Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/22575 E. 2023/8496 K. 17.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22575
KARAR NO : 2023/8496
KARAR TARİHİ : 17.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/570 E., 2018/174 K.
SUÇ : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) 5. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 19.03.2012 tarihli ve 2012/325 Esas, 2012/90 Karar sayılı kararı ile sanığın izin tecavüzü suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2.(Kapatılan) 5. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 19.03.2012 tarihli ve 2012/325 Esas, 2012/90 Karar sayılı kararının Askeri Savcı tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 26.02.2013 tarihli ve 2013/0424 Esas, 2013/0414 Karar sayılı ilamıyla; sağlık raporu alabilmek için 08.12.2011 tarihinden 16.12.2011 tarihine kadar Kasımpaşa … Hastanesinde çeşitli polikliniklere müracaat ettiği anlaşılan sanığın, bu tarihten itibaren “uzman erbaş olamaz” sonuçlu sağlık kurulu raporunu aldığı 28.12.2011 tarihine kadarki mazeretlerinin araştırılmadığı, sanığın hangi tarihte uzman erbaşlık sınavını kazandığı, kendisine hangi amaçla izin verildiği, hangi tarihte ve hangi makam tarafından sağlık muayenesine sevk edildiği, rapor işlemlerinin hangi tarihte sonlandırıldığı, bu durumun Birlik Komutanlığınca bilinip bilinmediği hususları araştırılarak, araştırma sonucuna göre sanığın mazeretlerinin haklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik bilgi ve belgelere göre yapılan değerlendirmede isabet görülmeyerek beraat hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) 5. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 22.05.2014 tarihli ve 2013/658 Esas, 2014/465 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 27.06.2014 tarihinde kesinleşmiştir.

4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 27.06.2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 24.02.2015 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediğinin Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2015 tarihli ve 2015/202 Esas, 2015/411 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine, Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2018 tarihli ve 2017/570 Esas, 2018/174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) 5. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 22.05.2014 tarihli ve 2013/658 Esas, 2014/465 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, duruşma açılıp dava dosyasının yeniden incelenerek beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yapılan incelemede; Beşiktepe/Tekirdağ’daki birliğinde askerlik görevini yapmakta olan sanığın, 06.12.2011 tarihinde beş gün izinli olarak Kahramanmaraş’a gönderildiği, 11.12.2011 günü birliğine katılması gerekirken, yasal bir mazereti olmaksızın izin süresini geçirdiği, 29.12.2011 tarihinde kendiliğinden katılış yaptığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2.Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; olay tarihinde uzman çavuşluk sınavını kazandığını bu sebeple kendisinden sağlık kuru raporu istendiğini, izin süresi içinde bölük komutanını arayarak sağlık
raporu işlemlerinin yetişmediğini söylediğini, bölük komutanının kendisine işlerini bitirip gelmesini istediğini, eyleminin suç olduğunu bilmediğini, öncelikle beraatini talep ettiğini aksi halde lehe olan hükümlerin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını istediğini beyan etmiştir.

3.Sanığın olay tarihinde bölük komutanı olarak görev yapan Birol Gürkan’ın tanık sıfatıyla alınan yeminli ifadesi de maddi vakıayı destekler mahiyettedir.

4.Kasımpaşa … Hastanesi Baştabipliğinin 08.05.2013 tarihli ve “…” konulu yazısında; sanığın Cebeci Personel Temin Merkezi Komutanlığının 07.12.2011 tarihli yazısıyla sağlık kurulu rapor almak için muayeneye gönderildiği, Kasımpaşa … Hastanesi Baştabipliğinin 28.12.2011 tarihli ve 10325 sayılı sağlık kurulu raporuyla astigmatizma teşhisi konarak “7/A F-2 Uzman Erbaş Olamaz” kararı verildiği bildirilmiştir.

5.Kahramanmaraş Askerlik Şubesi Başkanlığının 11.07.2013 tarihli yazısında sanığın sağlık raporu almak için yapılan sevk işlem ve tarihine dair bilgi verilerek, uzman çavuşluk sınavını kazandığına dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı belirtilmiştir.

6.Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Daire Başkanlığının 28.04.2014 tarihli yazısında sanık …’nin 27.10.2011 tarihinde uzman erbaşlık için fiziki yeterlilik ve kabiliyet testi ile 28.10.2011 tarihinde mülakat aşamalarına katıldığı ve başarılı olduğu bilgisi verilmiştir.

7.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2015 tarihli ve 2015/202 Esas, 2015/411 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur.

8.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanığa atılı suç tarihi ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içinde kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında zamanaşımının durduğu hususu göz önüne alındığında; sanığa atılı suçun işlendiği 18.12.2011-29.12.2011 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

2.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; Kıt’asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmeyen askeri şahısların aynı Kanun’un birinci fıkrasında yazılı olduğu şekilde bir yıldan üç yıla kadar hapsolunacağının hüküm altına alınmıştır.

3.1632 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiş olan izin tecavüzü suçunun oluşabilmesi için, sanığın birliğine zamanında özürsüz olarak dönmemesi koşulu aranmakta ise
de, Kanunda özürün ne olduğu ve kapsamı belirtilmemiştir. (Kapatılan) Askerî Yargıtayın yerleşik kararlarında, izin tecavüzü suçunda yer verilen bu özrün kapsamı, TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 57 nci maddesinin (b) bendi ve 58’inci maddelerinde öngörülen kıstaslar esas alınarak, beklenmeyen aniden ortaya çıkan ve sanığın zamanında Birliğine dönmesini zorlaştıran, engelleyen durumlar olarak kabul edildiği görülmekte ve ayrıca sanığın, kanuna aykırı eylemini bir an evvel sona erdirmeye veya mazeretini ortadan kaldırmaya yönelik hareketlerinin, kısaca, suç ve dehalet kasıtlarının dikkate alınması gerekmektedir.

4.Dosya kapsamına göre sanığın sağlık kurulu işlemlerinin 16.12.2011 tarihinde bittiği, bu tarihten sonra başkaca bir işlem olmamasına rağmen birliğine katılmadığı hususu göz önüne alındığında, sağlık kurulu işlemleri uzadığı için izin süresinin bitiminde birliğine katılamadığı şeklinde mazeret olak ileri sürdüğü hususun, gerçek dışı ve askerlik hizmetine … tutulabilir nitelikte olmadığı anlaşılmakla; Mahkemece tüm unsurları ile oluşan atılı suça konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

5.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 18.12.2011-29.12.2011 yerine 11.12.2011-29.12.2011 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür.

6.5237 Sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

7.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2018 tarihli ve 2017/570 Esas, 2018/174 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.10.2023 tarihinde karar verildi.