Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/10038 E. 2023/4334 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10038
KARAR NO : 2023/4334
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1773 E., 2020/530 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine / Davanın Kısmen Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Doğubayazıt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/1 E., 2018/121 K.

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde; 14.10.2016 tarihinde davalıların trafik sigortacısı, ve sürücüsü olduğu minibüs ile davacıların desteği … ‘ın yolcu olarak bulunduğu kamyonun karıştığı trafik kazası neticesinde davacıların desteğinin vefat ettiğinin belirterek, belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ve müvekkillerin her biri için 20.000,00’er TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı …’den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel arttırım dilekçesi ile cenaze ve defin gideri talebini 8.000,00 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
1-Davalı HDİ Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davacıların müvekkil şirkete başvurusunun haklı nedenle reddedildiğini, davacıların yaşlı annelerin desteğine muhtaç olma ihtimalinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2-Davalı …, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “..müteveffa … 1965, davacılar ise 1993 doğumlu olup vefat eden annelerinin davacılara eylemli bir yardımının bulunmadığı, bu hususun davacı taraf tanıkları tarafından dahi beyan edildiği, davacıların ölen kişinin salt mirasçısı olması yeterli olmayıp desteğinden yoksun kaldıklarının ispatlanması gerektiği, davacıların vefat edenin desteğinden faydalandıklarına dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, eylemli ve düzenli bir desteğin varlığının ve şayet ölüm gerçekleşmeseydi bu desteğin yakın gelecekte de devam edeceği konusunda bir kanaat oluşmadığı, vefat edenin sadece taşınmazlarının bulunmasının davacılara destek anlamına gelmeyeceği, davacıların bulundukları yer Iğdır Müftülüğü ve Iğdır Belediye Başkanlığı’na vefat tarihi itibariyle cenaze ve defin giderinin ne kadar olabileceği konusunda müzekkere yazıldığı ancak Müftülük ve Belediye tarafından açıklayıcı bir bilgi verilmediği, aynı yörede bulunan yargı çevre belediye başkanlığına bu konuda müzekkere yazılarak vefat tarihi itibariyle cenaze ve defin giderinin ne kadar olabileceği sorulduğu, Doğubayazıt Belediye Başkanlığı tarafından vefat tarihi itibariyle cenaze ve defin giderinin 4.432,05 TL olabileceği belirtildiği” gerekçesi ile davacı tarafın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, davacı tarafın defin ve cenaze giderine ilişkin maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.432,05 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı tarafın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı … için 15.000,00 TL, … için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı …’den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili; hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, Iğdır ile Doğubayazıt’ın farklı yöresel adetlere sahip olduğunu, bu nedenle cenaze ve defin giderinin kısmen kabulünün hatalı olup tümden kabulü gerektiğini, davacıların destek tazminatı talebinin reddinin hatalı olduğunu, müteveffanın sahip olduğu tarlaların tapuları dosyaya sunulmasına rağmen köy muhtar ve azaları dinlenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… ölenin ikiz oğulları olan davacılar ile ölen anne … arasında desteklik ilişkisinin bulunduğu iddia edilmiş ise de tazminat talep eden erkek çocukların reşit (23 yaşında) ve üniversite öğrenimi görmeyip yetişkin çalışan oldukları; ölen annelerinin desteğine muhtaç olmalarını gerektiren herhangi bir ağır hastalık ya da engellerinin olduğuna dair delilin bulunmadığı, öte yandan davacı tanıkları tarafından ölen annenin sağlığında davacı oğullarına değil, davacıların annelerine destek oldukları ve müteveffa annenin elbirliği ile malik olduğu taşınmazları ekip biçmediğinin beyan edildiği anlaşılmakla, anne-babanın çocuğa destekliğinin sonsuz bir ilişki olarak kabul edilemeyeceği ilkesi de dikkate alındığında, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etme haklarının bulunmadığının yerel mahkemece kabulünde isabetsizlik bulunmamasına (Bknz. Yargıtay 17.HD’nin 2017/1141 Esas, 2019/8979 Karar sayılı ilamı); her ne kadar davacıların ikamet ettikleri Iğdır İl Müftülüğünce cenaze ve defin gideri konusunda açıklayıcı bir bilgi verilmediğinden yerel mahkemece mahkemenin yargı çevresindeki Doğubayazıt İlçe Müftülüğü’nden alınan cevaba göre bir karar verilmiş ise de, davalı … şirketi yöresel taziye giderlerinden sorumlu olmayıp yerel mahkemece hükmedilen cenaze ve defin giderinin az olmamasına; kaza tarihi (14.10.2016), kusur durumu (davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olması), somut olayın özellikleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları hep birlikte nazara alındığında yerel mahkemece davacılar için ayrı ayrı hükmedilen manevi tazminatların az olmadığı” gerekçesi ile Doğubayazıt 1. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 28/02/2018 tarih ve 2017/1 Esas, 2018/121 Karar sayılı hüküm, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile istinaf kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle vefat eden desteğin, davacılara eylemli ve düzenli olarak destek olduğuna dair olgunun ispat edilememesine ve davacıların reşit olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.