Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/8358 E. 2023/6876 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8358
KARAR NO : 2023/6876
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/57 E., 2015/868 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2015 tarihli ve 2015/57 Esas, 2015/868 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay 2 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiş, yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile aynı Kanun’un 51 inci maddesindeki erteleme, 52 inci maddesindeki adli para cezası, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükümlerinin ise uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, gerekçeli temyiz dilekçesinde; sanığın tesadüfen bulduğu katılana ait nüfus cüzdanına özensiz ve biçimsiz şekilde kendi fotoğrafını yapıştırdığını, fotoğraf üzerine hiçbir şekilde imza, mühür, damga baskısı kullanmadığını, temel cezadan uzaklaşma gerekçesinin açıklanmamasının Anayasa’ya ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu, kimliğin aldatıcılık niteliği bulunmadığını, sanığın suç kastı olmadığını, bu kimlikle menfaat temini amacı bulunmadığını, kaybedilen nüfus cüzdanının resmi belge niteliğini kaybederek özel belge vasfı kazanacağını, Mahkemece kaybedilen nüfus cüzdanı ile ilgili ilanen tebliğ yapılıp yapılmadığını Nüfus Müdürlüğünden sorulmayarak eksik incelemede bulunulduğunu, sanığın kendi nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırma eyleminde ise suç unsurunun imkansız olduğunu, orijinal hiçbir tahrifat yapılmamış sürücü belgesi ve pasaportu hakkında, hüküm kesinleştikten sonra iade edilmesi kararının ağır sonuçlar doğuracağı ve hakkaniyete aykırı olacağından 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre de bozulması gerektiğini, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi kapsamında cezanın ertelenmesi bakımından da kararın bozulması gerektiğini savunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
1. 21.06.2014 tarihinde tanık …un bir parkta çanta, kart, kimlik, pasaport gibi belgeleri bularak polise getirdiği anlaşılmaktadır. Sanık, alınan Cumhuriyet Başsavcılığı ifadesinde, kaldığı barakadan çantasının, içinde söz konusu belgeler de bulunduğu halde çalındığını beyan etmiştir. İddianamede; “çanta içerisinden fotoğraf kısmına sanık …’a ait fotoğraf yapıştırılmış olan … seri numaralı … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ile yine fotoğraf kısmına sanık …’a ait fotoğraf yapıştırılmış olan … seri numaralı katılan … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ve … seri numaralı … adına düzenlenmiş ancak kaydı bulunmadığı belirlenen E sınıfı sürücü belgesi bulunduğu görülerek muhafaza altına alındığı, başlatılan soruşturma kapsamında da … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 07.08.2014 tarihli ekspertiz raporu ile … seri numaralı ve … seri numaralı nüfus cüzdanları ile … seri numaralı sürücü belgesinin orijinal olduklarının, ancak … seri numaralı ve … seri numaralı nüfus cüzdanlarının üzerinde bulunan fotoğrafların sökülerek yerlerine başkaca fotoğraflar yapıştırılmak suretiyle üzerlerinde tahrifat yapıldığının ve yine iyiniyetli kişilere karşı aldatma kabiliyetini haiz olduklarının, … seri numaralı sürücü belgesi üzerinde ise tahrifat yapıldığına dair bir bulguya rastlanılmadığının belirtildiği, her ne kadar üzerinde tahrifat yapılmadığı belirlense de kaydı bulunmadığı tespit edilen … seri numaralı sürücü belgesinin de sahte olduğunun kabulünün gerektiği, sanık …’ın … seri numaralı ve … seri numaralı nüfus cüzdanları üzerinde belirtilen şekilde tahrifat yaparak kullandığı şeklindeki 21.06.2014 tarihli savunmasının da ikrar mahiyetinde olduğu ve böylece sanığın üzerine atılı suçları işlediği kanıtlarla anlaşılmakla, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 