YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10150
KARAR NO : 2023/3345
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/325 Esas – 2020/755 Karar
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/9 Esas – 2019/351 Karar
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın kırmızı ışıkta bekleyen çekiciye çarpması neticesinde meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107 nci maddesi gereğince 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 250.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu, davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, davacının sigortalı araçta hatır için taşınmazı nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “…dava konusu trafik kazasına ilişkin soruşturma dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda sigortalı araç sürücünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının maluliyetine ilişkin çelişkinin giderilmesi için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda davacının kaza nedeniyle %72 oranında malul olduğunun anlaşıldığı, davacının tespit edilen zararının poliçe limitini aşması nedeniyle davalının poliçe limiti oranında sorumluluğuna karar vermek gerektiği, dosya kapsamında davacının zararın artmasına neden olacak bir davranışının tespit edilemediği, ancak olayda hatır taşıması mevcut olduğundan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, ancak bu indirim yapıldığında dahi davacının zararının poliçe limitinin üstünde olduğu, bu nedenle poliçe limiti dikkate alınarak davanın kabulü gerektiği” gerekçesiyle davanın kabulüne 250.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, Adli Tıp Kurumu tarafından davacının sürekli maluliyeti olmadığının tespit edildiğini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporunda ve Genel Kurul raporunda sol ve sağ ekstremitelerde kuvvet kaybı olmadığının tespit edilmesine rağmen davacıya bu nedenle maluliyet verildiğini, davacının 07.03.2017 tarihli nöropsikolojik test değerlendirme testinde sonuçların göreceli olduğu tespit edildiği halde bu yönden de maluliyet hesaplandığını, davacının gözündeki maluliyetin dahi kazayla illiyeti tespit edilemediğini, sonuç olarak davacıya maluliyet izafesi yapılan 3 arazda da kesin sonuçlardan söz edilemeyeceğini, bu nedenlerle hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusuru ve araçta yolcu olması nedeniyle hatır taşımasından ayrı ayrı indirim yapılması gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle hükmedilecek tutar üzerinden indirim yapılması gerektiğini, ceza dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, kararın bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “…hükme esas alınan maluliyet raporunun önceki raporların çelişkili olması nedeniyle çelişkiyi gidermek amacıyla alındığını, raporda çelişkinin nedenlerinin açıklandığını, bu nedenle hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik olmadığını, SGK tarafından davacıya ödeme yapılmadığının bildirildiği, hatır taşıması nedeniyle de indirim yapıldığı, İlk Derece Mahkemesi kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın neden olduğu trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu, 51 inci ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 91 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan maluliyet raporunun bu husustaki çelişkiyi gidermek amacıyla alınması, SGK tarafından davacıya ödeme yapılmadığının bildirilmesi, hatır taşımasının mahkemece göz önüne alınması, davacının müterafik kusurunun somut olarak tespit edilememesi, ceza dosyasında şikayet yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olması, davacının yolcu olması ve kazaya etki eden bir davranışı olmaması nedeniyle %100 kusura göre hesaplama yapılmasında isabetsizlik olmaması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.