Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/21763 E. 2023/231 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/21763
KARAR NO : 2023/231
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/168 E., 2021/125 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı …’in işleteni olduğu, davalı … şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortalı aracın müvekkillerinin desteği …’in sevk ve idaresi altındayken 18.12.2004 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada hayatını kaybettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş için 10.000,00 TL destek tazminatı, 5.000,00 TL manevi tazminat; 5 çocuk için ayrı ayrı 3.000,00’er TL destek tazminatı ve 2.000’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, 09.12.2014 tarihinde maddi tazminat taleplerini davacı … için 15.000,00 TL, …, …, …, … ve … için ayrı ayrı 5.000,00 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı …. vekili; dava konusu kaza tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanuna göre zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, dava konusu kazanın 18.12.2004 tarihinde gerçekleştiğini, 2 yıllık zamanaşımı süresi sonrasında ıslah talep edildiğini, bir an için uzamış zamanaşımının uygulanması gerektiği düşünülse dahi, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi sonrasında ıslah talep edildiğini, bu nedenle zamanaşımı yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2008 tarihli ve 2007/736 Esas, 2008/346 Karar sayılı kararıyla; toplanan delillere, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere dayanılarak davacıların murisinin dava konusu kazaya %100 kusuruyla sebebiyet vermesi nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/12638 Esas, 2016/6315 Karar sayılı ilâmı ile
“…Davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtıkları, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı; dolayısıyla kusurlu araç şoförünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan işletenin kusurunun, araç şoförünün desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceği; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı … şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda sürücü kusurlu, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduklarına göre, davalı … şirketinin zarardan sorumlu olduğu ve davacıların davalı … şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecekleri, davalı …’e yönelik davadan feragat ettiğini bildirdiğinden ve vekaletnamesinde feragata yetkisi de bulunduğundan vaki feragat nedeniyle bir karar verilmeli” gerekçeleri ile kararın bozulmasına ve dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2017 tarih, 2016/314 E.-2017/407 K sayılı kararı ile Dairemizin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; davalı … yönünden davanın feragat nedeni ile reddine, davalı …. yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16/12/2019 tarihli ve 2018/40 Esas, 2019/12044 Karar sayılı ilâmı ile

“…tazminat miktarları bilirkişi raporu ve ıslah talebi ile uyumlu değildir. HMK hükümlerine göre davacı talebi gözönüne alınmalıdır. O halde davacıların talebi bilirkişi raporu ve ıslah talebi gözetilerek bir karar verilmelidir. Yazılı olduğu üzere açıklanan hususlar gözetilmeden karar verilmesi isabetli değildir. Davacılar vekilince temerrüt faizi olarak avans faizi istenilmiş, mahkemece yasal faize hükmedilmiştir. Oysa zarara neden olan araç ticari yolcu minibüsü olup, ticari faaliyet sırasında zarara neden olduğu ispatlanmıştır. Bu itibarla davada temerrüt faizi olarak avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır” gerekçeleri ile kararın bozulmasına ve dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemizin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; davalı …. yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat yönünden sigorta limiti ile sınırlı talepte bulunulmasına rağmen manevi tazminat nedeni ile vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme kabulünün dava ıslah dilekçesi ile talep edilen toplam miktarın altında kalmasının hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; uyulmasına karar verilen bozma ilâmı ile hüküm altına alınan trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminata ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı TBK.’nın 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları,

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.