Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/19563 E. 2023/6772 K. 07.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19563
KARAR NO : 2023/6772
KARAR TARİHİ : 07.07.2023

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/18 E., 2016/144 K.
SUÇ : 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye Muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … (Kapatılan) 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/18 Esas, 2016/144 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi uyarınca, hapisten çevrilen 6.000,00 TL ve doğrudan hükmedilen 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.04.2021 tarihli ve 19-2016/362809 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; katılan firma yetkilisi olan Ekrem ile aralarındaki anlaşmaya istinaden … markasını internet sitesinde kullandığına, hakkında erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine, vesaireye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. … Lojistik Nakliyat İnşaat Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adına vekilinin 19.02.2013 tarihli şikâyet dilekçesi ile; uzun yıllardır ev ve ofis taşıma sektöründe faaliyet gösteren şirketlerinin 2004 44584 numarası ile tescilli … markası ile www.guven-tas.com alan adlı internet sitesi vasıtasıyla hizmet verdiklerini, sanığın sahibi olduğu … Grup isimli firmanın ise aynı sektörde www…..evden-eve.gen.tr isimli internet sitesinde … ismini ve araç resimlerini kullanmak suretiyle, marka haklarına tecavüz ederek şirketlerinin ticari itibarını zedelediğini beyan ederek şikâyetçi olmuştur.

2. Katılan şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2004 44584 numaralı … + şekil markasının 20 ve 39. emtia sınıflarında ( kara, hava ve deniz taşımacılığı hizmetleri) tescilli olup suç tarihinden önce 31.07.2006 tarihli Resmî Marka Gazetesinde yayınlandığı anlaşılmış; dosyada mevcut bilirkişi raporlarında; sanığa ait www…..evden-eve.gen.tr alan adlı internet sitesinin ekran görüntüleri incelendiğinde “…, … Nakliyat” ibarelerinin iltibas oluşturacak şekilde kullanıldığı ve bu durumun marka hakkı ihlali niteliğinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

3.Sanık talimatla alınan savunmasında; şikayetçi şirket yetkilisi …’ın bilgisi ve rızası dahilinde internet sayfasını hazırladığını, üç gün emek ve mesai sarf ettiğini, sonradan Ekrem’in vazgeçtiğini ve kaldırılmasını istediğini, o sayfadaki bilgilerin de zaten şikâyetçi şirkete ait bilgiler olduğunu, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, internet sitesinde şikâyetçi şirketin ismi ve telefonları yazılı olduğundan herhangi bir zararları olmadığını, hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasını kabul etmediğini beyan etmiştir.

4.Katılan şirket yetkilisi Y.Ü. ve tanık E.Ü’nün alınan beyanlarında sanığın savunmasının … olmadığını beyan ettikleri ve 15.12.2015 tarihli celsede verilen (2) numaralı ara karara rağmen, sanığın şikâyetçi şirketle internet sitesi yapımı konusunda anlaştıklarına dair herhangi bir delil sunamadığı anlaşılmıştır.

5.Katılan şirket adına yetkilisi … ve vekili, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında yapılan uzlaşma tekliflerini kabul etmemişlerdir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrasında “Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal veya hizmet üreten, satışa arz eden veya satan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” aynı maddenin son fıkrasında ise ” Üzerinde başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı satışa arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara elkonulmasını sağlaması halinde hakkında cezaya hükmolunmaz.” şeklinde düzenlemeler mevcuttur.

Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğinin öngörülmesine ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinde düzenlenen taklit markalı ürünü satışa arz etme veya satma suçu yönünden aynı maddenin son fıkrasında etkin pişmanlık hükmüne yer verilmiş olmasına göre, daha önce taklit markalı ürünü satan ve satışa arz eden sanıklar yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanması olanaklı değil iken, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinde yapılan değişiklikle madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle, satışa arz etme veya satma seçimlik hareketleri yönünden uzlaştırma olanaklı hale gelmiştir.

Somut olayda ise; sanığa isnat edilen eylemin “hizmet üretmek” olduğu anlaşılmakla; 02.12.2016 tarihli değişiklik yapılmadan önce, taklit mal veya hizmet “üretenler” yönünden etkin pişmanlık hükmü öngörülmediğinden, değişiklikten önce de sanığa isnat edilen eylemin uzlaşmaya tabi olması ve katılanın uzlaşmayı kabul etmemesi nedeniyle taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığının anlaşılması karşısında; Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Sanığın Temyiz Talepleri Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği ve sanığın talimatla alınan savunmasında hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasını kabul etmediğini beyan ettiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Sanık kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, adli para cezasına hükmedildiği halde, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … (Kapatılan) 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/18 Esas, 2016/144 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın hükümden tamamen çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.07.2023 tarihinde karar verildi.