrol ettiklerinin kamera kayıtlarından anlaşıldığı, banka görevlilerince yapılan araştırmada … isimli şahsın kredi müracaatının olmadığının öğrenilmesi üzerine kolluk güçlerine haber verildiği, …’in banka içerisinde, sanık …’ın da banka önünde yakalandığı, …’in suça konu kimlik ve sürücü belgesini görevlilere ibraz ettiği, sanıkların İstanbul’dan geldikleri araç plakası araştırılarak yeri tespit edildiğinde de diğer sanıkların yakalandığı, sanıklardan …’ın yakalandığında … adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini ibraz ettiğinden bahisle sanıkların İng Bank ve Denizbank’a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçları ile zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık … sorgusunda; yüklenen suçları kabul etmiştir.
3. Sanıklar …, … ve … ise bir kısım anlatımlarında, …’in sahte kimlikle kredi çekmeye teşebbüs ettiğinden haberleri olmadığını, bir kısım anlatımlarında da sahte kimlikle kredi çekeceğini söylediğini ancak kendilerinin iştirak etmediğini beyan ederek çelişkili anlatımlarda bulunmuşlardır.
4. Mahkemece; iddia, banka kamera kayıtları, olay,yakalama tutanakları, sanık …’ın ilk yakalandığındaki oluşa uygun anlatımları ile tüm dosya kapsamı karşısında; sanıkların iştirak halinde birden çok kişi adına düzenlemiş sahte belgelerle iki farklı bankadan kredi başvurusunda bulunmak sureti ile zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik ve iki ayrı nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediklerinin sübut bulduğu kabul edilerek mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, … Ve … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1. Tüm dosya kapsamı karşısında, yüklenen suçların sübutu ile ceza tayinine yönelik mahkemenin kabul ve takdirinde isabetsizlik görülmediğinden sanıklar … ve … müdafiileri ile sanık …’ın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar … ve … müdafiileri ile sanık …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde tanımlanan nitelikli dolandırıcılık suçunun mağdurunun banka olduğu, aynı bankanın değişik şubelerine karşı işlenen suçun, aynı suç işleme kararı ile kanunun aynı hükmünü değişik zamanlarda ve aynı mağdura karşı birden fazla kez ihlal edilmesi hallerinde tek bir suçtan hüküm kurularak 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca cezanın arttırılması gerekeceği; resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un “kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu da gözetilerek, açıklanan ilkeler doğrultusunda; yapılan UYAP sorgusunda, sanığın Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2014/295 Esas, 2016/37 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik ile Yalova İng bank ve Denizbank şubelerine yönelik nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine hükmedildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eylemlerinin aynı suç işleme kararına bağlı olarak zincirleme biçimde dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturup oluşturmadığının değerlendirilebilmesi için yukarıda belirtilen dosya ve varsa tespit edilebilen benzer nitelikteki dosyalarının araştırılarak mümkünse mevcut dava ile birleştirilmesi, birleştirme mümkün değilse bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması,
2. Başka suçtan … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve duruşmadan vareste tutulma talebi bulunmayan sanığın, hükmün tefhim olunduğu duruşmaya bizzat veya SEGBİS yoluyla katılımı sağlanmadan, yokluğunda mahkûmiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 193 ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar …, … Ve … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2015 tarihli ve 2014/39 Esas, 2015/249 Karar sayılı kararında sanıklar … ve … müdafiileri ile sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar … ve … müdafiileri ile sanık …’ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2015 tarihli ve 2014/39 Esas, 2015/249 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.