Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/28200 E. 2013/21137 K. 03.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28200
KARAR NO : 2013/21137
KARAR TARİHİ : 03.07.2013

Tehdit suçundan sanıklar …, … ve … hakkında yapılan yargılama sonunda beraatlerine dair, Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03/02/2009 tarih ve 2004/857 esas, 2009/4 karar sayılı hükmün katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 27.12.2011 gün ve 2011/22293 esas, 2011/25313 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Müteveffa …’a karşı kendiliğinden hak arama eylemlerine ve yükletilen suça dair düşme kararlarına yönelik katılanlar …, …, …, … ve …vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA” karar verilmiştir.
I-İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/01/2012 gün ve 2009/228695 sayılı yazısı ile;
“Yargıtay 4. Ceza Dairesince 27.12.2011 gün ve 2011/22293-25313 sayı ile yapılan incelemede;
Karar başlığında inceleme yapılan suçun tehdit olup suç tarihinin 16.12.2003 olduğu ve sanıklar …, … ve … hakkındaki beraat hükmünün incelendiği belirtildikten sonra kararda, müteveffa …’a karşı kendiliğinden hak arama eylemlerine ve yükletilen suça dair düşme kararlarına yönelik katılanlar …, …, …, … ve …vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak temyiz davasının esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmiş, kararın sağ üst bölümünde ise “Esastan ret ( onama) onama-düşme” şeklinde karara ilişkin açıklama yapılmıştır.
Yerel mahkeme hükmünde yalnızca ölen müşteki sanık … hakkında düşme kararı verilmiş olup bu hükme yönelik olarak temyiz istemi söz konusu değildir. Bunun yanında sanıklar …, … ve … hakkındaki beraat kararları verilmiş olup bu hükümler katılanlar vekili tarafından temyiz edilmiş, Yüksek Dairece de beraat hükümlerinin temyiz incelemesinin yapıldığı karar başlığında belirtildiği halde, karar içeriğinde, düşme hükümlerinin onanmasına karar verildiği belirtilmek ve üst kısımdaki açıklamada da onama- düşme yazılmak suretiyle çelişki yaratılmıştır. Karardaki bu durumun maddi hatadan kaynaklandığı, Özel Dairece verilen onama kararının sanıklar …, … ve … hakkındaki beraat hükmüne yönelik olduğu kabul edilerek esasa ilişkin itiraz nedenlerine geçilmiştir.
Tehdit suçundan sanıklar …, …, …’m beraatına hükmolunan somut olayda, Özel Daire ile Başsavcılığımız arasında oluşan uyuşmazlık zamanaşımının dolduğu bir durumda Yargıtay Ceza Dairesince hükmün esastan incelenerek beraat kararının onanmasının olanaklı olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
Sanıklar hakkında lehe olduğunda kuşku bulunmayan 765 sayılı Yasanın 102. maddesine göre; yasalarda aksine bir hüküm bulunmadıkça kamu davası maddede yazılı sürelerin geçmesiyle ortadan kalkar. Yasadaki cezasının üst sınırı 5 yıl ve daha aşağı olan suçlar için asli dava zamanaşımı süresi TCY’nın 102. maddenin 4. fıkrasında 5 yıl olarak belirlenmiştir. Zamanaşımını kesen sebepler ise Yasanın 104. maddesinde sayılmıştır. Buna göre; mahkûmiyet hükmü, yakalama, tevkif, celp veya ihzar müzekkereleri, adli makamlar huzurunda maznunun sorguya çekilmesi, maznun hakkında son tahkikatın açılmasına dair olan karar veya iddianame ile zamanaşımı süresi kesilir. Buna karşılık; beraat kararı, sanıktan bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması ve Yargıtay Kararı zamanaşımını kesen sebepler arasında bulunmamaktadır.
Zamanaşımını kesen bir sebebin bulunması halinde, zamanaşımı kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacaktır. Yasanın 107. maddesinde ise zamanaşımı süresinin durması düzenlenmiştir.
Zamanaşımını durduran bir nedenin bulunmadığı somut olayda, sanıklar 765 sayılı TCK’nın 188/3. maddesi uyarınca şartla tehdit suçundan yargılanmaktadır. Bu suçtan açılan kamu davası, suçun gerektirdiği ceza miktarı göz önüne alındığında 5 yıllık asli ve 7 yıl 6 aylık uzamış dava zamanaşımı süresine tabidir.
İncelenen dosya içeriğine göre;
16.12.2003 tarihinde şartla tehdit suçunu işlediği iddiasıyla yargılanan sanıklar …, …, … hakkında zamanaşımını kesen en son hukuki işlem sanıkların savunmalarının alınmasıdır. Bundan sonra zamanaşımını kesen veya durduran hiçbir sebebin gerçekleşmediği anlaşıldığından, sorgu tarihlerinden itibaren 765 sayılı TCY’nın 102/4. maddesindeki 5 yıllık asli dava zamanaşımı ile suç tarihi olan 16.12.2003 tarihinden itibaren 7 yıl 6 aylık uzamış zamanaşımı Özel Dairenin temyiz incelemesinden önce dolmuştur.
Ceza Genel Kurulunun 23.01.2007 gün ve 254-5 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, yargılama yapılmasına engel olup davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme veya Yargıtay, re’sen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar vermek zorundadır.
Diğer yönden, 5271 sayılı CYY’nın 223. maddesinin 9. fıkrasında yer alan, “derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilemez” şeklindeki hükmün, dosya içeriğinde sanıkların derhal beraatına karar verilmesini gerektirir bir durum söz konusu olmadığından olayda uygulanma olanağı da bulunmamaktadır.
Dava zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle itirazın kabulüne, Yargıtay 4. Ceza Dairesince 27.12.2011 gün ve 2011/22293-25313 sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle bozulmasına, ancak 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 322. maddesiyle tanınan yetki kullanılarak ve 5271 sayılı CYY’nın 223/1. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi talep ve arz olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 27.12.2011 gün ve 2011/22293 esas, 2011/25313 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
Zamanaşımının son kesme nedeni olan 03/06/2004 ve 28/06/2004 günlü sorgu tarihlerine göre, temyiz süreci içinde sanıklar yararına olan 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, katılanlar …, …, …, … ve …vekilinin temyiz nedenleri yerinde bulunmakla, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak KAMU DAVALARININ DÜŞMESİNE, 03.07.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.