Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/8396 E. 2023/6094 K. 10.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8396
KARAR NO : 2023/6094
KARAR TARİHİ : 10.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/240 E., 2023/130 K.
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2015 tarihli ve 2013/220 Esas, 2015/63 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (d) bentleri ile 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2015 tarihli ve 2013/220 Esas, 2015/63 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2018/5283 Esas, 2018/7530 Karar sayılı ilâmıyla;
”Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan dolayı 5237 sayılı TCK’nın 102/2, 102/3-b, 102/3-d. maddeleri gereğince belirlenen 10 yıl 6 ay hapis cezasının suçun sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulması sebebiyle aynı Kanunun 49/1 ve 102/5. maddeleri gereğince 20 yıla kadar arttırılmasının olanaklı bulunduğu nazara alınarak hakkaniyet gereği bir miktar daha arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde 102/5. maddesinin uygulama dışı bırakılması suretiyle eksik ceza tayini” ve ”Sanığın eylemini silahla ve hizmet ilişkisinden kaynaklanan nüfuzunu kötüye kullanarak işlemesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 3/1 ve 61. maddeleri uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi” gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2019/31 Esas, 2020/250 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (d) bentleri ile 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin,10.11.2020 tarihli ve 2019/31 Esas, 2020/250 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 09.05.2022 tarihli ve 2021/21055 Esas, 2022/4208 Karar sayılı ilâmıyla;

”Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan dolayı 5237 sayılı TCK’nın 102/2, 102/3-b, 102/3-d. maddeleri gereğince belirlenen 10 yıl 6 ay hapis cezasının suçun sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulması sebebiyle aynı Kanunun 49/1 ve 102/5. maddeleri gereğince 20 yıla kadar arttırılmasının olanaklı bulunduğu nazara alınarak hakkaniyet gereği bir miktar daha arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde 102/5. maddesinin uygulama dışı bırakılması suretiyle eksik ceza tayini” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2023 tarihli ve 2022/240 Esas, 2023/130 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (d) bentleri ile 49 uncu maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 102 nci maddesinin beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık ile katılanın rızaya dayalı cinsel ilişkiye girdikleri, tanık …’in anlatımlarının da bu hususu teyit ettiği, cebir veya silahlı tehditle cinsel ilişkiye girildiğine dair katılanın soyut ve çelişkili beyanları dışında dosyada delil bulunmadığı, iş yeri sahibi farklı bir kişi olup sanık ile katılan arasında hizmet ilişkisinin olmadığı, belirtilen sebeplerle 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (d) bentlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, aynı Kanun’un 102 nci maddesinin beşinci fıkrasının yürürlükten kalkmış olduğu, ayrıca mağdurenin ruh sağlığındaki bozulma kalıcı olmayıp olay dışında başka bir sebeple de bozulmanın gerçekleşebileceği, kabul etmemekle birlikte takdiri indirim hükümlerinin hatalı gerekçeler ile uygulanmadığı, sanığın beraatine kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın en üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; ”Sanık …’nın, …’a ait iş yerinde sorumlu usta başı ve vardiya amiri olarak çalıştığı; iş yeri sahibinin devamlı olarak bulunamaması sebebiyle işleri takip ettiği, katılanın işe alınması sürecinin de sanık tarafından yürütüldüğü, katılan mağdur …’ın işe girmek için bu iş yerine gittiği; kendini … olarak tanıtan sanıkla görüştüğü ve işe başladığı, olay günü saat 16.00 vardiyasında işe başlayan katılanın sanık tarafından yavaş çalıştığı bahanesiyle malzeme odasına çağrıldığı ve kendisinin uyarıldığı, bunun üzerine katılanın işi bırakmak istemesi karşısında sanığın devam etmesini istediği, katılanın bir süre sonra tekrar sanık tarafından malzeme odasına çağrıldığı, odaya girer girmez sanığın kapıyı kapattığı ve katılana saldırarak sarıldığı, katılanın direnmesi üzerine odada bulunan spiral taş kesme makinasını alarak katılanın boğazına dayadığı ve direncini kırdığı, masaya yaslayıp pantolonunu indirip ırzına geçtiği” ve ”Yargılama aşamasında Pamukkale Üniversitesi’nden alınan 23.09.2014 tarihli raporda, maruz kaldığı eylem nedeniyle …’ın ruh sağlığının bozulduğu tespiti yapılmıştır. Sanığın sabit olan Nitelikli Cinsel Saldırı suçundan eylemine uyan ve lehine sonuç ceza içeren 6545 sayılı yasa ile değişiklikten önceki TCK 102/2 maddesi maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, suçun oluşu ve işleniş biçimi, kastın ve zararın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu ve diğer etkenler gözetilerek temel hürriyeti bağlayıcı cezanın belirlenmesinde teşdiden hüküm kurulmuş; Sanığın cezası, katılanın çalışmak için girdiği iş yerinin sorumlu vardiya amiri usta başı oluşu, katılanı işe alan ve sorumluluğu altında çalıştıran amiri olması göz önüne alınarak eylemin hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle ve taş kesmede kullanılan spiral makinanın eylem sırasında kullanılmasından dolayı silahla işlenmesi sebebiyle TCK’nın 102/3-b-d maddeleri gereğince yarı oranında artırılmış, Sanığın dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği,adli sicil kaydı, yargılama aşamasında pişmanlık göstermemesi gibi sebeplerle TCK 62. maddesinin uygulanmamasına karar verilmiştir” şeklindeki kabul ve gerekçeyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

2. Deliller; Sanık savunması, doktor raporları, katılan beyanları, tanık anlatımları, Pamukkale Üniversitesi’nden alınan 23.09.2014 tarihli rapor, DNA incelemesine ilişkin rapor, olay yeri kamera görüntüleri ile kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilen tutanaklardan ibarettir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan vekilinin sübuta ve sair hususlara ilişkin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2023 tarihli ve 2022/240 Esas, 2023/130 Karar sayılı kararında katılan vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.10.2023 tarihinde karar verildi.