Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/10584 E. 2023/6899 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10584
KARAR NO : 2023/6899
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/245 E., 2015/370 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Demre Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2014/245 Esas, 2015/370 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, hapis cezalarının ertelenmesine ve sanıkların 1 yıl 8 ay süreyle denetime tabi tutulmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi
Mahkemenin, delillerin takdirinde yanılgıya düşmesi sebebiyle sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların daha önceden tanıştıkları, sanık … ile tanık Bayram’ın da köylü olmaları sebebiyle tanışıklıklarının bulunduğu, Bayram’ın sürücü belgesinin bulunmadığı, sanık …’nın sürücü belgesi hazırlayan birini tanıdığını beyan etmesi üzerine Mustafa ile birlikte sanık …’a gerekli belgeleri gönderdikleri, Erdoğan’ın da emniyet güçlerince yapılan trafik denetimi sırasında sahte olduğu belirlenen sürücü belgesini hazırlayıp sanık …’ya posta yoluyla gönderdiği anlaşılmıştır.

2. Sanıklar üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmemişler, sanık …, Cumhuriyet savcısı tarafından tespit olunan 16.12.2013 tarihli savunmasında, suça konu sürücü belgesinin, sanık … tarafından kendisine kargo ile gönderildiğini beyan etmiştir.

3. Tanık Bayram her aşamada suça konu sürücü belgesini, sanık …’nın aracılığıyla sanık …’dan aldığını beyan etmiştir.

4. Emniyet Genel Müdürlüğü … Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından tanzim olunan, 03.10.2013 tarihli; ” … söz konusu sürücü belgesinin sahte olarak oluşturulduğu,” görüşünü içerir Ekspertiz Raporu dava dosyasında mevcuttur.

5. Sanıkların güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde;
1. Tanık Bayram’ın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, Olay ve Olgular başlığı altında (2) ve (4) numaralı paragraflarda belirtilen delil içerikleri karşısında sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Demre Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2014/245 Esas, 2015/370 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.10.2023 tarihinde karar verildi.