YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/16159
KARAR NO : 2023/25938
KARAR TARİHİ : 19.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/616 E., 2022/714 K.
SUÇ : Hakaret
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına dair Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2011 tarihli ve 2010/214 Esas, 2011/334 Karar sayılı kararının 24.05.2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 01.03.2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi 62 nci maddesi gereğince 1 yıl 15 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli ve 2022/616 Esas, 2022/714 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2023 gün ve 2023/108544 sayılı Tebliğname’si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“5237 sayılı Kanun’un 52. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında yer alan “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olamamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. En az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında aynı Kanunun 125/3-a, 125/4, 43/2, 43/1 ve 62/1 nci maddeleri gereğince tayin olunan 1 yıl 15 gün adli para cezasının, gün sayısının takdir edilecek miktar ile çarpılması suretiyle adli para cezasına çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinde:
“1- Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl,
e)Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer.” hükümleri yer almıştır.
Aynı Kanun’un 67 nci maddesinde ise: “(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur.
(2) Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d)Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, dava zamanaşımı kesilir.
(3)Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” hükümleri yer almaktadır.
Ayrıca, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (c) bendinde ise: “Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.” hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosyada; her ne kadar sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi gereğince tayin olunan 1 yıl 15 gün adli para cezasının, gün sayısının takdir edilecek miktar ile çarpılması suretiyle adli para cezasına çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeni ile kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş ise de; sanığın 20.01.2010 tarihinde işlediği hakaret suçu nedeniyle kovuşturmanın yapılarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 24.05.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 01.03.2012 tarihinde suç işlemesinden dolayı ihbar üzerine hükmün 04.10.2022 tarihinde açıklandığı anlaşılmıştır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile ihbara konu ikinci suçun işlendiği tarih arasında zamanaşımının durduğu, 5237 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 22.11.2010 tarihinde kesildiği, durma süresi de eklendikten sonra, olağan dava zamanaşımının hükmün açıklandığı tarihte gerçekleştiği gözetilmeden, davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuş olup kanun yararına bozma talebi farklı gerekçeyle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin farklı gerekçeyle KABULÜNE,
2. Yerel Mahkeme kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca hükümlünün cezasının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğinden CEZANIN KALDIRILMASINA,
“Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca DÜŞMESİNE, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesi nedeniyle bu suçlar için yapılan yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına.”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.