Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/8518 E. 2023/10243 K. 23.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8518
KARAR NO : 2023/10243
KARAR TARİHİ : 23.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/552 E., 2021/61 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,
Atılı suç nedeniyle şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, bunun haricinde karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2015 tarihli ve 2014/327 Esas, 2015/89 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sonuç itibarıyla 3’er yıl 6’şar … hapis ve 14.000,00’er TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, suç eşyasının ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.

2. Anılan kararın sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24.06.2020 tarihli ve 2017/10600 Esas, 2020/10070 Karar sayılı ilâmıyla; 7242 sayılı Kanun ile getirilen lehe düzenlemelerin yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve 5607 sayılı Kanun’un 3 ncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2021 tarihli ve 2020/552 Esas, 2021/61 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan sonuç itibarıyla 3’er yıl hapis ve 12.000,00’er TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, suç eşyasının ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; kaçak eşyanın sanık …’e ait olduğuna, sanık …’ın kaçak sigaralardan haberinin olmadığına, beyanların aksini gösterecek delil bulunmadığına, ele geçen sigara miktarı ile verilen cezanın orantısız olduğuna ve sanıklar hakkında lehe hiç bir hükmün uygulanmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanık …’nın sürücülüğünü yaptığı, yanında ise kardeşi diğer sanık …’nın bulunduğu ve sanıkların babası adına kayıtlı olduğu anlaşılan 01 FA … plaka sayılı araç içerisinde usulüne uygun olarak yapılan aramada, aracın arka koltuklarının yatık vaziyette olduğu ve siyah naylon poşetlere sarılı vaziyette 699 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık … bozma öncesi savunmasında, olayı kendisinin gerçekleştirdiğini, kardeşinin bu olayla herhangi bir ilgisi olmadığını, annesinin hastalığı nedeniyle paraya ihtiyacı olduğundan bu suçu işlediğini beyan etmiş, bozma sonrasında ekonomik gücü olmadığından gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyemeyeceğini ifade ettiği anlaşılmıştır.

3.Sanık … bozma öncesi savunmasında, olaydan yakalandıktan sonra haberinin olduğunu, ağabeyinin araca sigara yüklediğinden haberi olmadığını, kaçakçılık suçundan başka dosyaları olduğunu ancak bu işleri bıraktığını beyan etmiş, bozma sonrasında ekonomik gücü olmadığından gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyemeyeceğini ifade ettiği tespit edilmiştir.

4.Malen sorumlu olayla hiçbir ilgisi olmadığını, çocuklarının kendisinden habersiz olarak arabayı aldıklarını, aracın teslimini istediğini, şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği tespit edilmiştir.

5. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında sanıkların aynı araçla başka bir kaçakçılık suçundan yakalanmaları nedeniyle Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/808 Esas, 2021/323 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet kararının temyizde onamakla 13.09.2022 tarihinde kesinleştiği, suç tarihinin 02.08.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 08.08.2014 olduğu, hukuki kesinti nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmıştır.

6. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya içerisinde olduğu, gümrüklenmiş değerin Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre suç tarihindeki paranın satın alma gücüne göre normal değerde olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Şikâyetçi … Vekilinin Temyizi Yönünden
Kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, şikâyetçi kurum vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
Sanıkların duruşmada yapılan etkin pişmanlık ihtaratına karşı ödeme güçlerinin olmadığını beyan etmeleri ve ele geçen sigara miktarına göre cezalarının alt sınırdan uzaklaşılarak tayinininde bir isabetsizlik bulunmadığından Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

C. Sanıklar Müdafiinin Temyizi Yönünden
Sanıkların, kovuşturma evresinde, aynı müdafii tarafından savunulduğu anlaşılmakta ise de, aynı suçtan yargılanan sanıkların, birbirlerini suçlayıcı ya da çıkar çatışması sonucunu doğurucu farklı savunmalarda bulunmamaları, sanıklar müdafii tarafından da sanıklardan birisinin lehine, diğerinin aleyhine olacak biçimde beyanda bulunmak suretiyle savunmada zafiyete sebebiyet verilmemesi karşısında, aralarında menfaat çatışması olmadığı anlaşılan sanıkların aynı müdafiinin hukuki yardımından yararlanmalarının savunma hakkının sınırlanması niteliğinde olmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;

1.Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, sigaraların miktarı ve araç içerisinde yakalandıkları yer, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, haklarında mahkûmiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3.Gerekçeli kararın başlık kısmında katılan kurumun “…” şeklinde hatalı yazılmış olması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.

4.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan Gümrük İdaresi lehine hükmedilen vekalet ücretinin sanıklardan eşit oranda tahsiline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de bu aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
A.Şikâyetçi … Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2021 tarihli ve 2020/552 Esas, 2021/61 Karar sayılı kararına yönelik şikayetçi kurum vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde 4 numaralı paragrafta açıklanan nedenle Tarsus 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2021 tarihli ve 2020/552 Esas, 2021/61 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün vekalet ücretine ilişkin fıkrasında “sanıklardan” ibaresinden sonra gelmek üzere “eşit olarak” ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.11.2023 tarihinde karar verildi.