YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2434
KARAR NO : 2023/6749
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/324 E., 2022/20 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2014 tarihli ve 2013/1115 Esas, 2014/448 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası (teşdiden), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası (teşdiden) ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 2 … hapis ve 4.200,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, suça konu kaçak petrolün 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi
uyarınca müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci ile üçüncü fıkralarına göre müsadere koşulları oluştuğundan müsaderesine karar verilmiştir.
2. Anılan kararın malen sorumlu … ile sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 27.01.2021 tarihli ve 2019/5205 Esas, 2021/659 Karar sayılı ilâmıyla;
“I. Malen sorumlu …’ın temyiz talebine yönelik yapılan incelemede;
18.12.2013 tarihinde Talimat Mahkemesince alınan ifadesinde CMK’nin 234. maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen şikayetçi olmadığını beyan eden ve yargılamaya usulüne uygun şekilde katılmadığı anlaşılan malen sorumlunun hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından vaki temyiz talebinin reddine;
II. Sanığın temyiz talebine yönelik yapılan incelemede;
1)Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’nun 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’nun 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’nun 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması,
2) Aracın kayden maliki …’ın ifadesinde; adına kayıtlı aracı kaynı olan … …’a düğünü var diye emaneten verdiğini, sanığı tanımadığını beyan ettiğinin, temyiz dilekçesinde ise düğünleri olduğu için aracı sanığa emaneten verdiğini belirttiğinin anlaşılması karşısında; aracın … niyetli 3. kişiye ait olup olmadığının tespiti bakımından, sanığın savunmasında adı geçen … …’ın dinlenmesi, aracın fiilen kimin tarafından kullanıldığının kolluk marifetiyle araştırılması ve geçmişe yönelik olarak varsa bu aracın sürücüsü olarak sanık hakkında trafik kurallarına aykırılıktan verilmiş para cezası bulunup bulunmadığı hususları araştırılıp birlikte değerlendirilerek aracın iyiniyetli 3. kişiye ait olup olmadığı, ayrıca 5607 sayılı Yasanın 13. maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığı, aracın kasko, piyasa değeri ile dava konusu eşyanın değeri karşılaştırılmak suretiyle nakil vasıtasının müsaderesinin hakkaniyete aykırılık oluşturup oluşturmayacağı da belirlendikten sonra müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde müsadere kararı verilmesi,
Kabule göre;
1) Sanıkta 1100 litre gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirilen olayda; 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca, alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayanan kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamında göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiili sebebiyle temel cezanın belirlenmesinde teşdit uygulanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı halde hapis ve adlî para cezasının tayininde alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2) 5237 sayılı TCK’nın “Cezanın Belirlenmesi” başlıklı 61. maddesinin 1. fıkrasında sayılan hususlar arasında yer almayan “sanığın ekonomik ve diğer şahsi halinin” temel gün adlî para cezasının tayini sırasında hatalı olarak teşdit gerekçesi olarak gösterilmesi,
3) TCK’nin 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adlî para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına
çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adlî para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,
4) Davaya konu gümrük kaçağı yakıt hakkında … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/08/2013 tarih ve 2013/1026 D. İş sayılı kararına istinaden tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, eşya tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun’un 13. maddesi delaletiyle TCK’nin 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi…” nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine temyize konu edilen … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2022 tarihli ve 2021/324 Esas, 2022/20 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası yollamasıyla beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL ve doğrudan verilen 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci ile üçüncü fıkralarına göre müsadere koşulları oluştuğundan müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; aracın arkadaşının eniştesi olan …’a ait olduğuna, ele geçen mazotla alakası olmadığına, verilen kararın yetersiz incelemeyle ve lehine olan hükümler uygulanmadan verildiğinden hukuka aykırı olduğuna ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın lehine bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlilerince önleme araması kararına istinaden icra edilen önleyici kolluk devriyesi faaliyeti esnasında sanığın sevk ve idaresindeki 33 NV 585 plakalı Renault Manager marka aracın şüphe üzerine durdurulduğu, sanığa araç içerisinde kaçak mazot olup olmadığı sorulduğunda kaçak mazot olduğunu beyan etmesi üzerine, araçta yapılan usulüne uygun arama neticesinde bidonlar içerisinde ulusal marker seviyesi geçersiz olduğu tespit edilen toplam 1100 litre motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunmasında; ele geçen kaçak mazotun kendisine ait olmadığını, arkadaşı … …’a ait olduğunu, olay tarihinde … …’ın yanına gelerek … köyünden kaçak mazot alacağını söylediğini ve kendisine yardım etmesini istediğini, kendisinin de kabul ettiğini, daha sonra … … ve kendisinin … köyüne gittiklerini, orada tanımadığı bir şahıstan kaçak mazotu aldıklarını, …’ya gelirken yolda kolluk kuvvetleri tarafından arama yapılınca kaçak mazotu yakalattıklarını beyan ettiği belirlenmiştir.
