YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22121
KARAR NO : 2023/81
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/579 E., 2021/395 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların müşterek çocukları …’nun 29.08.2012 tarihinde, davalı … şirketine sigortalı kamyonun yaptığı kazada henüz 10 yaşında iken vefat ettiğini, kusurun davalının sigortaladığı araç sürücüsünde olduğunu, davalı tarafça 7.477,00 TL kısmi ödeme yapılmışsa da zararın karşılanmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bakiye destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 30.04.2021 tarihli dilekçe ile davacı … için 141.412,50 TL, davacı … için 77.787,43 TL’nin avans faiziyle tahsili talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, kaza nedeniyle ancak sigortalının kusuru oranında sorumlu oldukları, uzman bilirkişiden zarar konusunda rapor aldırılması gerektiği, dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini belirterek belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, 18.02.2015 tarihli, 2013/399 esas 2015/89 karar sayılı kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Anılan kararın temyizi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.06.2018 tarihli, 2015/12230 esas 2018/6067 karar sayılı kararıyla; “…Somut olayda kaza tespit tutanağının bulunmadığı, olay yeri görgü tespit tutanağında aracın olay mahallinden kaldırılmış olduğu, tanık beyanlarına göre müteveffanın araca bindiğini kimsenin görmediği ve araçtan düştükten sonra fark edildiği, ceza dosyasındaki keşif sonrası polis memuru tarafından düzenlenen bila tarihli kusura yönelik raporda sürücünün, aracın üzerinde branda olmaması nedeniyle tali oranda, vefat eden …’nun açık yük üzerinde gayri nizami ve tehlikeli şekilde seyahat etmek kuralını ihlal ettiğinden asli oranda kusurlu olduğu belirlenmiştir. Mahkemece iş bu dosyadan aldırılan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 29.12.2014 tarihli raporunda dosya kapsamının tümü ile tetkik edildiği, mevcut verilerle müteveffanın sürücünün haberi olmadan binip binmediğinin kesin olarak anlaşılamadığı, bu nedenle kararı mahkemeye ait olmak üzere olayın alternatifli olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı belirtilerek 1. durumda müteveffanın sürücünün bilgisi dahilinde aracın kasa kısmına bindiğinin kabulü halinde; sürücü … Birinci sevk ve idaresindeki kamyonun kasa kısmına gayri nizami şekilde yolcu almış ve ayrıca bu yolcu (müteveffa) yaşı itibariyle kendi sorumluluğunda olduğundan sebep olduğu olayda asli ve tam kusurlu (%100), müteveffa …’e yaşı itibariyle kusur izafe edilemeyeceği (kusursuz), 2. durumda müteveffanın sürücünün bilgisi dışında aracın kasa kısmına bindiğinin kabulü halinde; sürücü … sevk ve idaresindeki kamyonla seyri sırasında gelişen olayda etkenlik arz edecek herhangi bir trafik kuralı ihlali görülmediğinden atfı kabil kusuru bulunmadığı (kusursuz), olayda müdrik yaşta olmayan müteveffa, sürücünün bilgisi dışında nizami şekilde aracın kasa kısmına binmiş, ayrıca bulunduğu yerde tutunma tedbiri almayarak olaya sebebiyet vermiş olup davranış faktörleri sonuç üzerinde asli derecede ve tam kusurlu (%100) olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, açıklanan bu rapordaki 2. durumda belirlenen kusur oranına göre ve gerekçeleri yeterince tartışılmadan karar verilmiştir. Bilirkişi raporları arasındaki kusur durumuna ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, önceki kusur raporları ve tüm dosyadaki delillerin değerlendirildiği, gerekçeli denetime elverişli ve çelişkileri giderici kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir…” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “…Davalı … tarafından sigortalanan dava dışı … Birinci’nin sevk ve idaresindeki … plaka sayılı araç Işıklar Mahallesi dere mevkii istikametinden Kayabaşı yaylası istikametine gitmekte iken, aracın damper bölümünden düşmesi sonucu …’nun vefat etmesi neticesinde dava konusu kaza gerçekleşmiştir. Mahkememizce kusur tespiti için dosya İstanbul İ.T.Ü Karayolları Kürsüsü’ne Trafik İhtisas gönderilmiş, 24/01/2020 tarihli cevabi yazı ile sunulan raporda, dava dışı sürücü … Birinci’nın %25 oranında, davacı ebeveynlerin ise %75 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş, Mahkememizce alınan kusur raporu ile Akçaabat 1. Asliye Ceza Mahkemisi’nin 2012/390 E., 2012/504 K. Sayılı dosyası içerisinde bulunan kusur raporları arasında çelişki bulunmadığı tespit edilmiştir. Karayolları Trafik Kanunu 85. Maddesinde düzenlenen araç işletenin sorumluluğu kusur sorumluluğu olmayıp ağırlaştırılmış objektif sorumluluk (tehlike sorumluluğu)’ tur. Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur. Davalı …Ş ise sınırlı sorumlu olarak sorumludur … 29.08.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıların müşterek çocukları vefat etmiş olması nedeniyle, davacıların uğramış olduğu maddi zararın tespiti için dosya bilirkişiye sevk edilmiş, destekten yoksun kalma tazminatı davacı anne … yönünden 134.248,52 TL belirlenmiş olup davacı anne yönünden talebin kabulüne, davacı baba yönünden ise 77.787,43 TL olarak belirlenmiş olup, davalı … şirketinin tazminat miktarından poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğu dikkate alınarak hükmedilen tazminatın tamamından davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla maddi tazminat isteminin adı geçen davacılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.” gerekçesiyle, davacı … için 77.787,43 TL, davacı … için 134.248,52 TL destekten yoksun kalma tazminatının 12.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; olayda davalı sürücünün kusuru bulunmadığını, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği, aktüer bilirkişi raporunun hatalı olduğu, ödeme ile zararın karşılandığını ve ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan aracın karıştığı trafik kazasında araçta yolculuk eden davacıların desteğinin ölümünden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.