Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1998 E. 2023/4432 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1998
KARAR NO : 2023/4432
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/55 E., 2016/317 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlulardan …’in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazlardan birini 13.5.2011, diğerini 18.5.2011 tarihinde oğlu davalı …’e, iki taşınmazını da 13.5.2011 ve 31.5.2011 tarihlerinde kızı davalı …’e; davalı borçlu …’ın da adına kayıtlı taşınmazlardan birini 1.6.2012 tarihinde davalı …’a, diğer ikisini 16.5.2012 tarihinde davalılar … ve …’e ,diğer taşınmazını da 12.5.2011 tarihinde davalı …’e sattığını belirterek davalılar arasındaki satış tasarruflarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı borçlular … ve …; davaya cevap vermemiştir.

2. Davalı … vekili ile davalı … cevap dilekçesinde; iptal koşulları oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

3. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı emlakçı aracılığıyla 1.071.246,66 TL bedelle aldığını, dava şartlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

4. Davalılar … ve … cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazları rayiç bedelle aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

5. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı iyiniyetle ve 120.000,00 TL bedelle aldıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın aciz vesikası ibraz edilmemesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sunulan haciz zabıtları ve diğer belgelerden icra dosyalarının ve dolayısı ile davalı borçluların aciz halinde olduklarını, İstanbul 31. İcra Müdürlüğü 2012/13848 Esas sayılı dosyasından yapılan takipte tespit edilen ve haczedilen menkul, gayrimenkul malvarlığı miktarının çok düşük olduğunu, hacizli tüm menkul ve gayrimenkuller üzerinde daha önce konulmuş çok sayıda hacizler mevcut olduğunu, borç toplamı dikkate alındığında taşınmazların teminat niteliğini yitirdiğini, borçlu firmanın teminat olarak gösterdiği taşınmazların paraya çevrilmesinden davacı banka alacağının elde edilmesinin mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı tarafından davalı borçlular hakkında yapılan icra takibinde davalı borçlu … yönünden borçlu … aleyhine düzenlenmiş aciz vesikası bulunmadığı gibi, İİK 105 maddesi kapsamında borçlunun adresinde düzenlenmiş haciz tutanağının da bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. İptal davasının koşullarından biri olarak alacaklının elinde kesin (İİK.143) veya geçici (İİK.105/2) aciz belgesinin bulunması gereklidir. Kesin veya geçici aciz vesikasının bulunması, iptal davası için ön koşul ise de bunun davanın açılmasından önce alınması zorunlu değildir. Davanın açılmasından sonra alınabileceği gibi, temyiz aşamasında ve hatta bozmadan sonra karar düzeltme aşamasında bile alınıp ibraz edilmesi yeterlidir. Ayrıca borçlunun haczi kabil malının bulunmaması halinde durumu tespit eden haciz zaptı, geçici aciz belgesi niteliğinde kabul edilebilir.
Mahkemece; davalı borçlu … yönünden; icra takip dosyasında borçluların taşınmazlarına haciz konulduğu, asıl borçlu ve kefillerin gayrimenkullerine konulan ipoteklerin paraya çevrilmesi hususunda takip yapıldığı, asıl borçlunun borcundan ipoteklerin paraya çevrilmesi ile tahsil edilecek miktar çıktıktan sonra karşılanmayacak borç miktarı için aciz vesikası ibraz edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç davalı borçlu … yönünden bu borçlunun adresinde düzenlenmiş haciz tutanağı bulunmadığından doğru ise de, davalı borçlu … yönünden dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02.03.2005 gün, 2005/15-100-119 sayılı kararına göre, borçlu hakkında aciz vesikası alınmamakla birlikte, borçlu kayıp ve adresi saptanamıyorsa, saptanan ve bilinen adreslerinde de icraca, borçlunun haczi kabil malının bulunmadığı tespit edilmiş ise, bu takdirde aciz hali gerçekleşmiş sayılır.
Somut olayda; davalı borçlu … adına kayıtlı … Köyü 1922 parsel 16 Blok A giriş 2 nolu bağımsız bölümün 2/44 payının kıymet takdiri ile değeri 5.250,00 TL olarak belirlendiği, … Mah. … Köyü 1317 parsel 2/3 payında ise davacı bankanın haczinin 3. Sırada olduğu, Erzurum Aşkale ve … ilçelerinde üzerine kayıtlı taşınmazlar görünse de bunların tarla ve çayır niteliğinde olduğu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takiplerinde İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, … Mah.,297 Ada, 12 Parselde kayıtlı 10/100 Arsa Paylı, 3. Kat, 10 nolu Bağımsız Bölümün 165.000,00 TL ile, 9 nolu Bağımsız Bölümün 164.950,00 Tl bedelle ihale edildiği, İstanbul İli, Kartal İlçesi Aşağı Mah. 6016 ada, 286 parselde kayıtlı 30 nolu Bağımsız bölümün 391.000,00 TL bedelle ve 33 nolu Bağımsız bölümün 450.000,00 TL bedelle ihale edildiği, davacının icra takibine konu alacak miktarının oldukça yüksek olup, bu hali ile bu taşınmazların davacının alacağını karşılama imkanı bulunmadığı, mahkemenin gerekçesinde sözünü ettiği diğer taşınmazların ise davalı borçlu …’a değil, dava dışı diğer borçlulara ait olduğu anlaşılmaktadır. 03.08.2012 tarihinde ise davalı borçlu …’ın ödeme emri tebliğ edilen adresinde yapılan hacizde; borçlunun adreste olmadığı, güvenlikten sorulduğunda borçlunun buradan taşındığını beyan ettiği, borçluya ait adres ve mal tespit edilemediğinden haciz işleminin yapılamadığı, başka adresinin de tespit edilemediği belirtilmiş olup, İİK’nun 105/2 maddesine göre haczi kabil mal bulunmaz ise haciz tutanağı İİK’nun 143. maddesindeki aciz belgesi hükmündedir.
Bu durumda davalı borçlu …’ın aciz halinin gerçekleştiğinin kabul edilmesi, esasa girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

V. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.