YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12164
KARAR NO : 2023/4979
KARAR TARİHİ : 05.10.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/26 E., 2019/13 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı … Derviş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında … ili Merkez ilçesi …Mahallesi 950 ada 3 parsel ve 963 ada 1 parsel … taşınmazlar orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
950 ada 87 parsel … 4767,23 m² yüzölçümündeki taşınmaz hali arazi vasfıyla, 950 ada 89 parsel … 1469,15 m² yüzölçümündeki taşınmaz bahçe vasfıyla, 950 ada 88 parsel … 475,09 m² yüzölçümündeki taşınmaz mezarlık vasfıyla, 950 ada 91 parsel … 3987,60 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise fındık bahçesi vasfıyla malik haneleri boş bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
2. Davacı … İdaresi, kadastro tespitinde OSN 2303’den OSN 2307’ye kadar ve OSN 2283’den OSN 2292’ye kadarki sınır içinde kalan 963 ada 1 parsel ve 950 ada 3 parsel … orman parsellerinde daraltma olduğundan bu kısımdaki parsellerin Hazine adına orman vasfıyla tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.01.2014 tarihli ve 2010/13 Esas, 2014/1 Karar … kararı ile, davanın kabulü ile dava konusu parsellerin orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılar … ve … temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.11.2016 tarihli ve 2016/7120 Esas, 2016/10888 Karar … kararıyla, temyize … ve … geldiğinden temyiz incelemesi 950 ada 91 parsel yönünden yapılmış ve eksik inceleme ile karar verildiği belirtilerek, yöntemince eski belge incelemesi yapılması ve sonucuna göre dava konusu taşınmazın orman olmadığı anlaşılırsa zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, … ili …ilçesi ..Mahallesi, … Sokak 950 ada 91 parsel …, 3987,60 m² miktarındaki taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, eksik ve yetersiz inceleme ile karar verildiğini, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde, hükme esas alınan orman raporunun dosyada daha önce alınan raporla çelişkili olduğu halde bu çelişkinin giderilmediğini, hükme esas alınan bahsi geçen raporun eksik, yetersiz olduğu gibi kendi içerisinde de çelişkili olduğunu ve dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve malikinin kim olduğu hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 1 inci maddesi, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; incelemeye konu 950 ada 91 parsele ilişkin olarak davanın kabulü ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline yönelik verilen ilk kararın davalı Hazine tarafından temyiz edilmediği anlaşılmakla, önceki kararı temyiz etmeyen davalı Hazinenin bu kararı temyiz hakkı bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
2. Davalı … Derviş vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İlk Derece Mahkemesince, bozma kararına uyulduğu ancak gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği açıktır. Şöyle ki; önceki karar, raporlar arasındaki çelişki sebebiyle taşınmazın evveliyatının orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve gerçek kişi davalılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda tereddüt oluştuğu gerekçesiyle bozulmuş ve uyulan bozma kararında yöntemince orman araştırması yapılması, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde zilyetlikle kazanım şartlarının araştırılması gereğine değinildiği halde, mahallinde yapılan keşif sonrası hazırlanan kök ve ek orman raporlarında stereoskopla bakılıp bakılmadığı açıkça belirtilmeksizin ve Net-Cad veya benzeri bir programla kadastro paftası ile hava fotoğrafının çakıştırması yapılmaksızın 1954, 1963, 1975 hava fotoğraflarının ve 1960, 1984, 2015 memleket haritalarının incelendiği; 1954 hava fotoğrafında taşınmazın kısmen çoğunluk olarak koyu renkli ormanlık alanda, kısmen de açık renkli orman dışı alanda kaldığının belirtildiği, 1963 ve 1975 hava fotoğraflarında ise yapraklı orman ağaçlarının bulunduğu yerde olduğu ve 1960 memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda, 1984 memleket haritasında çalılık ve yapraklı orman ağaçları simgesi ile gösterilen yeşil renkli ormanlık alanda, 2015 memleket haritasında yapraklı orman ağaçları ile kaplı yeşil renkli ormanlık alanda kaldığı, eğimin %50-60 yer yer de %80 olduğu, dava konusu parselde 1 adet 2 katlı, 1 adet tek katlı ev olduğu, üzerinde 50-100 yaşları arasında kestane ağaçları 20-60 yaş arasında ağaç haline gelmiş defne ağaççıkları, eğrelti ve yabani otlar bulunduğu, bu bitki örtüsünün boşlukları arasında fındık ocakları bulunduğu ve dava konusu taşınmazın hem eylemli durumunun hem de evveliyatının orman olduğu; ziraat raporunda ise dava konusu taşınmazın güney doğu kısmında homojen dağılım gösteren 35-45 yaşlarında 30 adet fındık ocağı olduğu, arazide dağınık halde meyve ağaçları bulunduğu alanda tarımsal faaliyet yapılmasını kısıtlayan eğim taşlılık ve su erozyonu problemleri gibi kısıtlayıcı faktörlerin bulunduğu ancak dava konusu alanın üzerinde bulunan fındık ocaklarından ve muhtelif çeşit, yaş ve sayıda meyve ağaçlarının varlığından imar, ihya, ıslah edilmek suretiyle fındık ve muhtelif meyve yetiştiriciliği yapılarak uzun yıllardan beri tarımsal üretim amacıyla kullanıldığı belirtilmiştir.
Ayrıca bozma öncesi kök, ek ve iade kararı üzerine alınan orman raporlarında ise dava konusu taşınmazın 1954 hava fotoğrafında üzerinde orman ağacı bulunmadığı, yarısının (doğu kısmı) açık, yarısının (batı kısmı) da alçak boylu tarım bitkileri ile kaplı olduğu, 1975 ve 1998 hava fotoğraflarında parselin alçak boylu tarım bitkileri ile kaplı olduğu, 1960 memleket hartasında yeşil renkli münferit simgesi ile gösterilen alanda, 1984 memleket haritasında yeşil renkli çalılık simgesi ile gösterilen alanda, 2001 memleket haritasında yeşil renkli münferit yapraklı simgesi ile gösterilen alanda olduğu ve eylemli orman niteliği taşımadığı belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere hükme esas alınan keşif ve raporlarından; yaşları 35-45 olan ve taşınmazın güney doğu kısmında homojen dağılım gösteren fındık ocaklarının, 1954 hava fotoğrafında orman sayılan kısımda mı yoksa orman sayılmayan kısımda mı olduğu yani dava konusu taşınmazda orman sayılmayan ve zilyetlikle iktisabı mümkün bir yer bulunup bulunmadığı hususunda netlik bulunmadığı, aynı zamanda bozma öncesi ve sonrası alınan orman raporları arasında da çelişki bulunduğu açıktır. Tüm bu eksiklik ve çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğundan dava konusu taşınmazın evveliyatının orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve gerçek kişi davalılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda duraksama olmuştur.
O halde İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, üç ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 … Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 … Orman Kanunu’nun 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli ve önceki alınan raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, dava konusu taşınmazın evveliyatı, eylemi durumu hakkında hiç bir terddüte mahal vermeyen rapor alınmalıdır.
Açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı veya bir kısmının orman sayılan yerlerden olmayıp zilyetlikle kazanımı mümkün olan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 … Kanun’un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun’un 03.07.2005 tarihli ve 5403 … Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun (5403 … Kanun) 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
VI. KARAR
Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE;
(2) No.lu bentte açıklanan sebeplerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı Ail Bayram’a iadesine,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.