kere cezalandırılması ve hak yoksunluklarına hükmedilmesi, adli emanetin 2014/277 sırasında kayıtlı bulunan … seri numaralı ve … seri numaralı nüfus cüzdanları ile … seri numaralı sürücü belgesinin dosya kapsamında delil olarak muhafazasına karar verilmesi” iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, aşamalardaki birbirine benzeyen savunmalarında, işleri iyi gitmeyip, bankalara borçlanıp, iş yerini kapattığını, kiraladığı evde katılana ait … seri numaralı nüfus cüzdanını fotoğrafsız bir şekilde bulduğunu, alacaklı bankaların sürekli kendisini araması nedeni ile zaman kazanmak için katılanın nüfus cüzdanına, kendi … seri numaralı nüfus cüzdanından söktüğü fotoğrafı yapıştırdığını, sonra, kendi … seri numaralı nüfus cüzdanına ise yine kendi fotoğrafını koyduğunu, katılanın kimliğinin fotokopisini çekerek kendisine bir telefon hattı aldığını, katılanın kimliğini başka hiç bir yerde kullanmadığını, …’ten 27.01.1992 tarihinde aldığı 005258 belge numaralı sürücü belgesi bakımından ise “E sınıfı 27.01.1992 tanzim tarihli 005258 belge numaralı sürücü belgesini o tarihte … … Emniyet Müdürlüğü’nden almıştım. Bu sürücü belgesini almamdan sonra o dönemdeki sürücü kurslarının yapmış olduğu sahtecilik iddiaları ile ilgili olarak … ilinde yürütülen soruşturma kapsamında bu sürücü belgesine el konulmuştu. Ben bu sürücü belgesini almak için … ilindeki bir sürücü kursuna gitmiştim. Sonrasında bana verilen evraklarla kız kardeşim ile birlikte … ili … ilçesine gittiğimde burada belge haline getirdim. Bu nedenle … Emniyet Müdürlüğünden aldığım gözükmektedir. Ben bu tarihten sonra …ili … ilçesinde 1997 yılında 23031 seri numaralı B sınıfı bir sürücü belgesi daha aldım. Bu sürücü belgesine de alkollü araç kullandığımdan dolayı 6 ay süreyle el konulmuştu. Bu tarihten sonra yurt dışına gittim. 2011 yılında Türkiye’ye yeniden döndüğümde daha önce yaptığım görüşmelerde alkolden el konulan B sınıfı sürücü belgemin E sınıfı sürücü belgemin kayıtlı olduğu … Emniyet Müdürlüğü’ne gönderildiği bildirildiğinden sürücü belgemi geri almak üzere … Emniyet Müdürlüğü’ne gittim. Burada bana iki sürücü belgem olduğu söylenerek daha yüksek sınıf olan E sınıfı sürücü belgemi bana iade ettiler. Bu sürücü belgesi geçerli bir belgedir. Çünkü bildiğim kadarıyla … ilinde görülen dava sürücü kursu lehine sonuçlanmış” şeklinde savunmada bulunduğu ve polis ifadesinde ayrıca “emniyet kayıtlarında görünmemesinin kendi suçu olmadığını” savunduğu anlaşılmıştır.
3. Katılan, Mahkeme beyanında; “soruşturma aşamasında ifade vermiştim, o ifadem doğrudur, aynısını tekrar ederim, ben sanığı tanımıyorum, ben nüfus cüzdanımı üç kere kaybettim, kaybettikten sonra yeniden nüfus cüzdanımı çıkarttım, benim adıma kim nüfus cüzdanı düzenlemiş bunu bilmiyorum, bu sahteciliği kim yapmış bunu da bilmiyorum, eğer sanık bu sahteciliği yapmışsa sanıktan şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır, bu zamana kadar suç nedeniyle ekonomik maddi herhangi bir zararım meydana gelmemiştir” şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Kriminal Polis Laboratuvarı Ekspertiz Raporunda; her 2 nüfus cüzdanının orijinal olduğu ancak raporda emareleri açıklanan sebeplerden anlaşıldığı üzere fotoğrafların sonradan tahrifatla yapıştırıldığı, her 2 nüfus cüzdanında da arka yüzdeki mühür izinin ön yüzde devam etmediği, fotoğraf değişikliği şeklinde belirtilen tahrifatların bu tür belgeleri kabul ve kontrol etmekle görevli kişilerin dikkatini çekeceğinden bu tür kişilere karşı aldatma kabiliyeti olmasa da hüsnüniyetli kişilere karşı kullanımları halinde ilk nazarda dikkati çekmeyeceğinden bu kişilere karşı aldatma kabiliyetinin bulunduğu; sürücü belgesinin ise orijinal olduğu, raporda açıklanan çeşitli deformasyonların mevcudiyetine rağmen tahrifata dair bir bulguya rastlanmadığı belirtilmiştir.
