Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/3700 E. 2023/6780 K. 07.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3700
KARAR NO : 2023/6780
KARAR TARİHİ : 07.07.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2939 E., 2022/1886 K.
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2017/356 Esas, 2021/224 Karar sayılı kararı ile sanığın, marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (mülga) 61/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapisten çevrilen 6.000,00 TL ve doğrudan hükmedilen 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2…. Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2021/2939 Esas, 2022/1886 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmadan, … 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 22.04.2021 tarihli ve 22017/356 Esas, 2021/224 Karar sayılı sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükmün kaldırılmasına, marka hakkına tecavüz suçunun unsurları oluşmadığıdan ve eylemin Kanun’da suç olarak tanımlanmadığından bahisle sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; ceza mahkemelerinin hukuk mahkemesi kararları ile bağlı olmadığına, her iki işletmenin de yakın bölgelerde ve aynı sektörde faaliyet gösterdiğine, internet sitelerinde aynı anda “Kebabi” ve “Kebabi Express” markaları yer aldığında, tüketicilerde iltibas oluşturmanın ötesinde express eki nedeniyle sanki daha … hizmet veren bir şubeymiş izlenimi yaratıldığına, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Marka hakkı sahibi Ek Turizm Gıda Hizmetleri Ticaret A.Ş. adına vekilinin, 05.04.2011 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile; 2002 yılından beri Kebabi markasını fiilen kullandıklarını ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2002 07549 ve 2009 66907 tescil numaralı Kebabi ve Ek Kebabi + şekil markalarının tescilli sahibi olduklarını, sanığın ise aynı sektörde hizmet veren restorantında Kebabi markasını iltibas yaratacak şekilde kullanarak haksız menfaat elde ettiğini, sanığa … 13. Noterliği vasıtasıla ihtarname gönderdikleri halde, sanığın markayı kullanmaya devam edip, ihtarnamenin hemen ardından 17.03.2011 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu’na müracaat ederek Kebabi Master markasının tescili için başvuruda bulunduğunu beyan ederek şikayetçi olmuştur. Dilekçesi ekinde sanığın iş yerine ait menü broşürünün bir örneğini sunmuştur.

2.Sanık savunmalarında; 2004 yılından beri Kebabi Express olarak esnaf lokantası işlettiğini, 2011 yılında ihtar geldiğinde tabela ve logoyu kaldırdığını, suç işleme kastı bulunmadığını beyan etmiştir.

3.Dosyada mevcut 24.11.2011 tarihli bilirkişi raporunda; menü üzerinde katılan adına tescilli 2009 66907 numaralı Kebabi hizmet markasının, yazım ve şekil karakteri değiştirilerek iltibasa yol açacak şekilde Kebabi Express şeklinde taklit edildiğine, bu eylemin sıradan tüketiciler üzerinde aldatmaya yol açıp, marka hakkına tecavüz sayılan filler kapsamında olduğuna dair görüş bildirilmiştir.

4.Katılan tarafından sanığa karşı, şikâyete konu markalara tecavüzün önlenmesi, unvan terkini, markanın hükümsüzlüğü ve tazminat talepli olarak … 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/126 Esas sayılı dosyasında açılan hukuk davasında, sanığın “Kebabi” ibaresini 2004 yılından bu yana tescilsiz kullandığının tespiti ile müştekinin 2011 yılına kadar geçen sürede sessiz kalması sebebiyle davanın açılmasının Medeni Kanun’un 2. maddesine aykırılık oluşturduğu” gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.01.2021 tarihli, 2019/1834 Esas ve 2021/186 Karar sayılı kararı ile aynı gerekçelerle onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
5.İlk derece Mahkemesince, sanığın 2004 yılından 2011 yılına kadar Kebabi Express tabela ve logosunu kullandığını ikrar ettiği ve bilirkişi raporuna göre katılan adına tescilli 2009 66907 numaralı hizmet markasını iltibasa yol açacak şekilde taklit edildiği anlaşıldığından, sanığın marka hakkına tecavüz suçunu işlediği sabit görülerek mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılanın 2002 ve 2009 yıllarından bu yana tescilli “Kebabi”, “Ek Kebabi” ve “Köşe Kebabi” markalarının yazı stili, yazı puntosu ve logoları ile sanığın kullandığı “Kebabi Express” markasının yazı stili, yazı puntosu ve logosunun ortalama tüketiciyi aldatacak ve iltibasa mahal verecek şekilde benzer nitelikte olmadığı, markalar arasında sadece “Kebabi” ibaresinin kullanılması yönüyle benzerliğin bulunduğu düşünülse dahi bu ibarenin markalardaki kullanım şeklinin bile birbirine benzemediği, ayrıca katılanın markalarının tarafların faaliyet alanı itibariyle hitap ettiği müşteri kitlesi esas alındığında bilinirliği yüksek markalardan olmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.01.2021 tarihli, 2019/1834 Esas ve 2021/186 Karar sayılı kararı ile kabul edildiği üzere sanığın markasını 2004 yılından itibaren kullanmakta olması da nazara alındığında, sanığın katılanın markalarından haberdar olarak ve bu markaların tanınmışlığından faydalanarak, iltibas kastıyla hareket ettiğinin de sabit olmadığı şeklindeki gerekçe ile sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
İncelenen dava dosyası içeriğine ve Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesine göre, inceleme konusu kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2021/2939 Esas, 2022/1886 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.07.2023 tarihinde karar verildi.