YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/893
KARAR NO : 2012/30239
KARAR TARİHİ : 11.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, ruhsatsız silah taşıma
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre temyiz isteğinin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu gözetilerek yapılan incelemede:
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 163/5. maddesi uyarınca tarafların özgür iradeleriyle kurulan vekalet sözleşmesi şekle bağlı bulunmayıp, vekaletname ise fiilen kurulan vekalet ilişkisinden doğan temsil yetkisini gösteren bir belgeden ibarettir (YHGK 2.4.3003. 19-265/267). Vekalet ilişkisi kimi zaman CMK’nın 150 ve 234/3. maddelerde olduğu gibi yasadan kaynaklanabilir ve bu takdirde temsil yetkisini görevlendirme belgesi gösterir. Ceza muhakemesinde vekalet belgesi olmasa dahi müdafiin sanığın fiili olarak verdiği yetkiyle ve müvekkilleriyle birlikte bir kez duruşmaya katılmakla müdafi sıfatını kazanacaklarına yönelik müstakar (YİBK 20.10.1975, 7/9) uygulama ve 5271 sayılı CMK’nın 154. maddesinde müdafi yönünden aynı ilkenin yasa hükmü haline dönüşmesi ve mağdur ve şikayet edenler bakımından da yasanın silahların eşitliği ilkesi çerçevesinde kabul ettiği hakları (CMK’nın 233 ila 243 ve 234/3. maddeler) doğrultusunda aynı ilkenin mağdur ve yakınan tarafından atanan vekillerle ilgili olarak da kabul edilmesi icap etmekle; usulen hak etmeleri halinde de bu sebeple müdafi ve vekilin müvekkilleri lehine vekalet belgesi aranmaksızın vekalet ücretine karar verilmesi gerekeceği, ancak beraat eden sanık lehine CMK’nın 150. maddesi uyarınca yasa gereği atanan müdafi sebebiyle vekalet ücretine hükmedilemeyeceği (ve bu halde vekalet ücretinin ilgili yasa kapsamında baro tarafından bizzat avukata ödeneceği) hususları yasal gerekler içerisindedir.
İncelenen dosyada; tensip kararında sanığa soruşturma evresinde baroca atanan Av. …’a duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmesine karşın, ilk duruşmaya Av. …’ın katılması ve dosyada avukat hakkında bir görevlendirme yazısı veya vekalet belgesinin bulunmaması karşısında, hükmü de temyiz eden anılan avukatın sanık tarafından mı yoksa yasa gereği mi görevlendirildiği araştırılıp sonucuna göre, açıklanan yöntem çerçevesinde beraat eden sanık lehine vekalet ücreti hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.