Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/28789 E. 2023/10630 K. 20.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28789
KARAR NO : 2023/10630
KARAR TARİHİ : 20.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/288 E., 2015/478 K.
SUÇLAR :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2015 tarihli ve 2015/288 Esas, 2015/478 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının f-son bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 34.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ve hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.12.2020 tarihli 2016/36515 sayılı ve sanık hakkında kurulan hükümlerin bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, sahte çeki temin edenin … olduğu, sahteliği gizlenen çeki mağazaya teslim etmekten başka suça dahiliyetinin olmadığı, diğer sanıklar tarafından bu durumun gizlendiği, kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın ……Mobilya Limited Şirketi yetkilisi olan katılan …’den 16.430,00 TL tutarlı almış olduğu mobilyalar karşılığında katılana 15.07.2013 tarihli ve 17.000,00 TL bedelli Garanti Bankası …Şubesine ait olan çeki verdiği, söz konusu çekin keşidecisinin …..Limited Şirketi,lehtar ve 1.cirantanın ise sanık … olduğu, katılanın sanığa mobilyaları teslim etmesinden sonra firma yetkililerinden çekin sahte çek olduğunu öğrendiği, bu şekilde atılı suçların işlendiği iddasıyla açılan kamu davasında, 05.11.2014 tarihli ekspertiz raporunda çekteki keşideci imzasının firma yetkilisi olan …’a ait olmadığının belirtildiği, çekin aldatma kabiliyetini haiz olduğu ve Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen yasal unsurları taşıdığı,daha sonra sanık tarafından alınan bu mobilyaların tanık …’a satıldığı ve paranın sanık …’na verildiği, sanık savunması, katılan ve tanı beyanları ile tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Tekerrüre esas alınan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/38 Esas ve 2011/18 Karar sayılı ilamında da, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmış olması karşısında, sanığın ikinci kez mükerrir olması nedeniyle 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen “ikinci defa tekerrür” hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Tekerrüre esas alınan ilama ait hapis cezasının yazılması sırasında yanlışlıkla “sanığa verilen 3 yıl 4 ay hapis cezası” şeklindeki ifadenin maddi hata olduğu, belirtilen hapis cezasının tekerrüre esas alınan ilama ait olduğu, hükümde çelişki yaratmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu husustaki bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Tekerrüre esas alınan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/38 Esas ve 2011/18 Karar sayılı ilamında da, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmış olması karşısında, sanığın ikinci kez mükerrir olması nedeniyle 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen “ikinci defa tekerrür” hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Tekerrüre esas alınan ilama ait hapis cezasının yazılması sırasında yanlışlıkla “sanığa verilen 3 yıl 4 ay hapis cezası” şeklindeki ifadenin maddi hata olduğu, belirtilen hapis cezasının tekerrüre esas alınan ilama ait olduğu, hükümde çelişki yaratmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu husustaki bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2015 tarihli ve 2015/288 Esas, 2015/478 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
4.5237 sayılı TCK’nın 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin dosya kapsamında çek bedeli her ne kadar 17.000,00 TL ise de, suça konu çek 16.430,00 TL alışveriş karşılığında verildiği anlaşıldığından, adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
5.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceği de gözetilerek hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezalarının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi, dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından adli para cezası ile ilgili kısımların çıkartılarak yerine sırasıyla “328 gün”, ”32.800,00 TL” ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasındaki “Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” ifadelerinin hükümden çıkarılması ile “ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanunla değişik 106/3. maddesi gereğince infazına” suretiyle suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.12.2023 tarihinde karar verildi.