YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11318
KARAR NO : 2023/13555
KARAR TARİHİ : 27.12.2023
MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2571 E., 2023/347 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/267 E., 2019/137 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvrunun kabulü ile İk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, Kurumda … sigorta sicil, …T.C kimlik numaralı …’un sahte çalışamsından dolayı 01/12/2009 tarihi itibariyle maaşının iptal edildiğini, …’a ait …belge numaralı borç tutarı verilen kanuni ödeme süresi içerisinde ödemediğinden tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ederek icra takibini durdurduğunu iddia etmiş, davalı borçlunun itirazının iptaline, asıl alacağın %20’si oranında tazminata mahkum edilmesine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, isteğe bağlı sigortalı olan davalının, yaşlılık aylığı talebiyle kuruma başvuru yaptığını, kurum tarafından 5 ay çalışmasının eksik olduğunun bildirildiğini, bu eksiğini tamamladığını, 26.01.2010 tarihinde yaşlılık aylığı almaya başladığını, bu tarihten beş yıl sonra 50 günlük çalışmasının sahte olduğundan bahisle aylığının durdurulduğunu ve 5 yıllık ödenen yaşlılık aylıklarıyla ilgili yersiz ödemeye dayalı borç çıkarıldığını, davalının 50 gün daha çalışıp prim ödediğini ve 01.11.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının yeniden bağlandığını, Kurumca yapılan işlemlerin kanuna uygun olmadığını, yapılan icra takibine konu alacağın likit olmadığını savunmuş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, “… Mahkememizce davalının müfettiş raporundaki beyanına itibar edilerek kurum işleminin yerinde olduğu, müfettiş raporunun usule uygun olarak tutulduğu, aksinin yazılı belge ile ispatı mümkün güçlü delillerden olduğu kabul edilmiş , davalının hizmet süresinin kuruma sahte olarak bildirildiği, davacının bu nedenle yersiz emekli aylığı almış olduğu kabul edilmiş , bu nedenle davacının itirazının iptaline karar verilerek davanın kabulüne dair hüküm kurulmuştur. Bununla birlikte davalının müfettişe ilgili işyerinde çalışmadığını da açıkça beyan etmiş olması ve sahte sigortalılık süresinin sadece 50 gün olması akabinde davacının eksik gününü tamamlayarak yeniden emekli olmuş olması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalının kötü niyetli olmadığı, dürüstlük kurallarına açıkça aykırı davrandığının ispat edilemediği, mahkememizce kabul edilmiş olup, hakkaniyet kuralları uyarınca borcunu kötüniyetli olarak inkar etmeyen davalı aleyhine olarak istenen icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek itirazın iptali ile aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuştur.
Davanın kısmen kabulü ile
Davalının … 10. İcra Müdürlüğünün 2015/18713 Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptaline, takibin 65.518,80 TL asıl alacak, 18.028,42 TL işlemiş faizi ile devamına, İcra inkar tazminatı talebinin reddine, …” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili, Mahkemece eksik ve hatalı inceleme ile hüküm kurulduğunu, Kurumun tüm işlemlerinin yerinde olduğunu, icra inkar tazminatı taleplerinin kabulünün gerektiğini iddia etmiş Mahkeme hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili, davaya cevaplarını tekrarlamış, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Davacının hizmet döküm cetvelinde, 2005 Yılının 4. ayında davalı işyerinden 30 günlük hizmet bildiriminin bulunduğu, bu hizmetin iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Sigortalılık hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış, vazgeçilemez bir haktır. Bu nedenle davacının iptal edilen hizmet süresine rağmen, yaşlılık aylığı alma şartlarını taşımaya devam edip etmediği Mahkemece re’sen araştırılmalıdır.
Davacının yaşlılık aylığı tahsis dosyası getirtilmeden, ya da hizmet döküm cetvelindeki bilgilere göre yaşlılık aylığı şartları değerlendirilmeden, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak hüküm verilmesinin kanuna ve olaya aykırı olduğu kanaatine varılmıştır…
…Davacının 26.01.2010 tarihi itibariyle 8684 gün prim ödemesi bulunmaktadır.
