Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/3871 E. 2023/5338 K. 06.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3871
KARAR NO : 2023/5338
KARAR TARİHİ : 06.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/304 E., 2022/568 K.

KARAR : Davanın tazminat yönünden kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali tescil ve tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın tazminat yönünden kabulüne, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 80.000,00 TL tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve davalılardan … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava konusu 109 parsel sayılı taşınmazın davalıların miras bırakanı … … adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin taşınmazı (diğer mirasçılarında rızası ile) davalılardan … …’den harici satış senedi ile (1980 yılında) satın aldığını, üzerine üç adet ev inşaa ettiğini, ancak davalıların taşınmazı müvekkili adına tescil ettirmediğini açıklayarak, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, olmadığı takdirde müvekkilinin yapmış olduğu inşaatlar, faydalı masraflar ile taşınmaza kattığı değerin günümüze uyarlanması suretiyle (fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak) 80.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar aşamalardaki beyanlarında, davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.05.2016 tarihli ve 2012/262 Esas, 2016/194 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafın tapu iptal tescil istemi yönünden iddia olunan satışın harici satış niteliğinde olması ve taşınmazların satış ve devir işlemlerinin resmi şekilde yapılmasının zorunlu olması nedeniyle yerinde olmadığı, kaldı ki harici satış iddiasının da ispat edilemediği ayrıca davacının iyi niyetli olarak yapıları yaptığını da ispatlayamadığı bu nedenle davacı tarafın tazminat talebinin de yerinde olmadığı, her ne kadar mirasçı … ile arada sözleşme olsa da dava dilekçesinde harici satım senedi bedelinin iadesinin istenmemiş olması ve ayrıca bu yöndeki sonraki taleplerin iddianın genişletilmesi yasağına tabi olması nedeniyle buna ilişkin taleplerin yerinde olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 16.06.2020 tarihli ve 2016/16691 Esas, 2020/3529 Karar sayılı kararıyla; mahkemece, yerel bilirkişi ve tüm tanıkların HMK’nın 243, 244 ve 259 maddeleri gereğince davetiyeyle keşif yerine çağrılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenmeleri, öncelikle (satıcı) …’in … mevkiinde babasından (kendisine) kalan başkaca bir yer bulunup bulunulmadığı hususu açıklığa kavuşturulduktan sonra uyuşmazlık konusu taşınmazın davacının dayanağı olan senet kapsamında kalıp kalmadığının, dava konusu yerin davalılardan … tarafından davacıya satılıp satılmadığı yerel bilirkişi ve tanıklara ayrı ayrı sorularak kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çıkacak çelişkilerin giderilmesine çalışılması, niza konusu yerin senedin kapsamında kalması halinde davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin iyi niyetli zilyetlik olarak kabulü ile; (taşınmaz üzerinde inşaatların yapım tarihleri de göz önünde bulundurularak) TMK’nın 994 üncü maddesi uyarınca zorunlu ve faydalı masrafların belirlenmesi, bilirkişilerden uygulamayı gösterir, denetime elverişli rapor alınması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık beyanları ve mahalli bilirkişi beyanlarından …’in babasından kalan dava konusu yer dışında köy içi mevkiinde bilinen başkaca taşınmazı olmadığı, bu yönüyle satış senedinde yer … taşınmazın dava konusu yer olduğu, bu haliyle Yargıtay ilamı da göz önüne alınarak davacı tarafın zorunlu ve faydalı masrafları isteyebileceği belirtilerek, davanın tazminat talebi yönünden kabulü ile 80.000,00 TL tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizinde, dava konusu taşınmaz … … adına kayıtlı iken, tüm davalıların rızası ile 1980 yılında harici satış sözleşme ile müvekkili tarafından 20.000,00 TL karşılığında satın alındığını, müvekkilinin davalıların bilgisi dahilinde taşınmaz üzerinde 3 bina yaptığını, 15 zeytin ağacı diktiğini, taşınmazın devri hususunda davalıların müvekkilini oyaladığını, müvekkilinin taşınmazı 1980 yılından bu yana malik sıfatı ile nizasız fasılasız kullandığını, satış sözleşmesi geçerli olduğundan tapu iptali ve tescil isteminin kabulü gerektiğini, bunun mümkün olmaması halinde ise müvekkilinin ödemiş olduğu bedelin iadesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı … temyizinde, davacı tarafın dayanağı olan harici satış sözleşmesinde yalnızca … imzası bulunduğunu, elbirliği mülkiyete tabi olan taşınmazın elbirliği maliklerden yalnızca birisinin işlemi ile satılamayacağını, davacı tarafın ödediğini iddia ettiği 20.000,00 TL bedeli yalnızca …’den isteyebileceğini, iyiniyetli olmayan davacının, davalılardan yalnızca malzeme ve enkaz bedelini isteyebileceğini, davacının harici satış olgusunu dahi ispatlamamış olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması halinde faydalı ve zorunlu masraflara ilişkin tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri, 243, 244 ve 259 uncu maddeleri,

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 676 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, bozma gereklerinin yerine getirildiği söylenemez. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin16.06.2020 tarihli 2016/16691 Esas, 2020/3529 Karar sayılı ilamında, yerel bilirkişi ve tüm tanıkların HMK’nın 243, 244 ve 259 maddeleri gereğince davetiyeyle keşif yerine çağrılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenmeleri gerektiği hususu belirtilmiş olmasına karşın, mahkemece taşınmaz başında değil duruşmada dinlenmiş, ve açıklığa kavuşturulması istenen hususlar kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmamış, davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin iyi niyetli zilyetlik olarak kabul edilmiş ise de bu hususun sebepleri belirlenerek gerekçede tartışılmamış, ayrıca ilamda belirtildiği şekilde (taşınmaz üzerinde inşaatların yapım tarihleri de göz önünde bulundurularak) TMK’nın 994 üncü maddesi uyarınca zorunlu ve faydalı masraflar belirlenmemiş, bilirkişilerden uygulamayı gösterir, denetime elverişli rapor alınmamıştır. Mahkemece, önceki bozma ilamında belirtilen şekilde araştırma yapılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

2. Bundan ayrı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2 nci maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, … tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir. Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm, … bir hükümdür ve hüküm bir bütündür. Bozma ilamına uyulmasından sonra, tapu iptal tescil talebinin bozma öncesi kararda reddedildiği ve bu hükmün Yargıtay tarafından onandığı belirtilerek bu yönde yeniden hüküm kurulmaması da doğru olmamıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.