Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/16148 E. 2023/25817 K. 18.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/16148
KARAR NO : 2023/25817
KARAR TARİHİ : 18.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/934 E., 2023/210 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 265 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.10.2023 tarih ve 94660652-105-49-10517-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108605 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108605 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesinde yer alan ”(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hâllerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır. (5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.” şeklindeki düzenleme ile, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28/05/2013 tarihli ve 2013/259 esas, 2013/273 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, nitelikli görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesindeki usul ve sıra gözetilerek aynı Kanun’un 265/1. maddesine göre temel hapis cezasının belirlenmesinin ardından, sanığın cezasından anılan Kanun’un 265/3. maddesine göre artırım yapılması ve bundan sonra zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43/2. maddesine göre artırım yapılması gerekirken, zincirleme suça ilişkin kanun maddesinin nitelikli hale ilişkin hükümden önce tatbiki suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Kabule göre de;
Sanığın mahkûmiyetine esas görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 265/1. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesini müteakip, aynı Kanun’un 43/2 ve 265/3. maddeleri uyarınca sırasıyla 1/4 ve 1/3 oranında artırım yapılarak belirlenen 10 ay hapis cezası üzerinden, anılan Kanun’un 29. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılırken hesap hatası yapılarak 5 ay hapis cezası yerine, 6 ay hapis cezasına hükmedilmesini takiben, aynı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sonucunda, neticeten 4 ay 5 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, 5 ay hapis cezasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A-“1” numaralı istem yönünden
5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin beşinci fıkrasında; “Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir” hükmü düzenlenmiştir.
İnceleme konusu hükümde, sanık hakkında öncelikle 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasından sonra 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B- “2” numaralı istem yönünden
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. İnceleme konusu hükümde, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 265 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenen 10 ay hapis cezasından 29 uncu madde uyarınca yapılan indirim sırasındaki hesap hatası sonucunda sonuç cezanın 4 ay 5 gün hapis cezası yerine 5 ay hapis cezası olarak fazla ceza tayini hukuka aykırıdır.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Yerel Mahkeme kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
“Sanığın kastının yoğunluğu, işleniş şekli ve biçimi birlikte değerlendirilerek eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 265/1. maddesi gereğince alt sınırdan 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemini birden fazla kişiyle birlikte gerçekleştirmiş olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 265/3. maddesi gereğince cezasının 1/3 oranında artırılarak 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemini birden fazla kişiye karşı birlikte işlemiş olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 43/2. maddesinin atfıyla aynı kanunun maddesi gereğince cezalarının 1/4 oranında artırılarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık eylemini kendisine yapılan haksız eylemin etkisiyle işlemiş olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 29. maddesi gereğince cezalarının 1/2 oranında indirilerek 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık duruşmadaki tutum ve davranışları nedeniyle cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, karardaki diğer hususların aynen korunmasına, infazın buna göre yapılmasına”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.