YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11667
KARAR NO : 2023/6915
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/504 E., 2015/770 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı
maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ:
1. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarih ve 2015/504 Esas , 2015/770Karar
sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.12.2019 tarihli, 2015/382410 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde yapılan ihbar üzerine olay yerine gidildiğinde sanığın kaçarken yakalandığı, sanığın kendisini üzerinde bulunan suça konu … adına sahte olarak düzenlenmiş, üzerinde fotoğrafı bulunan psikoteknik değerlendirme belgesini göstererek tanıttığı ancak kolluk görevlilerinin durumundan şüphelenmesi üzerine kimliğinin tespiti için parmak izi alınmak üzere olay yeri inceleme kimlik tespit müdürlüğüne götürülüp parmak izi alınırken asıl kimliğini belirttiği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmasında; cezaevinden firar ettiğini, yakalanmamak için suça konu belgeyi yaptırdığını belirterek suçlamayı ikrar etmiştir.
3. Dosya arasında bulunan 20.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda psikoteknik değerlendirme belgesi kartının orjinali bulunmadığından birebir karşılaştırma yapılamadığını belirtilmiştir.
4. Yapılan yargılama sonunda gerekçeleri açıklanarak takdiren sanığın alt sınırdan cezalandırılmasına, hakkında takdiri indirim uygulanmasına, sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunması sebebiyle hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanığın adli sicil kaydı nazara alınarak takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümleri uygulanmaksızın mahkumiyetine ilişkin temyiz incelemesine konu hüküm kurulmuştur.
5. Suça konu sahte psikoteknik değerlendirme belgesi incelenmek üzere mahallinden istenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemece 22.10.2015 tarihli duruşmada suça konu belge incelenmesinde… adlı şahıs adına düzenlendiği , bu şahıs ile ilgili nüfus kimlik bilgilerinin bulunduğu, çıplak gözle incelenmesinde sahte olup olmadığı hususunda herhangi bir beyanda bulunmanın mümkün olmadığı dolayısıyla, belgenin iğfal kabiliyetinin bulunduğunu belirtmesi karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak etmek mümkün olmamıştır.
2. Suça konu psikoteknik değerlendirme belgesine ilişkin soruşturma aşamasında alınan 20.05.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre mukayeseye esas orijinali her ne kadar bulunmasada; yapılan sahteciliğin iğfal kabiliyetini haiz olup olmadığı hususunun, olayın oluş biçimi ve gelişimi, ibraz ve kabul koşulları nazara alınarak mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda da belgenin aldatıcılık özelliğinin olduğunun mahkemece kabul edildiği anlaşılmakla kolluk tutanakları, uzmanlık ve bilirkişi raporları, sanığın ikrarı karşısında, sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği anlaşılmakla, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillere birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulamasında, hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 7. Asliye Ceza Mahkemesi 22.10.2015 tarihli 2015/504 E., 2015/770K. sayılı kararı ile sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin kabulü ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.