Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/14177 E. 2023/6843 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14177
KARAR NO : 2023/6843
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/94 E., 2018/225 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,

Katılan vekilinin temyiz isteği yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmeyen katılanın kamu davasına katılma ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2012 tarihli ve 2011/251 Esas, 2012/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
Vasıf değişikliği ile 213 sayılı Kanunu’nun 359 uncu maddesinin a fıkrasının (2) numaralı bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi uyarınca, 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
Özel belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verilmiş, bu karar temyiz edilmeden kesinleşmiştir.
2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 06.02.2018 tarihli ve 2016/4335 Esas, 2018/886 Karar sayılı kararı ile “5271 sayılı CMK’nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı, 14.10.2011 tarihli iddianame ile sanık hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, 213 sayılı Yasaya muhalefet suçundan açılmış bir dava olmadığı gibi bu kanuna göre usulüne uygun olarak verilmiş dava şartı olan mütalaa da bulunmadığı gözetilmeden, iddianame dışına çıkılarak yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2018 tarihli ve 2018/94 Esas, 2018/225 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
Nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmiş, 213 sayılı Kanuna aykırılık suçundan ise gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebebi vekalet ücreti verilmemesinin yanlış olduğuna, katılan vekilinin temyiz istemi atılı suçun oluştuğuna, eksik incelme ile karar verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ile sanık arasında imzalanan kira kontratı sonrasında, sanığın bedeli düşük göstermek suretiyle sahte kira sözleşmesi düzenleyerek Belediye ve Vergi Dairesine sunması biçimindeki eylemleri nedeniyle sanık hakkında özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Sanık atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Mahkeme tarafından belge aslı bulunamadığından özel belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verilmiş, bu karar temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden ise suç vasfı değiştiğinden Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
3. Temyiz üzerine Yargıtay tarafından hukuki süreçte belirtilen nedenle bozulan karar sonrası Mahkeme bu kez dolandırıcılık suçundan beraat kararı vermiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
1136 sayılı Kanun’un 168 inci maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle … Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2018 tarihli ve 2018/94 Esas, 2018/225 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “4.360,00 TL maktu avukatlık ücretinin hazineden alınarak beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.10.2023 tarihinde karar verildi.