Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12319 E. 2023/5866 K. 06.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12319
KARAR NO : 2023/5866
KARAR TARİHİ : 06.11.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2010/228 E., 2019/37 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı … vekili ile davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili … ilçesi …Köyü 140 ada 48 parsel … 1.321,60 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, bahçe vasfıyla, …, …, …, … ve … adlarına; 140 ada 49 parsel … 3.236,93 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, aynı nedenle, tarla vasfında, … adına ve 140 ada 50 parsel … 950,78 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ise, çalılık vasfında, Hazine adına tespit edildikten sonra, tespit tutanakları Kadastro Mahkemesince davalı hale getirilmiştir.
2. Davacılar vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 12.11.1993 havale tarihli dava dilekçesinde; … ilçesi … köyünde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği taşınmazın tapuda Temmuz 1943 tarihli ve 76 ve 77 noda kayıtlı olduğu halde, tapulama harici bırakıldığını ve bugüne kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkilleri olan davacılar yararına oluştuğunu iddia ederek, taşınmazların 4721 … Türk Medeni Kanunu’nun (4721 … Kanun) 713 üncü maddesi uyarınca davacılar adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevaplarında; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
… 5 inci Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 22.06.1998 tarih ve 1993/1058 Esas, 1998/555 Karar … kararı ile; “Çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, Medeni Kanun’un 713 ve 3402 … Kanun’un 14 ve 17 nci maddelerinde yazılı imar – ihya ve kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının davacılar yararına oluştuğu” gerekçeleriyle, fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 4.562,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacılar …, …, … adlarına tapuya tesciline, davacılar … ve … paylarını …ve …’a sattıklarından davalarının reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. … 5 inci Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 22.06.1998 tarih ve 1993/1058 Esas, 1998/555 Karar … kararı, davalılar Hazine vekili ile Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.06.2012 tarih ve 2012/3010 Esas, 2012/8824 Karar … ilamıyla; “Mahkemenin bu kabulünün yerinde olmadığı, yargılama sırasında yapılan orman kadastrosunun eldeki dava nedeniyle kesinleşmediğinden hukuki sorun ve taşınmazın niteliğinin kesinleşmeyen orman kadastrosuna göre değil, en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası ile amenajman planından oluşan resmi belgelerin uygulanması ve taşınmazın konumunun bu belgelerde incelenmesi suretiyle çözümlenmesi gerektiği, Mahkemece, resmî belgelere dayalı olarak usulüne uygun bir inceleme yapılmadığı gibi yapılan zilyetlik araştırmasının da yeterli olmadığı açıklanarak, taşınmazın orman olup olmadığı ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden usulünce araştırma yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek, karar bozulmuştur.
3. Bozma sonrası yargılama sırasında dava konusu taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma Sonrası Verilen Karar
İlk Derece (… Kadastro) Mahkemesinin 14.05.2019 tarih ve 2010/228 Esas, 2019/37 Karar … kararı ile; “Alınan bilirkişi raporlarına göre taşınmazların … 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/1058 esas … dosyasına konu olduğu, burada kroki alındığı, krokinin dava konusu edilen yer olarak gösterme karşısında 40, 41, 42, 46, 48, 49, 50 ve 51 parselleri kısmen ve tamamen kapsadıkları bildirilerek bu yönde kroki hazırlandığı, tarım ve orman bilirkişilerinin mütalaalarında dava konusu taşınmazların orman sayılmayan, tarıma elverişli tarım arazisi oldukları, eski dikim meyve ağaçlarının bulunduğunun belirlendiği, incelenen mütalaalarla uygulanan hava fotoğrafı ve memleket haritalarının ile uyumlu olduğu, orman kadastrosunda da orman dışında bırakıldığının bildirildiği, davacıların, dava konusu ettikleri alanın 48, 50 ve 49 parsellere ilişkin olduğu, diğer parsellere yönelik herhangi bir davalarının olmadıklarını beyan ettikleri ve bu parseller üzerinde yapılan değerlendirmede zilyetlik yönünden çalışma alanında uygun ölçüde yazım bulunduğu mütalaa edildiği, dinlenen tanık anlatımları, alınan bilirkişi raporları ve ek raporları ile davacıların zilyetlik ve zilyetliğe elverişlilik bakımından davalarının kabul edilebilir nitelikte olduğunun görüldüğü, yine davacıların satış yaptıkları ibraz edilen belgelerde anlaşılanlar dışında sulh sözleşmesi yaptıkları ve ölen davacı mirasçılarının vekillerini yetkili olarak yaptıkları sulh sözleşmesine göre dava konusu taşınmazları bölünmesini ve hisselendirilmesini belirlediklerinin görüldüğü, mahkemece bunun usulüne uygun bir sulh olarak değerlendirildiği” gerekçeleriyle Ege vasisine davanın niteliği gözönüne alınarak husumet yetkisi verilmesine, davacılar …, … ve …’ın davalarının kabulüne, davacılar … ve …’in davalarının dava esnasında haklarını diğer davacılara devrettikleri anlaşıldığından bu davacıların davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacılar arasında ilişki yönünden sulhün kabulü ile dava konusu … ili … ilçesi … Mahallesi, 140 ada 48, 49 ve 50 parseller 5’er hisse kabul edilerek 1’er hissesinin … mirasçıları adlarına iştiraken, 2 hissesinin … mirasçıları adına iştiraken ve 2 hissesinin … adlarına tespit ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı … vekili ile davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazların eğiminin yüksek olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını, ayrıca 50 parselin eylemli orman durumunda bulunduğunu, davacıların zilyetliğini ispatlayamadığını, taşınmazların öncesinin de orman sayılan yer olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların eğiminin yüksek olduğunu, memleket haritasında çalılık rumuzlu alanda bulunduklarını ve öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu edilen yerlerin orman olup olmadığı ve zilyetlikle kazanım koşullarının davacılar lehine oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 … Kanun’un 14 ve 17 nci maddeleri, 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 1 inci maddesi,
3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup, davalı … İdaresi vekili ile davalı … vekilinin dava konusu 140 ada 48 ve 49 parseller yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalı … vekili ile davalı … İdaresi vekilinin 140 ada 50 parsele ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, 140 ada 50 parsel … taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle adlarına tespit ve tesciline karar verilmiş ise de; ulaşılan sonuç dosya kapsamıyla uyuşmamaktadır.
Şöyle ki; mahallinde 2017 yılında yapılan keşif sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, 140 ada 50 parselin üzerinde 40 yaşlarında kapalılık oluşturacak şekilde çam ağaçları bulunduğu tespit edilmiş olup, 1989 yılı hava fotoğraflarının incelenmesinde de bu hususun doğrulandığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere eylemli orman vasfında olan 140 ada 50 parsel … taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının bu parsel yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Davalı … İdaresi vekili ile davalı … vekilinin, dava konusu 140 ada 48 ve 140 ada 49 parsel … taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden ONANMASINA,
Davalı … İdaresi vekili ile davalı … vekilinin, dava konusu 140 ada 50 parsel … taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.2) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca bu parsel yönünden BOZULMASINA,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.