YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14276
KARAR NO : 2023/4336
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2020/68 E., 2022/50 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasınakarar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin … mirasçıları olduğunu, müvekkillerinin babası … ‘ın %90 özürlü olduğunu ve desteğe muhtaç olduğundan kendisine sağlanan destekle araç almaya karar verdiğini, gerekli belgeler ile beraber T.C. Ziraat Bankası Osmaniye şubesine müracaat ettiğini ve 20.000,00 TL bedelli bireysel kredi aldığını, kredinin kullanılması ile birlikte davalı şirket tarafından bu kredi nedeniyle … ‘a hayat sigortası yapıldığını, müvekkillerinin murisi … ‘ın 02.01.2012 tarihinde vefat ettiğini, … ‘ın sağlığı ile ilgili bilgilerin bankaya bildirildiğini, banka ve davalı şirketin tüm durumdan haberdar olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000,00 TL ‘nin vefat tarihi olan 02.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların iyiniyetli olmadıklarını, murisin yoğun bakım ünitesinde ve ölümcül bir evrede olduğu sırada alınan vekaletle kredi ve yaptırılan bir sigortanın söz konusu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 05.05.2015 tarihli ve 2012/436 Esas, 2015/288 Karar sayılı kararıyla; davacının talebi olan 20.000,00 TL’den 10.000,00 TL’ye ilişkin kısmına ilişkin davanın reddine, Davacının, davalıdan alabileceği 10.000,00 TL üzerinde Ziraat Bankası A.Ş.’nin rehin hakkı olması nedeni ile ve Ziraat Bankası A.Ş’nin davacıya 10.000,00 TL verilmesine muvafakat etmemesi nedeni ile diğer 10.000,00 TL’ye ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 05.05.2015 tarihli ve 2012/436 Esas, 2015/288 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.10.2019 tarih ve 2018/6315 Esas, 2019/9343 Karar sayılı ilamında; “…karar verildikten sonra temyiz aşamasında dain-i mürtehin Ziraat Bankası A.Ş. tarafından verilen cevabi yazıda; söz konusu kredi borcunun ödendiği ve murisin borcu kalmadığı bildirilmiştir. Dain-i mürtehin tarafından verilen muvafakatin davanın her aşamasında tamamlanabilen dava şartı olup söz konusu muvafakate ilişkin yazı araştırılarak usulüne uygun olduğunun anlaşılması halinde mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Somut olayda sigortalının(müteveffa … ); 20.12.2011 tarihinde hastaneye yatırıldığı, uzun zamandır karaciğer hastalığının bulunduğu, Sigortalı … hastanede yatarken oğlu …’ın babasına vekil olarak 28.12.2011 tarihinde kredi kullandığı ve aynı tarihte davaya konu hayat sigorta poliçesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. 02.01.2012 tarihinde ise; sigortalı … karaciğer kanseri nedeniyle vefat etmiştir. Her ne kadar sigortalı, sözleşmesinin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlü olsa da; davaya konu hayat sigortası sözleşmesini sigortalı … kendisi yapmamıştır.
Ayrıca Hayat sigortası sözleşmesi yapılırken sigortalının sağlığı ile ilgili davalı sigorta şirketi tarafından hiç bir soru yönlendirilmemiştir. Buna göre; dosya kapsamından sigortalının kasıtlı olarak sağlık sorunlarını gizlediği belirlenemediği gibi, bu durum ispat edilmiş de değildir. Bu durum göz önüne alındığında yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre irdeleme yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli olmamıştır.” gerekçe ile karar davacılar yararına bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, “… poliçeyi sigortalı … kendisi yapmamıştır. Sigorta poliçesi düzenlenmeden önce sigorta şirketi tarafından sigortalının sağlık durumuna ilişkin hiçbir bilginin sorulmadığı da dosyadaki belgelerden anlaşılmakla, bu halde dosya kapsamından sağlık sorunlarının kasten gizlendiği hususunun belirlenemediği daini mürtehin olan dava dışı bankaya tüm kredi borcunun ödenmiş olması nedeniyle, poliçe ile teminat altına alınan ve vefat tarihinde 20.000,00 TL olan poliçe bedelinin davacılara ödenmesi gerektiği” gerekçesi ile davanın kabulü ile 20.000,00 TL’nin 08.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hayatın olağan akışı içinde hiçbir evladın, %90 oranında özürlü ve aynı zamanda kanser hastalığı nedeniyle ölümcül bir evrede olan babasına, hasta yatağında kredi için vekalet çıkarttırmak suretiyle kredi kullandırması ve borçlandırılmasının, beklenen bir davranış olarak kabul edilemeyeceği, murisin sağlık durumuyla ilgili hiçbir bilgi verilmediği, işlemleri vekaletle yürüten oğlu tarafından da herhangi bir beyanda bulunulmadığı, böylece gerçekte yapılmaması gereken bir poliçenin düzenlenmesine sebep olunduğunu, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre tarafların arasındaki uyuşmazlık; hayat sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat sitemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmaya devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1487,1490,1491,1498 inci maddeleri, Hayat Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
23.03.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.