YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16778
KARAR NO : 2024/618
KARAR TARİHİ : 17.01.2024
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/360 E., 2016/166 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2013 tarihli ve 2012/387 Esas, 2013/204 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, a. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 ay 11 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,b. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,c. Her iki suçtan hükmolunan hapis cezalarına ilişkin ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine,
2. Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/460 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararıyla sanığın, denetim süresi içerisinde, suç tarihi 30.05.2014 olan kasten yaralama suçunu işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükümlerin aynen açıklanması suretiyle mahkûmiyetine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın atılı suçları işlemediğine, soyut iddialara dayanılarak mahkûmiyet hükümleri kurulduğuna, 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51 inci maddeleri ile diğer lehe hükümlerin uygulanmadığına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Polis memuru olan şikâyetçilerin, denetim amacıyla gittikleri lokalde kumar oynanması nedeniyle işlem yapmalarına karşı çıkan sanığın, temyiz dışı sanıkla birlikte mağdurların üzerine yürüyüp “O… çocukları, sizin ananızı…” diyerek hakaret etmesi ve şikayetçilere saldırıp basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralaması suretiyle atılı suçları işlediği, sanık savunması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen dosya içeriği ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık savunması, şikayetçi beyanları, 09.12.2011 tarihli olay tutanağı, aynı tarihli olay yeri inceleme raporu ve teşhis tutanakları, şikayetçiler hakkında düzenlenmiş olan 20.12.2011 tarihli adli rapor içerikleri, tanıklar H.K., K.E., Ö.S., H.Ö., B.A., A.P. ve A.E.’nin anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna ilişkin Mahkemenin inanç ve takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, “5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması sırasında yapılan hesap hatası nedeniyle sonuç hapis cezasının “8 ay 10 gün” yerine “9 ay 11 gün” olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,” hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanık müdafiinin bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun’un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de dikkate alınıp, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekliliği karşısında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezasının tercih edilmesi,
2. İddianamede talep edilmediği halde, 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesine aykırı olarak, sanığa ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sonuç hapis cezanın “8 ay 10 gün” olarak belirlenmesi suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.