Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/9094 E. 2023/10075 K. 23.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9094
KARAR NO : 2023/10075
KARAR TARİHİ : 23.10.2023

MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1154 E., 2023/1043 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/3 E., 2023/23 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekilli tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, dava konusu olan davalı Kurum tarafından ileri sürülen müvekkilinin eski eşiyle birlikte yaşadığı iddiasının gerçek dışı olup ayrıldığı eşi ile karı koca ilişkisi yaşamadığını, denetmen raporuna istinaden davacının aylığının kesilmesi ve ödenmiş aylıkların müvekkile borç olarak tahakkuk ettirilmesi işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin almakta olduğu ölüm aylığının kesilmesine ilişkin işleminin iptali ile tekrar bağlanarak ödenmesine, ödenmeyen aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ve Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının analaşmalı olarak boşandığını ve eski eşi ile birlikte yaşadıklarını, denetmen raporundan ve raporda yer alan yakın akrabalarının verdiği ifadelerden bu husunun anlaşıldığını, Kurum işlemi hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile dosyada toplanan deliller nazara alınarak, davacının eski eşiyle boşandıktan sonra eylemli birlikteliğine devam ettiği hususu, kurumca şüpheden uzak şekilde, tüm gerçekliğiyle somut olarak ortaya konulamamış olup Mahkememizce toplanan deliller karşısında kurum işleminin yerinde olmadığı değerlendirildiğinden, davanın kabulüne, davalı Kurumun davacının ölüm aylığının kesilmesine yönelik işleminin iptaline, davacının bu dosyadan dolayı davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine, ödenmeyen aylıkların geriye dönük olarak her ay bakımından yasal faiz işletilmek suretiyle davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, Yerel Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve eski eşinin ölüm aylığı almak amacıyla boşanmadığı, davacının …’da hastane kayıtları ve tanık beyanları incelendiğinde fiili birlikteliğin gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde yer verdikleri hususları belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeniyle aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali, Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 56, 59 ncu maddeleridir.
3. Değerlendirme
Davanın Yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96 ıncı madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır. Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir.
İnceleme konusu dosyada; davacının 10.09.2018 tarihinde boşandığı, 12.01.2011 tarihinde vefat eden babasından hak sahibi sıfatıyla aylık bağlandığı, davalının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine 2020/Ekim döneminden itibaren aylığının kesilerek 2018/10-2020/10 dönemine ilişkin yersiz aylık tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Dosyada bulunan 24.01.2020 tarihli Kurum raporunda davacının ve eski eşinin 07.08.2015 tarihinde beyan ettikleri adreste yapılan araştırmada; apartmanda 1. no.lu dairede ikamet eden … davacı ve eski eşinin kayınvalide ve kayınpederi olduğunu, yaklaşık 30 yıldır bu adreste birlikte yaşadıklarını, 2. no.lu dairede ikamet eden … ile 4. no.lu dairede ikamet eden … de davacı ile akraba olduklarını, davacı ve eski eşinin uzun süredir bu adreste ikamet ettiklerini belirttikleri, beyanların yazılı ve imzalı olduğu görülmektedir. Mahkemece tanık olarak dinlenen …; davacının eşinden boşandığını, komşuların duymaması için bunu söylemediğini, davacının sürekli …’a kızının yanına gittiğini beyan etmiş, diğer tanık …; davacının boşandığından haberinin olmadığını, eski eşini (amcasını) uzun süredir görmediğini, bu dairede oturup oturmadığını bilmediğini belirtmiştir. MEDULA kayıtlarına göre davacı 2018/9,10 ve 2019/2,5 aylarda …’da bulunan hastanelerde tedavi görmüştür.
Mahkemece, davacının …’da tedavi gördüğü ve daha çok …’daki ATM’lerden para çektiği gerekçesiyle davacının …’da yaşadığı ve eski eşiyle birlikte yaşamadığı kabul edilmiştir.
5510 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesi gereğince Kurumun denetim raporu aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. Bu nedenle denetmen raporundaki tanık beyanları dikkate alınmalı, tanıkların mahkemede farklı beyanda bulunmaları nedeniyle beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeli, davacının …’a gitmiş olmasının orada yaşadığına karine olamayacağı gözetilmeli, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.