Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/27853 E. 2023/6925 K. 12.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/27853
KARAR NO : 2023/6925
KARAR TARİHİ : 12.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEMYİZ EDENLER : Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili yönünden; sanığın eyleminin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık müdafii yönünden ise; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2012 tarihli ve 2012/286 Esas, 2012/345 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına

karar verilmiştir.

2.Denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlenmesi üzerine önceki kararın açıklanmasına karar verilmesi suretiyle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2016/258 Esas, 2016/662 Karar sayılı kararı ile 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan sanık hakkında neticeten 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebebi, verilen karar hukuka aykırı olduğundan bozulması gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; ele geçirilen ürünün herhangi bir karşım yapmadan yağ olarak satıldığına, satılan madeni yağın akaryakıt özelliğine sahip olduğunun bilinmediğine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Tır ve kamyon garajında madeni yağ üzerine faaliyet gösteren sanığa ait … yerinde karışımlı akaryakıt satıldığı ihbarı üzerine yapılan çalışmalar esnasında, bir nakil aracı ile bahse konu … yerinin arka tarafından sac baraka ile etrafı örtülü … yerine sıvı aktarımı yapıldığı görülerek usulüne uygun biçimde Mahkemeden alınan arama kararına istinaden yapılan aramada, … yeri sahibinin sürücülüğünü yaptığı araçta suç unsuruna rastlanılmadığı, ancak … yerinde bulunan 8 adet biner litrelik tanklardan 1000 litre motorin amaçlı kullanılan menşei belirsiz sıvının ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık savunmasında, fabrikalardan aldığı madeni yağları kamyoncu ve sanayicilere sattığını, suç olduğunu bilmediğini, kabul ettiği soruşturmada ifadesine göre plâkasını hatırlamadığı bir tankerden içinde plastik tank bulunan nakil aracına ucuz olduğu için faturasız olarak aldığı yağı … yerindeki tanklara aktardığını, sadece madeni yağ olarak sattığını, karışım yapmadığını beyan etmiştir.

3.Tübitak Marmara Araştırma Merkezi (Tübitak-MAM) tarafından düzenlenen 12.05.2014 tarihli analiz raporunda suça konu motorin numunesinin yağ içerdiği belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın eyleminin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5015 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Nakil Aracının İadesi Yönünden
Suçta kullanıldığına ilişkin somut delil ele geçirilemeyen nakil aracının sahibine iadesine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

C. Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Sanığa ait … yerindeki tanklarda ticari miktar ve mahiyette 1000 litrelik tağşiş edilmiş kaçak motorin bulunduğu, suça konu olayın gelişimi, akaryakıtın ele geçirildiği yer, somut delille desteklenen ihbarın içeriği nazara alınarak sanık müdafiin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışında sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5015 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinin birinci fıkrasının yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar … Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise ”1/2”, ihtarat yapılmış ise ”1/3” oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı da dikkate alınarak,
Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanun’lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları, 5 inci maddesinin ikinci fıkralarının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel Mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

2.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası celp edilmeden hüküm kurulması,

3.Suç konusu kaçak akaryakıtın 5015 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2016/258 Esas, 2016/662 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Nakil Aracının İadesi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2016/258 Esas, 2016/662 Karar sayılı kararında nakil aracının iadesi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün nakil aracının iadesine ilişkin bölümünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2016/258 Esas, 2016/662 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.09.2023 tarihinde karar verildi.