5. Atılı suça konu iki adet nüfus cüzdanı ile bir adet sürücü belgesi asıllarının ve iddianame konusu olmayan pasaportun dosya kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
6. Mahkemece, “Sanığın 21.06.2014 tarihinde tanık … tarafından …Park içerisinde bulunan bir çantanın İlçe Emniyet Müdürlüğüne teslim edildiği, çanta içindeki fotoğraf kısmına sanık … a ait fotoğraf yapıştırılmış olan … seri numaralı … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ile yine fotoğraf kısmına sanık … a ait fotoğraf yapıştırılmış olan … seri numaralı müşteki … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ve…seri numaralı … adına düzenlenmiş E sınıfı sürücü belgesinin bulunduğu, tahrifat yapılarak kullanıldığı, dosya içindeki tüm belgeler tanık …’ın anlatımı, sanığın tevil yollu samimi ikrarı, dosya içindeki ekspertiz raporu ve adli emanetin 2014/227 sırasında kayıtlı dava konusu belgelerin incelenmesi birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar sanık hakkında TCK 204/1 maddesinin 3 kez uygulanması istenilmiş ise de; sanığın eylemini birden fazla belgede işlediği anlaşılarak alt sınırdan uzaklaşıp TCK 43 maddesi uygulanmış, mahkememizdeki vicdani kanıyı yansıtan aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur” gerekçesi ile 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü madesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın bir kere ve fakat “suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın eylemini birden fazla belgede işlediği de göz önüne alınarak takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılarak” cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamındaki zincirleme suç hükümlerine göre birden fazla belge suça konu olduğundan cezada artırım yapılmasına, aynı Kanun’ın 62 inci maddesine göre cezadan takdiri indirim uygulanarak sanığın neticeten 2 yıl 3 ay 2 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına, şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci ve 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, adli emanetteki sanığa ait orijinal olan sürücü belgesi ile pasaportun karar kesinleştiğinde sanığa iadesine, sahte olan iki adet … ve … adına düzenlenen kayıtlı nüfus cüzdanlarının dosyada delil olarak saklanılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Katılana ait … seri numaralı nüfus cüzdanındaki sahtecilik bakımından; Heyetimizce sahte nüfus cüzdanı üzerinde yapılan incelemede; ekspertiz raporunda her ne kadar arkadaki soğuk mühür izinin ön yüzde devam etmediği belirtilmiş ve gerçekten de nüfus cüzdanının ön yüzünde mühür izi gözlemlenememekte ise de sanığın kendi orijinal nüfus cüzdanından sökerek bu nüfus cüzdanına yerleştirdiğini belirttiği fotoğraf üzerindeki mühür izlerinin fotoğraf üzerinde halen görülebildiği hususu ile birlikte değerlendirildiğinde, nüfus cüzdanındaki sahteciliğin ilk bakışta anlaşılamayacağı, kriminal raporda da belirtildiği üzere aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
A) Sanığın kendi … seri numaralı nüfus cüzdanındaki sahtecilik iddiası bakımından; sanığın, kendisine ait orijinal nüfus cüzdanından söktüğü fotoğrafı katılanın nüfus cüzdanına yerleştirdikten sonra, kendi orijinal nüfus cüzdanında boş kalan fotoğraf kısmına yine kendi fotoğrafını yerleştirdiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Heyetimizce … seri numaralı nüfus cüzdanı üzerinde yapılan incelemede; ön yüzde hiç mühür izi bulunmadığı, fotoğraf kesiminin ve yerleşiminin düzgün olmadığının anlaşılması karşısında belgede aldatıcılık niteliği bulunmadığı halde mahkumiyet hükmüne esas alınması,
B) Sürücü belgesi bakımından; ekspertiz raporunda “orijinal” olduğu ve üzerinde tahrifat tespit edilmediği belirtilen…seri numaralı 005258 belge numaralı sürücü belgesinin, nasıl ve ne sebeple düzenlendiği, sanığa verilip verilmediği, sanığın savunmasında belirttiği hususlar da mahkeme müzekkeresinde belirtilerek bu sürücü belgesinin ne sebeple Devletin kayıtlarında olmadığı hususları ilgili makamlardan ve mercilerden araştırılmaksızın, eksik inceleme ile “sahte belge” olarak kabulü,
C) Kabule göre ise;
1. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 tarihli 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar’’ bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde, “değişik zamanlarda” denilmesi ve aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, somut olayda ise sahteliği ileri sürülen belgelerin aynı anda ele geçtiği ve bu suçun mağdurunun da yukarıda belirtildiği üzere kamu olduğunun anlaşılması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak birden çok sahte belgenin düzenlenmesi olgusunun aynı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kaydının bulunmaması nedeniyle sahte olduğu kabul edilen ve bu nedenle hükme esas alınan suça konu sürücü belgesinin dosyada delil olarak saklanması yerine yazılı şekilde sanığa iadesine karar verilmesi,
3. Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verilmemesi,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
4. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A), (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2015 tarihli ve 2015/57 Esas, 2015/868 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.10.2023 tarihinde karar verildi.