Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/14270 E. 2023/56 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14270
KARAR NO : 2023/56
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/135 E., 2021/116 K.
HÜKÜM/KARAR : Asıl Davanın Kısmen Kabulüne
BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/263 E., 2018/52 K.
HÜKÜM/KARAR : Asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine

Taraflar arasında görülen tazminat davasında mahkemece verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin kararı ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı asıl davada davacılar ile birleşen davada davacılar vekilince, davalı … Taş. Pet. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. vekilince temyize cevap dilekçesiyle duruşmalı olarak tetkiki istenmiş, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.03.2022 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı … vekili Avukat … ile davalı asiller … ve … geldiler, diğer davalılar ile diğer davacılar adlarına gelen olmadı. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenerek gereği düşünüldü.

I. DAVA
1. Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; 30.09.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin destekleri … ve …’in hayatlarını kaybettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı … için 2.000 TL cenaze ve defin gideri, 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı … için 2.000 TL cenaze ve defin gideri, 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı … için 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, davacı … için 50.000 TL, davacı … için 50.000 TL, davacı … için 70.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 15.07.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini davacı … için 187.474,86 TL’ye, davacı … için babasının ölümü dolayısıyla talep ettiklerini 68.794,26 TL, babaannesinin ölümünden dolayı talep ettiklerini 51.428,18 TL’ye yükseltmiştir.

2. Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; 30.09.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin destekleri …’in vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla … için 2.000 TL, … için 2000 TL destekten yoksun kalınan tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, talebini davacı … için 65.239,91 TL’ye, … için 50.520,26 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
1. Davalılar … ve … Taş.Pet. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; sigortalının kusur oranında sorumluluklarının bulunduğunu, manevi tazminat taleplerinin sigorta teminatı dışında olduğunu, davacıların müracaatı üzerine kendilerine ödeme yapıldığını, tarafların kusur oranının tespitinin gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

