Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/22793 E. 2023/6925 K. 10.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22793
KARAR NO : 2023/6925
KARAR TARİHİ : 10.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/212 E., 2015/397 K.
SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Katılan …. vekilinin 27.04.2016 havale tarihli dilekçesinin … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2016/2 Esas, 2016/122 Karar sayılı kararının temyizine yönelik olup Dairemizin 2021/31598 sırasında kayıtlı dosya ile ilişkili olduğu anlaşıldığından inceleme sanık müdafiinin temyiz talebi ile sınırlı olarak yapılmış; bu nedenle katılan …. vekilinin temyiz talebinin süre yönünden reddine ilişkin tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanık müdafiinin temyizi yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/212 Esas, 2015/397 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında:
1. Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan;
a) Katılan … A.Ş.ye yönelik eylemi bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının j bendi ile aynı fıkranın son cümlesi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
b) Katılan ….ye yönelik eylemi bakımından 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının j bendi ile aynı fıkranın son cümlesi, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar ve bu durumundan faydalanan … isimli kişi tarafından kullanıldığına, çektiği kredinin tamamını bu kişiye verdiğine, maddi çıkar elde etmediğine, yaptığından pişman olduğuna, kendisini suça iten şahsın yakalanması için gereken bilgi ve belgeyi rızaen verdiğine, suç tarihinden önceki sabıkası nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının kanuna aykırı olduğuna, takdiri indirim sebeplerinin yeterince uygulanmadığına ve re’sen nazara alınacak nedenlerle usul, yasa ve olaya uygun olmayan kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, şikâyetçi … adına sahte olarak düzenlettirdiği anlaşılan nüfus cüzdanı, yerleşim belgesi ve sürücü belgesi ile 16.12.2014 tarihinde katılan ……Şubesi’ne giderek 25.000,00 TL kredi müracaatında bulunduğu, bu kredinin 20.000,00 TL’lik kısmının onaylandığı, ancak banka çalışanlarının yaptığı kontrolde sanığın kimliğinin sahte olduğunun anlaşılması üzerine olay yerine gelen emniyet yetkililerince sanığın suç üstü yakalandığı, banka yetkililerinin banka güvenlik sistemleri üzerinden yapmış olduğu araştırmada, sanığın aynı tarihte katılan … Küçükbakkalköy Şubesi’nden de şikâyetçi … adına sahte olarak düzenlenen belgeler ile kredi başvuru formu, hizmet sözleşmesi ve kredi çekmek için gerekli sözleşmeleri imzalayarak 30.157,50 TL kredi kullandığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanığın aşamalardaki savunmaları ikrara yönelik olup kendisine kredi çekmesi ve sahte evrakları hazırlaması için … isimli bir şahsin yardımcı olduğunu, Denizbank Şubesi’nden çektiği krediyi bu şahsa verdiğini, daha sonra Ing Bank’tan kredi çekerken yakalandığını, … isimli şahsı emniyette … olarak teşhis ettiğini beyan etmiştir.
3. Kriminal rapor ile nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, yerleşim yeri belgesinin sahte olarak hazırlanıp düzenlendiği, sahteciliğin ilk nazarda kolaylıkla farkedilmeyecek nitelikte olduğu ve aldatma kabiliyetine sahip olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
4. Suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.
5. Yapılan yargılama neticesinde sanığın ikrarı, müşteki ve mağdur beyanları ve ele geçirilen sahte belgeler ışığında, sanığın üzerine atılı suçları işlediği, …’tan kredi çekme eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, yine her ne kadar sanık hakkında TCK’nın 204. ve 207. maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiş ise de sanığın eylemlerinin tek suç olarak resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, sanığın eylemini birden çok kez gerçekleştirmesi nedeniyle teselsül hükümlerinin uygulanması gerektiği kabulü ile takdiri indirim uygulanarak ancak yasal koşullar mevcut olmadığından erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmaksızın inceleme konusu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas ve 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, nitelikli dolandırıcılık suçları yönünden, hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/212 Esas, 2015/397 Karar sayılı kararı sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.10.2023 tarihinde karar verildi.