3. Bozma sonrası sanığa 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık ihtaratının yapıldığı, kamu zararının bildirildiği, ancak sanığın her iki tutarı ödeyecek maddi gücünün olmadığını beyan ettiği ve herhangi bir ödeme yapmadığı saptanmıştır.
4. Kaçak eşyaya mahsus tespit (…) varakası dava dosyasında bulunmaktadır. … varakasına göre belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre “pek hafif değer” aralığında olduğu anlaşılmıştır.
5. Suça konu akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemede yer alan özelliklere aykırı olduğuna dair analiz raporu dava dosyasında mevcuttur.
6. 03.08.2013 tarihli arama, el koyma ve muhafaza altına alma tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
7. 33 NV 585 plakalı araca ait araç ruhsat belgesi ile araç takyidat bilgilerini içerir belge dosya arasında bulunmaktadır.
8. Malen sorumlu …’ın beyanı dava dosyasında mevcut olup, beyanında aracın kendi üzerine kayıtlı olduğunu, sanığı tanımadığını, kaynı … …’ın düğünüm var diye aracı kendisinden emaneten istediğini, kendisinin de aracı verdiğini, sanığın da bir yere gideceğini söyleyerek kaynı … …’dan emaneten aldığını, sanığın araçta mazot taşıdığını bilmediğini ifade ettiği saptanmıştır.
9. Mahkeme tarafından Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı kısımda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamının gereklerinin kısmen yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Bozma sonrası Talimat Mahkemesince sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı olan 8.196,88 TL’yi ödemesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak cezasından indirim uygulanabileceğinin ihtar edildiği ve sanığın ifadesinde kendisine bildirilen miktarı ödeyecek gücünün olmadığını beyan ettiği, keza daha az tutarda olan ve kamu zararı olarak kabul edilen miktarı dahi ödeyecek gücünün olmadığını beyan ettiği, bu itibarla ödeme gücü olmadığını açıkça ifade eden sanığa yapılan ihtaratın usulüne uygun olduğu ve yanıltma söz konusu olmadığı anlaşıldığından Tebliğname’de (1) numaralı paragraftaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 27.01.2021 tarihli ve 2019/5205 Esas, 2021/659 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş olmasına ve bozma ilamı sonrası yapılan yargılama neticesinde verilen kararın gerekçesinde bozma ilamına uyma konusundaki irade belli edilmesine rağmen, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesi gereğince Yargıtay bozma ilamına uyulup uyulmayacağı hususunda bir karar verilmeden yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda; aracın kayden maliki …’ın ifadesinde adına kayıtlı aracı kaynı olan … …’a düğünü var diye emaneten verdiğini, sanığı tanımadığını beyan ettiğinin, bozma ilamı öncesi verilen hükme yönelik temyiz dilekçesinde ise düğünleri olduğu için aracı sanığa emaneten verdiğini belirttiğinin anlaşılması karşısında aracın … niyetli 3. kişiye ait olup olmadığının tespiti bakımından, sanığın savunmasında adı geçen … …’ın dinlenmesi, aracın fiilen kimin tarafından kullanıldığının kolluk marifetiyle araştırılması ve geçmişe yönelik olarak varsa bu aracın sürücüsü olarak sanık hakkında trafik kurallarına aykırılıktan verilmiş para cezası bulunup bulunmadığı hususları
araştırılıp birlikte değerlendirilerek aracın iyiniyetli 3. kişiye ait olup olmadığı, ayrıca 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığı, aracın kasko, piyasa değeri ile dava konusu eşyanın değeri karşılaştırılmak suretiyle nakil vasıtasının müsaderesinin hakkaniyete aykırılık oluşturup oluşturmayacağı da belirlendikten sonra müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2022 tarihli ve 2021/324 Esas, 2022/20 sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.