Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/21941 E. 2013/27910 K. 12.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21941
KARAR NO : 2013/27910
KARAR TARİHİ : 12.11.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Tekerrüre esas alınan 2006/176 Esas, 2006/302 Karar sayılı kararın kesin olması nedeniyle tekerüre esas alınamayacağı, ancak adli sicil kaydında 2005/651 Esas 2008/356 Karar sayılı tekerrüre esas hükümlülüğünün bulunduğu anlaşılmakla Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarih 2012-6-1431 Esas 2013/18 Karar sayılı kararı uyarınca anılan ilam infazda tekerrüre esas alınabileceğinden bozma yapılamayacağı,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanılmamıştır.
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu ve mahkumiyet hükümlerinde, mükerrir olan sanık hakkında TCK’nın 58/7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak “sanığın cezasının infazından sonra 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” dair kısmın karardan çıkarılarak yerine “sanığın cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 12/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.