Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/2922 E. 2023/5152 K. 13.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2922
KARAR NO : 2023/5152
KARAR TARİHİ : 13.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2552 E., 2019/2609 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mağdure vekilinin istinaf başvurusunun sıfat yokluğu
nedeniyle reddi, diğer istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî iade, kısmî ret

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince yaşı küçük mağdureye tayin edilen vekilin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca itirazı kabil olmak üzere reddedilmesinin ardından, mağdure vekilinin sunduğu dilekçeyle itirazda bulunması üzerine dosyanın gönderildiği Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince verilen 30.12.2019 tarihli kararla vaki itirazın kesin şekilde reddedildiği anlaşıldığından, mağdure vekilinin temyize hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan Bakanlık vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2018 tarih ve 2018/48 Esas, 2018/366 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve 2018/2552 Esas, 2019/2609 Karar sayılı kararı ile mağdure vekilinin istinaf başvurusunun sıfat yokluğu nedeniyle reddine, diğer başvuruların ise esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.02.2022 tarihli ve 9-2020/22689 sayılı, kısmî iade, kısmî ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Beraat kararının yanlış hukuki değerlendirme ile verildiğine, dosya kapsamında mevcut mağdure ve tanık beyanları, mağdurenin sanığa iftira atması için hiçbir neden olmaması dikkate alınarak sanığa üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdure ve sanığın kuzen olup, askere gidecek olan sanığın 13.03.2016 tarihinde mevlüt okuttuğunda mağdurenin kuzeninin evine gelerek bir süre sonra uyumak üzere sanık kuzeninin odasına girdiği, bir süre sonra sanığın da odaya gelerek cep telefonunu şarja takması sonrası mağdureye sarıldığı, bu sarılma sırasında mağdure sanığın kendisini yanağından ve boynundan öptüğünü ayrıca 3-4 … eliyle poposunu tuttuğunu belirttiği, sanığın ise sarılma ve mağdurenin arka cebindeki kulaklığı çekip alma dışında bir fiilinin olmadığını ifade ettiği, şikayetçi …’nin beyanında mağdurenin kendisine anlattığı şekliyle sanığın mağdureye sarılarak yanağından ve boynundan öptüğünü, …’in kulaklığı alması sırasında poposuna da dokunduğunu anlattığını ifade ettiğini söylemesi karşısında mağdurenin aşamalardaki beyanları ile en yakını olan annesine olayı aktarma tarzında tutarsızlıklar bulunduğu, olay tarihinde belirli bir olgunluğa ulaşmış olan mağdurenin beyanlarındaki tutarsızlıkların şüphe doğurduğu, sanığın ise samimiyetle sarıldığını ifade etmesi nedeniyle mağdure beyanı bakımından oluşan şüphenin giderilememiş olduğu Mahkemece tespit edilip, sanığın inkara yönelik savunmasına üstünlük tanınarak yüklenen fiilin sanık tarafından işlendiğine dair kesin vicdani kanaat oluşmadığı kanaatiyle beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince yaşı küçük mağdureye tayin edilen vekilin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca itirazı kabil olmak üzere reddedilmesinin ardından, mağdure vekilinin sunduğu dilekçeyle itirazda bulunması üzerine dosyanın gönderildiği Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince verilen 30.12.2019 tarihli kararla vaki itirazın kesin şekilde reddedildiği anlaşıldığından, mağdure vekilinin temyize hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle Tebliğnamede belirtilen incelenmeksizin iade görüşüne iştirak edilmemiştir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin 13.01.2020 tarihli temyiz dilekçesinde temyiz gerekçelerinin bulunduğu anlaşıldığından Tebliğnamede belirtilen ret görüşüne iştirak edilmemiştir.

2. Olayın intikal şekli, suç tarihinde on altı yaşı içerisinde bulunan mağdurenin aşamalardaki istikrarlı ve tutarlı beyanları, şikayetçi …’nin mağdurenin beyanlarını doğrulaması, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince sanığın olay tarihinde kuzeni olan mağdureye sarılarak boynundan, dudağından ve yanağından öpüp kalçasını ellemesi suretiyle gerçekleştirdiği eylemlerinin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi karşısında, anılan karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 12.12.2019 tarihli ve 2018/2552 Esas, 2019/2609 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.09.2023 tarihinde karar verildi.