3. Davalı … ve … cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kırıkkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.01.2014 tarihli 2009/279-2014/52 sayılı kararıyla; davacılar … ve … …’in açmış oldukları destekten yoksun kalma tazminatı davasının kabulü ile davacı … için 187.474,86 TL destek tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine (davalı … şirketinin tahsilde tekerrür olmamak üzere 8.220,89 TL destek tazminatından sorumlu tutulmasına), davacı … l’in muris …’in ölümünden ötürü 68.794,26 TL, muris …’in ölümünden ötürü 51.428,18 TL destek tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı … ‘ın açmış olduğu maddi tazminat davalarının reddine, davacı … için 1.500 TL, davacı … için 1.500 TL cenaze ve defin giderinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı … için eşini ve kayınvalidesini kaybetmesinden ötürü 30.000 TL, davacı … için babasını ve babaannesini kaybetmesinden ötürü 30.000 TL, davacı … için kardeşini ve annesini kaybetmesinden ötürü 15.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davalı … şirketinin manevi tazminat sorumluluğu bulunmadığından davalı … aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tüm taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarih 2014/9368-2016/4639 sayılı kararı ile ”davacı … için kayınvalidesinin ölümünden dolayı küçük …’ın bakım dönemi sonuna kadar hesaplanacak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerektiği,reddedilen manevi tazminat bakımından sigorta şirketi lehine de vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı, davalı …Ş. ile davacılar … ve … vekili arasında 30.03.2010 tarihli sulh protokolü imzalanmış, bu belgenin mahkemece hiç değerlendirilmediği, davalının kazaya karışan her 3 aracın da zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu hususu da unutulmayarak, sulh protokolünün içeriği, hangi poliçelere ilişkin olduğu, kapsam ve etkilerinin ne olacağı hususlarının mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, davacı … yararına babaannesinden dolayı destek tazminatına hükmedilmiş olmasının isabetli olmadığı, dava öncesinde davalı … şirketine yapılmış bir başvurunun bulunmadığı, davalı … yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmetmek gerektiği, kabule göre de; davacı … için ölen eşinden dolayı hükmedilen maddi tazminat tutarı yönünden lehine vekalet ücretine hükmedilirken, hesaplanan vekalet ücretinden, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılması nedeniyle tazminattan mahsup edilen 150.000 TL için hesaplanan vekalet ücretinin düşülmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, ödenen 150.000 TL’nin tazminattan mahsup edildiği ve mahkemece bakiye tazminata hükmedildiği, buna göre hükmedilen 187.474,86 TL için hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğine hesaplanacak vekalet ücretinin tamamına hükmetmek gerekirken eksik vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru bulunmadığı, yine kabule göre; davacı tarafça yatırılan peşin harç ve ıslah harcının yargılama giderlerinden dikkate alınmayarak davacı taraf üzerinde bırakılmasının da doğru olmadığı” gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ”…destek …’ın ölüm olayı nedeniyle davalı … şirketinin sulh ile ödeme sonucu sorumluluğunun tamamen sona erdiği; davacı Kardeş … için, …’in ölümü nedeniyle, kardeşlerin, birbirlerine bakmakla yükümlü olmaması, sadece TMK.m.364’e göre refah içinde bulunmaları şartına bağlı olarak sadece nafaka yükümlülüklerinin bulunduğu, TMK hükümleri dikkate alınarak desteğin, gelirinden kardeşine pay ayırmayacağı, bu nedenle kardeşin destekten yoksun kalma tazminatının olmadığı; …’ in ölümü nedeniyle Yargıtay bozma kararı gereği davacı …’ın kazadan önce anne, babası ve babaannesi ile birlikte yaşamakta olup, maddi durumları iyi olan anne ve babasının bakım gözetimi altında bulunan ve onların tek çocuğu olan davacı … yararına babaannesinden (…) dolayı destek tazminatı gerekmediği; davacı … için kayınvalidesinin (…) ölümünden dolayı küçük …’ın bakım dönemi sonuna kadar destekten yoksun kalma tazminatı alabileceği; Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi gereğince davacıların meydana gelen trafik kazası sonucu uğramış olduğu haksız fiilden dolayı duydukları elem ve ızdırap, ruhen ve bedenen çekmiş olduğu üzüntülerinin özellikle murislerinin ölümünden ötürü davacıların içinde bulundukları manevi çöküntünün bir nebze giderilebilmesi amacıyla davacıların ve davalıların mali ve sosyal durum ekonomik durumu, olayın oluş şekli, manevi tazminatın amacı, manevi tazminatın tarafları açısından zenginleştirici ve fakirleştirici bulunmaması dikkate alınarak manevi tazminat miktarının belirlendiği; birleşen dava davacıları … ve Seher bakımından her ne kadar destekten yoksun kalma talebi ile tazminat talebinde bulunulmuş ise davacılar tarafından mütefeffa …’nın davacılara desteğine ilişkin her hangi bir delil ibraz edilmediği, asıl davaya ilişkin bozma kararında dahi, davacı …’ın babaannesi … ile aynı evde kalmasına rağmen, Havvanın desteği bulunmadığından bahisle mahkemece hükmedilen destek tazminatının bozma nedeni sayıldığından davanın reddi gerektiği” gerekçesiyle davacılar … ve … …’in açmış olduğu destekten yoksun kalma tazminatı davasının kabulü ile davacı … bakımından taleple bağlı kalınarak 187.474,86 TL destek tazminatının olay tarihi olan 30.09.2009 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …Ş. dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı küçük … …’in muris …’in ölümünden ötürü 68.794,26 TL destek tazminatının … Sigorta AŞ dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davalı …Ş.’nin ibra edilmiş olası nedeniyle bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacı … …’ın açmış olduğu destek tazminatı talebinin reddine, davacıların murislerinin ölümlerinden ötürü cenaze ve defin giderine yönelik maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 1.500,00 TL maddi tazminatın davacı …’e, 1.500,00 TL maddi tazminatın davalı … …’a olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin davalı … dışında diğer davalılar yönünden kısmen kabulü ile davacı … için eşi ve kayınvalidesini kaybetmesinden ötürü 30.000,00 TL, davacı küçük … için küçük yaşta babasını ve babaannesini kaybetmesinden ötürü 30.000,00 TL, davacı …’in ise annesini ve kardeşini kaybetmesinden ötürü 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte araç sürücüleri ile araçların işletenleri olan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

V TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacılar vekili ile birleşen dava davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl dava davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ıslah talebinin bozma sonrası ikinci kez ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle dikkate alınmamasının doğru olmadığını, davacı …’nun maktul … öldükten sonra destekten mahrum kaldığı ve küçük …’ın bakım dönemi sonuna kadar hesaplanacak fiili desteklik durumu gözetilerek reelde bir bakıcıya ödenecek destek miktarı kadar hesaplama yapılması gerektiğini, davalı tarafın tüm temyiz itirazları reddedildiğinden bozma öncesi ilk karardaki davalılar lehine hükmedilen tüm ret vekalet ücreti, yargılama giderinin davacılar aleyhine yükseltilemeyeceğini, ıslah edilen alacak kaleminin hesaba katılmaması nedeniyle karşı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretininde dikkate alınmasının hatalı olduğunu, harç giderinin davalı yana yükletilmesine ilişkin gerekçeli kararda hüküm kurulmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

2. Birleşen dava davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacıların babaanneleri …’nın davacılara devamlı surette maddi yardımda bulunduğunu, davacıların …’nın desteğinden yoksun kaldıklarını, davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu beyanla ve resen dikkate alınacak nedenlerle mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (…) poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacılar desteği …’in kullandığı aracın karıştığı kaza sonucu davacılar desteklerinin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 ve 56 ıncı maddesi

3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre, birleşen dava davacılar vekilinin tüm, asıl dava davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (6100 sayılı Kanun) ve mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda (1086 sayılı Kanun) usuli kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibarıyla bir davada, Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararı). Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı kararı).

Somut uyuşmazlıkta; mahkeme bozma öncesi ilk kararında maddi tazminat yönünden davalılar lehine maddi tazminat yönünden 500 TL vekalet ücreti, davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduklarından reddedilen manevi tazminat üzerinden Avukatlık Ücret Tarifesine göre hesap edilen 2.400,00 TL vekalet ücretinin davacı …’den, 2.400,00 TL vekalet ücretinin davalı … …’den ve 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacı … …’dan tahsili ile davalılara verilmesine, (davalı … yönünden her bir davacının sorumlu olduğu vekalet ücretinin 1.500,00 TL olduğuna) karar verilmiş, kararın tüm taraf vekillerince temyizi üzerine davalılar … ve … vekili ile davalılar … Taş. Pet. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. ve … vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilmiştir. Bozma sonrası kararda davacılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek davalılar … ve … vekili ile davalılar … Taş. Pet. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. ve … maddi tazminat yönünden lehine 16.967,94 TL, manevi tazminat yönünden 10.550,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HMK’nın 438/7 inci maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

3. Gerekçeli karar başlığında davacı … …’in adının yazılmaması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş ve bozma nedeni yapılmamıştır.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle birleşen dava davacılar vekilinin tüm, asıl dava davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle asıl dava davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 10. sayfasında yer alan ”16.697,94 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “500 TL ” ibaresinin, ”…10.550,00 TL vekalet ücretinin davacılardan…” ibarelerinin çıkarılarak yerine ”.. 2.400,00 TL vekalet ücretinin davacı …’den, 2.400,00 TL vekalet ücretinin davacı … …’den ve 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacı …’den….” ibarelerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3.815,00 TL vekalet ücretinin davalılar … Taş. Pet. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti’den alınarak duruşmada vekille temsil olunan asıl dava davacılarına verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden birleşen dava davacılarına yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde asıl dava davacılarına iadesine,

09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.