Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/9502 E. 2023/25703 K. 14.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9502
KARAR NO : 2023/25703
KARAR TARİHİ : 14.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/165 E., 2023/273 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 09.04.2013 tarihli kararıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin ilk fıkrası kapsamında imar kirliliğine neden olma suçundan, anılan Kanun maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
2. Anılan kararın Yargıtay 18. Ceza Dairesince bozulması üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında yeniden aynı hüküm kurulmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Kurum vekilinin temyiz isteği, suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna, yapı kayıt belgesinin suça konu alanı kapsayıp kapsamadığının değerlendirilmediğine, bu nedenle kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, iddianamede belirtilen yerde bulunan eski yapının üzerine ruhsatsız çatı katı yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184 üncü maddesinin ilk fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Zamanaşımını son kesen işlem olan, bozma kararı öncesi sanığın sorgusunun yapıldığı 09.04.2015 tarihine göre temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan Kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.