Hizmet döküm cetveline göre sigortalılık başlangıç tarihi 26.12.1980 olan davacının Kanunun öngördüğü tarih olan 23.05.2002 gününde, 21 yıl 4 ay 27 gün sigortalılık süresi vardır.
20 yıldan fazla, 21 yıl 6 aydan az bu sigortalılık süresine göre davalının yaşlılık aylığına ilişkin şartları 506 Sayılı Kanunun geçici 81. Maddesinin 1/B – c düzenlemesine göre tespit edilecektir. Yukarıda yer verilen bu düzenlemeye göre tahsis talep başvuru tarihinde davacının 25 yıllık sigortalılık süresini ve 46 yaşını doldurmuş olması, ayrıca 5075 gün prim ödemiş olması gerekmektedir.
Doğum tarihi 01.07.1962 olan davacı, tahsis tarihi olan 01.12.2009 gününde 47 yıl 5 ay yaş ikmal etmiştir.
26.12.1980 tarihindeki sigortalılık başlangıcına göre, 01.12.2009 gününde 28 yıl 11 ay 5 gündür sigortalıdır.
Bu tespitlere göre iptal edilmiş hizmetlerine rağmen kanunun aradığı 25 yıl sigortalılık, 46 yaşın ikmali 5075 gün prim ödeme şartlarını sağlayan davacının 26.01.2010 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı alma şartlarını muhafaza ettiği kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar hizmet döküm cetvelinden başkaca iptal edilen hizmetlerinin bulunup bulunmadığı anlaşılamamakta ve davacının yaşlılık aylığı tahsis dosyası dosyada yer almamakta ise de, davacını 01.12.2009 tarihinden itibaren 157 günlük çalışması üzerine kurumca tekrar yaşlılık aylığı bağlandığının anlaşılmasına göre, davacının kurumca eksik kabul edilen çalışma süresinin azami 157 gün olabileceği, ancak davalı 8684 gün prim gün sayısı ile kanunun aradığı 5075 gün prim gün sayısı arasındaki davalı lehine farkın 157 günün çok üzerinde olmasına göre, davacının söz konusu tarihte yaşlılık aylığı alma şartlarını kayıp etmediğinin sabit olduğu kanaatine varılmıştır. Bu kanaate göre davalıya yapılmış her hangi bir yersiz yaşlılık aylığı ödemesinden söz etmek mümkün değildir. Bu gerekçelerle davanın reddine karar verilecek yerde, kanuna ve olaya uygun olmayan İlk Derece Mahkemesi hükmündeki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne, davacı vekilinin istinaf taleplerinin ise reddine karar verilmiştir…” gerekçesiyle
“I-HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, yukarıda Esas ve Karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ,
II-Davanın reddine,” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili özetle; kurum işleminin yerinde olduğunu, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle sigortalılığı iptal edilen davalının yaşlılık aylığı şartlarını yerine getirip getirmediğine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79 ncu, Geçici 81 nci maddeleri, 2928 sayılı Kanun’un 8 nci maddesi,
3. Değerlendirme
1.Dosya kapsamı incelendiğinde, 01.12.2009 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı alan davalının, 2005 yılı 4 ncü ayına ait hizmetlerinin fiili olmadığı gerekçesiyle iptal edilmesi üzerine bağlanan aylığın bağlandığı tarihten 2015 yılına kadarki döneminin yersiz kabul edildiği, davalının 157 günlük çalışma ve 20.10.2015 tarihli tahsis talebi üzerine aylığın 01.11.2015 tarihinden itibaren tekrar bağlandığı, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının prim gün sayısının kanunun aradığı 5075 günden fazla olması nedeniyle Kurum işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ne var ki eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
2.2829 sayılı Kanun’un 8 nci maddesi “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.
” hükmüne amirdir.
3.Davalının 01.12.2009 tarihinden itibaren bağlanan aylığında 8714 günü olduğu, 2005/4 dönemine ait 30 günlük sürenin iptal edilmesi sonucu 2829 sayılı Kanun’un 8 nci maddesinde öngörülen son 1260 günlük sürenin 506 sayılı Kanun kapsamında kalmadığından bahisle aylığının iptal edildiği belirgin olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince bu husus tartışılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, gönderilmesine,
27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.